Bağlantılar

Bağlantılar

Son Eklenen Yazılar

Bağlantılar


« Gebeliği Önlemenin En Eski Yöntemleri | Main | Gebeliği Önleyici Mekanik Alet Ve Araçlar »

Belirli Dönemlerde Kendini Tutma Yöntemleri

By admin | Mayıs 8, 2008

Sağlık Sorunlarınızı Bize Yazın Doktorlarımız Cevap Versin

BELİRLİ DÖNEMLERDE KENDİNİ TUTMA
İdeal döllenme koşulları konusunda sağlam bilgilere dayanarak, biri Avus­turyalı öbürü Japon iki araştırmacının ortaya koyduğu ve adlarını verdiği Knaus Ogino yöntemi yaygın olarak uygulanan bir ­dir.
Yumurtalık tarafından düzenli aralıklar­la yumurtlanan yumurtacık içine bir spermatozoitin girmesiyle döllenir. Spermatozoitler kadının üreme organla­rı içinde dölleyici güçlerini en çok üç gün koruyabilirler. Yumurtacık ise an­cak yirmi dört saat içinde döllenebilir. Bu durumda bir ay içinde kadının döllenebileceği ancak dört gün vardır. Bunlar yumurtlamadan önceki üç gün (spermatozoitin yaşam süresi) ile bunu izleyen gündür (yumurtacığın yaşam süresi). Kuramsal olarak bu dört günün dışında yapılacak cinsel ilişkiler gebe­likle sonuçlanmaz.
Bu yöntemin ilk denemeleri cesaret verici olmamıştır. Çünkü yumurtlama tarihini kesinlikle belirlemek olanak dışı olmasa bile çok güçtü. 1932 yılında Ogino yumurtlamanın ndan önceki on altıncı ile on ikinci günler arasında meydana geldiğini sap­tadı. Gelecek aybaşı kanamasının tari­hi, son on iki ay boyunca aybaşı kanamaları arasında geçen sürenin orta­laması olanarak hesaplanabilir, örneğin on iki ay içinde, iki kanama arası en az 23 gün ve en çok 29 gün geçmişse Ogino yöntemine göre bir kadının gelecek kanaması son âdeti izleyen 23 ve 29. günler arasında başlayacaktır. Son âdetin 1 Haziranda görülmüş olması halinde gelecek yumurtlama 23. günden on altı gün önce, yani 7 haziranda, ya da 29. günden on iki gün önce yani 17 haziranda meydana gelecektir. Ogino yöntemine göre bu kadın 4 haziran (yumurtlamadan üç gün önce) ile 18 haziran (yumurtacık yu-murtlandıktan yirmi dört saat sonra) arasında döllenebilir. Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayarak gebelikten korunabilir. Bu dört günlük perhiz süresi istenirse daha da uzatılabilir. Ogino yöntemi çeşitli hesapların yapıl­masını, hatta bir hesap cetveli tutulma­sını gerektirir. Bu nedenle çoğu çiftler bu yöntemin öngördüğü tehlikesiz dö­nemi ortalama bir biçimde hesaplayıp gebelikten korunmayı biraz da şansa bırakırlar. Hesap yanılmaları daha çok aylardan kiminin otuz, kiminin otuz bir çekmesinden ya da şubat ayının adi yıllarda yirmi sekiz artık yıllarda yirmi dokuz çekmesinden ileri gelir. Kısacası Ogino yöntemine güvenen çiftler içinde yine de bol bol çocuk sahibi olanların sayısı hiç de az değildir. Düş gücü kuvvetli bazı tüccarlar, ihtimaller hesa­bına herkesin aklının ermeyeceğini bildiklerinden gebe kalınacak ve gebe kalınmayacak günleri belirten özel tak­vimler yapmışlardır. Ancak bu takvim­lere güvenmek tabii ki aşırı bir iyimser­lik olur.
Hesabı çok kuvvetli bir kadın bile aybaşı kanamalarının düzensizleşmesi­ni önleyemez. Yumurtalığın yumurtacı­ğı öngörülenden daha geç ya da daha erken bırakmasına yolculuk, çalışma, heyecan ya da nezle gibi rastgele bir sebep yeterlidir. Gebelik ya da ağır bir hastalık kadının aybaşı kanamalarını aylarca geciktirebilir. Aybaşı hali ne kadar düzensizse, yöntemin öngördüğü tehlikeli günlerin sayısını o kadar çoğaltmak gerekir. Bu da cinsel ilişkile­re çok ara verilmesi sonucunu doğurur. Cinsel ilişkilere aşırı ara verme çoğu zaman sinir bozukluklarına yol açar ve karı koca ilişkilerini aksatabilir. Ogino yönteminin eksikliklerini gider­mek için vücut sıcaklığı yöntemi deni­len bir yöntem geliştirilmiştir. Yumurt­lama sırasında vücut sıcaklığında bir düşme meydana geldiği öteden beri bilinmekteydi. Bir kadının iki aybaşı kanaması arasında vücut sıcaklığı ölçü­lüp bir eğri çizilirse, yumurtlamanın bir düşük sıcaklık döneminin son gününde meydana geldiği görülür. Bu düşük sıcaklık döneminin bitiminden iki gün
sonra bir kısırlık dönemi başlar. Bu yoldan bir kadın yumurtlama tarihini oldukça büyük bir doğrulukla belirleye­bilir ve cinsel perhiz dönemini sınırlandırabilir. Ancak bu yöntem de sakınca­sız değildir. Çünkü bir ,aşırı bedensel etkinlik vücut sıcaklığını değiştirerek hesapları bozabilir. Bunla­rın dışında yöntemin uygulanması da basit değildir, önce bir doktor yardı-mıyle, düşük ve yüksek sıcaklık dönem­lerini belirlemek, sonra da her sabah belli bir saatte ateşi ölçmek gerekir. Ayrıca termometrenin gösterdiği rakam ancak sağlığı yerinde ve geceyi sakin geçirmiş bir kadın için anlam taşır. Bazı kadınlarda ateş farkları çok küçük olduğundan eğriyi değerlendirmek güç­leşir. Çünkü en küçük bir iç salgıbezi ya da sinir bozukluğu bile vücut sıcaklığın­da dalgalanmalara yol açar. On kadın­dan ancak yedi ya da sekizinin sıcaklık eğrileri yeterli bir düzenlilik gösterir. Vücut sıcaklığı yöntemi ancak bu kadınlara öğütlenebilir. Tabii bu kadın­ların ancak tehlikesiz günler içinde cinsel ilişkide bulunmayı kabul etmeleri gerekir. Söz konusu tehlikesiz dönem, sıcaklığın belirgin biçimde yüksek oldu­ğu on ya da on iki günlük bir süredir. Hipertermi adı verilen bu evreden hemen sonra aybaşı kanamaları başlar. Yumurtlama tarihini belirlemekte kulla­nılabilen bir başka fiziksel olay daha vardır. Gerçekten de yumurtlama sıra­sında serviks sıvısı bol, berrak ve yumurta akı kıvamında olur ve içindeki şeker oranı yükselir. Bu kimyasal deği­şiklik doktorun yumurtlama tarihini bilimsel olarak saptamasını sağlar; mavi renkli bir şerit ayıraç dölyolu sıvısında glikoz varsa yeşil renk alır. Ama burada söz konusu olan bir değil sadece bir laboratuvar deneyidir.

Aradığınızı Bulamadıysanız Aşağıdaki Google Gelişmiş Aramayı Kullanın

Alt Kategoriler: , , , , , , , , , ,

Üst Kategoriler Cinsel Sağlık, Gebelik, Genel Sağlık, Kadın Sağlığı, Üroloji |

Comments