Beyin Zarları İltihapları (Menenjitler)
Beyin zarlarının enfeksiyon hastalıklarıdır. Yol açtıkları sorunlar öyle önemlidir ki, en küçük kuşkuda bile hekim, hastanede belkemiğine iğneyle girerek sıvı almalıdır; beyin zarları sendromu görülen bir hastada, bu kararın çok çabuk verilmesi gerekir.

BEYİN ZARLARI SENDROMU
Her zaman ya apansızın başlar ya da hızla ilerler. Birlikte bulunan klinik belirtiler kesindir:
— kolay kusmalarla birlikte art kafa bölgesinde baş ağrıları;
— ışıktan rahatsız olma (fotofobi);
— kabızlık;
— ense sertliği;
— bel sertliği;
— hasta başı arkada ve sırtı ışığa dönük halde dizlerini karnına çekmiş olarak yatar;
— oturma ve bacakların karna çekilmesi olanaksızdır;
— bilinç biraz bozulmuştur ve her türlü uyarı ağrılı olarak duyulur.
Belkemiğine iğneyle girmede yüksek basınçlı bir sıvı elde edilir; bu sıvı daha ileri laboratuar incelemeleri gerektirir.
Berrak bir beyin-omurilik sıvısı (kaya suyu) karşısında lenfositti beyin zarları iltihabından söz edilir. O zaman şunlar göz önüne alınmalıdır:
— acil antibiyotik tedavisi gerektiren vereme bağlı beyin zarları iltihabı;
— özellikle virüs hastalıkları (kabakulak, ive-gen çocuk felci, zona, grip, suçiçeği, kızamık, kızamıkçık, enfeksiyöz mononükleoz, virüs kökenli karaciğer iltihabı) sırasında ortaya çıkan iyicil (yani kendiliğinden iyileşen) ivegen lenfositti beyin zarları iltihabı.
Bulanık, pirinç suyu gibi, hatta yeşilimsi sarı renkli irinli bir sıvı karşısında, irinli beyin zarları iltihabı akla gelir; hastalığın ciddiliği acil antibiyotik tedavisi gerektirir.
Bütün kanlı sıvılar bir beyin zarları iltihabına bağlı olabilir; sıvı, bakteri bilim laboratuarında incelenmeli ve mikrop üretimi için uygun ortamlara ekilmelidir.
VEREM KÖKENLİ BEYİN ZARLARI İLTİHABI
Verem basilinin (Koch basili) beyin zarlarına yerleşmesine uyan bu hastalık, verem hastalığının ender rastlanan ihtilatlarındandır. Hastalandırıcı etken ile ilk teması izleyen aylarda, birincil bulaşmaya bağlı beyin zarları iltihaplarına ender rastlanır. Buna karşılık, başka bir verem yerleşimi (akciğer, kemik, böbrek) ile birlikte bulunması özellikle erişkinde görülür. BCG aşısının uygulanması, bu ciddi hastalığın rastlanma sıklığını önemli ölçüde azaltmıştır.
Çocuklardaki verem kökenli beyin zarları iltihabı
Teşhis
Klinik belirtiler
Hastalık birkaç haftada sinsi şekilde yerleşir: Çok yüksek olmayan bir ateş saptanır (özellikle geceleri) ; çocuk baş ağrılarından ve uykusuzluktan yakınır; huzursuzdur, derslerindeki verimi düşer; kusmalar, iştah yitimi, kabızlık ve karın ağrıları ortaya çıkınca biraz zayıflar. Bu durumda bir çırpınma nöbeti, hastalığı akla getirmelidir.
Muayenede beyin zarları sendromu fazla belirgin değildir; ama sorgu BCG aşısının yapılmadığını ve bazen, geçmiş aylarda bir birincil enfeksiyonu (derinin tüberküline gösterdiği tepkilerdeki değişiklikle doğrulanır) açığa çıkarır.
Dolayısıyla bu dönemde, aşağıdaki büyük belirtilerin ortaya çıkmasından önce hastalık akla gelmelidir :
—. torbada sidik birikmesiyle birlikte hastanın durumunun ciddileşmesi;
— bilinç bozukluğu;
— çırpınma;
— göz hareket kaslarının bazılarının felcine bağlı şaşılık;
— kaygı verici özerk sinir sistemi bozuklukları.
Tamamlayıcı muayeneler
Beyin zarları iltihabı, bele iğneyle girmeyle doğrulanır: Elde edilen sıvı berraktır (kaya suyu); mm3‘teki lenfosit sayısı 100-300 arasındadır; albü-min yükselmiş, şeker ve tuz düzeyleri düşmüştür.
Albümin artışı ve şeker düşüşü, veremden kuşkulandırır; Koch basilinin mikroskopta doğrudan aranmasıyla ve belden alınan sıvının 2 kobaya (kobaylar bu hastalığa duyarlı hayvanlardır) aşılanmasıyla teşhis doğrulanır (aşılanan kobaylar 1-2 ay sonra tipik verem hastalığına tutulurlar); ayrıca, beyin-omurilik sıvısı Löwenstein besiyerine ekilir. Göz dibinin incelenmesinde, ağ tabaka ve-remiyle ilgili özel bozunlar açığa çıkarılabilir. Akciğer filminde, basilin akciğerde yerleşmesine bağlı olarak ortaya çıkan bir görüntü aranır.
Evrim
Kesin hastane gözetimi altında, tedaviye erken başlanırsa, hastaların yarısı birkaç ayda iyileşebilir. Ama evrimin çok iyi olduğu hastalarda bile izler kalabilir; küçük felç, şaşılık, kişilik bozuklukları en iyicil izlerdir. Hekime göstermekte geç kalman hastaların yaklaşık yüzde 10′unda evrim ölümle sonuçlanır (çırpınma nöbeti, enfeksiyon eklenmesi, basilin antibiyotiklere dirençli olması). Ayrıca, beyin-omurilik sıvısının akış yollarındaki bir engel, bir hidrosefaliye neden olur-, hidrosefali, kafaiçi yüksek basıncı belirtileriyle ve Queckens-tedt-Stookey deneyi ile açığa çıkar. Körlüğe kadar varan görme bozuklukları, görme yolları çevresindeki verem enfeksiyonunun sonucudur. Beyin damarları ihtilatları, sinirsel (yarım felç) ya da ruhsal bozukluklara yol açar.
Görüldüğü gibi, çocuğun yaşı ne kadar küçükse o kadar ciddi bozukluklara yolaçan vereme bağlı beyin zarları iltihabı, tehlikeli bir hastalıktır.
Klinik biçimler
Süt çocuklanndaki beyin zarları iltihabı
Çok ciddi bir hastalıktır; özellikle aile içi bulaşmayla ortaya çıkar ve teşhisinde her zaman geç kalınır. Süt çocuğunda ateş, kusmalar ve kilo yitimi vardır. Sabit bakış, uyku hali, ara sıra gelip gitmesi, kişileri, günümüzde hâlâ ciddi bir hastalık olan vereme karşı korur. Okul çağında ve bazı mesleklerde zorunlu olan bu aşı, bütün yeni doğmuş çocuklara yapılmalıdır.
İyileştirici verem tedavisi acil olmalıdır. Streptomisin, izoniyazit, PAS, rifampisin, etyonamit ve etambütol ile yapılır. Genellikle bu ilaçlardan 3′ü bir arada verilir ve tedavi en az 18 ay sürdürülür. İyileşme ve tekrarlama tehlikesi ancak bu yolla önlenebilir.
Basiller günden güne antibiyotiklere direnç kazandıklarından (tedavilerinde yeterince titiz davranmayan eski veremlilerden bulaşma durumu), her hastanın basilleri, çeşitli antibiyotikler karşısında denenmelidir.
VEREME BAĞLI OLMAYAN LENFOSİTLİ YA DA VİRÜS
KÖKENLİ BEYİN ZARLARI İLTİHAPLARI
Virüslere bağlı belli sayıda hastalıklarda, beyin zarlarının da hastalığa yakalandığı .bilinmektedir. Nedenin saptanması, hastalığın belli olduğu durumlarda (sözgelimi kabakulak) kolaydır; ancak, lenfositli beyin zarları iltihabının tek başına ve birincil olduğu hastalarda nedenin teşhisi daha güçtür. Bu durumda «iyicil ivegen beyin zarları iltihabı» adı verilen hastalığın geleceği, vereme bağlı beyin zarları iltihabından daha iyidir.
Teşhis
Hastalık tipik bir biçimde başlar. Hızlı, apansız biçimde, yüksek bir ateşle (baş ağrılarıyla ve kusmalarla birlikte) ve bazen bir çırpınmayla belirir. Ense serttir.
Belkemiğine iğneyle girmede berrak bir sıvı elde edilir; bu sıvı 100-500 lenfosit içerir, albümini normaldir; bu ayrışmanın teşhis değeri büyüktür. Aynı biçimde, şeker ve tuz düzeyleri de normaldir. Doğrudan incelemede ve besiyerine ekimde, bir etken bulunamaz.
Evrim
Gelip geçici olan beyin zarları etkilenmesi, her zaman 15-20 günde elverişli bir evrim gösterir; klinik belirtilerin tam ve iz bırakmadan iyileşmesiyle birlikte, beyin-omurilik sıvısı da normale döner.
Neden olan her hastalığın, kendilerine özgü sonuçlara ve kendilerine özgü biçimde evrim gösteren beyin bozukluklarına yol açacağını belirtmek gerekir.
Nedenlere bağlı biçimler
En sık rastlanan nedenler enterovirüslere (çocuk felci virüsünün içinde bulunduğu grup) bağlı hastalıklardır.
Çocuk felci
İvegen lenfositli beyin zarları iltihaplarının yüzde 10′unu oluşturur; felç öncesi bir biçimde ya da aynı oranda yalın beyin zarları hastalığı biçiminde (15.-20. günler dolaylarında albümin yükselmesiyle ve her zaman için kendiliğinden iyileşen evrimiyle nitelenir) belirir.
Coxsackie virüsleri
Göğüs-karın kas ağrılarıyla birlikte yüksek ateşe yol açan bu virüsler, iyileşebilir ivegen beyin zarları iltihaplarının yüzde 20’sinin nedenidirler. Evrim birkaç günde iyileşmeyle sonuçlanır.
ECHO virüsü
Solunum sisteminin hastalanmasına ve deri döküntülerine yol açar.
Kabakulak virüsüne bağlı beyin zarları iltihapları
Bulaşma, hastalığın ortaya çıkmasından 21 gün öncedir. Beyin zarları iltihabı kulak altı bezi iltihabından (çenenin gerisinde, kulağın önünde yer alan tükürük bezlerinde ağrılı şişme) sonra ya da önce ortaya çıkabileceği gibi, tek başına da bulunabilir. Ateş biraz yükselmiştir, nabız yavaşlamıştır; çoğunlukla çırpınma görülür.
Bir erbezi iltihabı bulunması, hastalığı akla getirir.
Bu 2 virüsün (ECHO virüsü ve kabakulak virüsü), beyin zarları iltihabına yol açma sıklıkları aynıdır.
Leptospiralara bağlı mikroplu beyin zarları iltihapları
Leptospira hastalıkları (Weil hastalığı) insana kedi, köpek ya da domuz aracılığıyla geçen hayvan hastalıklarıdır. Genellikle yüksek bir ateşe neden olurlar; bu ateş beyin zarları sendromuyla birliktedir ve hastalığı akla getiren karaciğer (sarılık) ve böbreklerin etkilenmesiyle sürer; 15. gün ateşin düşmesi hastalığa özgüdür.
Asalaklara bağlı beyin zarları iltihapları
Ender raslanırlar. Bazı sindirim sistemi asalaklarının (sözgelimi barsak solucanı) taşıyıcısı olan kişilerde, alerjiye bağlı olduğu sanılan ve beyin-omurilik sıvısında eyozinofillerin artışıyla gelişen bir beyin zarları iltihabı görülür.
Sıtma, toksoplazma hastalığı, şerit embriyosunun sinir sisteminde gelişmesi, bilharziya hastalıkları, çoğunlukla parçalı çekirdekli eyozinofillerin artışı ve albümin artışıyla birlikte bir beyin zarları iltihabına neden olurlar.
Başka nedenlere bağlı biçimler
Hastaların yüzde 5-10′unda, hastalık nedeni uçuk virüsüdür; ayrıca zona, suçiçeği, kızamık, mononükleoz, karaciğer iltihabı (hepatit), grip virüsleri, riketsiya hastalıkları (tifüs grubu), güvercin hastalığı ya da papağan hastalığı (güvercinler, papağanlar gibi kuşlar tarafından bulaştırılan solunum hastalıkları) beyin zarları iltihaplarına yol açabilirler.
Ayırıcı teşhis
Albümini düşük lenfositti bir beyin-omurilik sıvısı, büyük bir olasılıkla vereme bağlı değildir. Ancak, kesin teşhis konmadan gereksiz yere antibiyotiklerle tedavi edilen irinli beyin zarları iltihabıyla karıştırılabilir.
Bütün hastalarda, vereme bağlı ya da irinli beyin zarları iltihapları gibi ciddi hastalıkların kesinlikle ayırt edilmesi gerekir.
Tedavi
Virüslere bağlı beyin zarları iltihaplarının kendilerine özgü bir tedavileri yoktur. Hastalık, hastane ortamında sıkı gözetim altında ve mutlak bir dinlenmeyle kendiliğinden iyileşir.
İRİNLİ BEYİN ZARLARI İLTİHAPLARI
Çeşitli mikropların yol açtığı ciddi ve sık rastlanan beyin zarları iltihaplarıdırlar; gelecekleri özellikle süt çocuklarında kötü olabilir; erişkinlerde erken antibiyotik tedavisi, genellikle iz bırakmayan iyileşme sağlar.
Menengokoklara bağlı beyin zarları iltihapları
En sık rastlanan biçimdir; ilkbahar ve kış mevsimlerinde küçük salgınlar yapar.
Teşhis
Klinik belirtiler
Hastada önceki günlerde geçirilmiş bir anjin ya da ateşli bir burun-yutak iltihabı söz konusudur; sonra, apansızın ateş, titremelerle 40°C a kadar çıkar; genel bir kırıklık, ishal ve belirgin bir beyin zarları sendromu (baş ağrıları, ense sertliği, kus-
malar) yüksek ateşe eşlik eder. Daha sonra hafif bir iyileşme gözlenir, ama 24-48 saat sonra, hastalık belirginleşir. Zihin bulanıklığı, bazen bir çırpınma nöbeti, eklem ağrıları, bir purpura (deri üstünde kırmızı lekeler), bir dudak uçuğu hastalığın kesin belirtileridir.
Düzenli olarak etkenin giriş kapısı (ishal, anjin, burun iltihabı, kulak iltihabı, sinüs iltihabı) araştırılır ve hızla ölümle sonuçlanabilecek gerçek bir septisemi olasılığı gözönüne alınır.
Tamamlayıcı muayeneler
Beyin-omurilik sıvısı bulanık ya da hafifçe irinli, yüksek basınçlı, bazen kanlıdır. Laboratuar incelemelerinde çok sayıda yıkılmış parçalı çekirdekliler, albümin artışı ve şeker düşmesi saptanır-, doğrudan muayenede kahve çekirdeği gibi, hattâ bazıları hücre içine girmiş menengokoklar bulunur. Beyin-omurilik sıvısı besiyerine ekildikten 48 saat sonra, mikrop toplulukları ürer. Menengokok bazen bulunmayabilir; çünkü dayanıksız bir mikroptur; ayrıca, bazen hastalığın ortaya çıkmasından önceki günlerde antibiyotik kullanılmış olabilir. Kandan, boğazdan ve sidikten örnekler alınarak laboratuarda mikrop araştırılır.
Evrim
Menengokok, antibiyotiklere büyük ölçüde duyarlıdır ve belkemiğinden sıvı alındıktan hemen sonra tedaviye başlanırsa, hastalık birkaç günde iyileşir; yalnızca birkaç hafta süreyle baş ağrıları, yorgunluk ve bellek bozuklukları kalır.
Ama evrim her zaman bu kadar elverişli değildir ve süt çocuklarında çok kötü sonuçlanabilir.
Süt çocuklarındaki ihtilatlar
Menengokok süt çocuklarında çoğunlukla, sıvı yitimiyle birlikte ateşli bir ishalle kendini gösterir. Gergin bıngıldak, bir çırpınma nöbeti, bir purpura, gözün yukarı kayması, yüzde gidip gelen kızarmalar, ense sert olmasa bile belkemiğinden sıvı alınmasını gerektirir. Tedavi altında evrim sırasında çoğunlukla ihtilatlar ortaya çıkar ve aşağıdaki bozukluklara neden olur:
— evrimin çok uzaması;
— bir enfeksiyon odağına (kulak iltihabı) bağlı tekrarlamalar;
— hastalığa eşlik eden beyin ödemi.
Enfeksiyona ikincil olarak eklenen, beyin dolaşım bozukluklarına bağlı beyin sert zarı alti serumlu kanlı sıvı toplanmasına sık rastlanır; bıngıldaktan iğneyle girilerek alman sıvıyla açığa çıkarılır : Bol miktarda pembemsi bir sıvı elde edilir.
En ciddi ihtilat, beyin-omurilik sıvısının akışının bir mikrop odağı tarafından engellenmesidir; bu engel beynin karıncık boşluklarında irin birikmesine (piyosefali), daha sonra da süt çocuğunun kafa çevresinin hızla büyümesiyle doğrulanan ilerleyici bir hidrosefaliye neden olur.
Çocuk ölmezse, uzun dönemde ciddi izler bırakır :
— sara;
— felç;
— sağırlık;
— körlük;
— içsalgı bozuklukları;
— ruhsal gerilik ve büyüme-gelişme bozukluğu.
Öteki irinli beyin zarları iltihapları
Pnömokoklara bağlı beyin zarları iltihapları, süt çocuklarında çoğunlukla kış mevsiminde, bir kulak, sinüs ya da akciğer iltihabından sonra ortaya çıkarlar. Erişkinlerde bile çok ciddi hastalıklardır; hastaların yüzde 20’sinde ölümle sonuçlanır ya da tekrarlamalarla, sık raslanan ve beyin-omurilik sıvısının akışını engelleyen yapışıklıklar (hidrosefaliye yolaçar) nedeniyle ciddileşirler.
Hemofilus influenza irinli menenjiti özellikle küçük çocuklarda görülür; ölüm oranı yüzde 10′dur. Streptokoklar, stafilokoklar ve barsak bakterileri (koli basilleri) de irinli beyin zarları iltihaplarına yol açabilirler.
Ayırıcı teşhis
Yalnızca irinli beyin zarları iltihabının 2 biçimi sorun çıkarabilir: Beyin-omurilik zarları iltihabının başlangıcında sıvı berrak, hücreler az sayıda (10-20), etken de az sayıdadır. Ama albümin yüksekliği ve enfeksiyon tablosunun ciddiliği (purpura ve eklem ağrılarıyla birliktedir) teşhisi yönlendirirler. Beyin zarları iltihabının kesin teşhisi konmadan, sözgelimi anjin nedeniyle antibiyotiklerle erken tedavi edilen biçimlerde, beyin-omurilik sıvısı değişmiştir; hastalık etkeni bulunmaz, ama lenfositler kapsar; hastalığın tekrarlaması kesin kuraldır; çünkü, tedavi beyin zarları enfeksiyonunun evrimini durdurmaya yeterli değildir.
Tedavi
Penisilin türevi antibiyotikler ve sülfamitler, irinli beyin zarları iltihabının geleceğini değiştirmiştir.
Her etken, bakteri incelenmesinden hemen sonra uygulanacak, bilinen bazı antibiyotiklere duyarlıdır. Bu tedavi toplardamar yoluyla ya da beyin-omurilik sıvısının aktığı kanal yoluyla (belkemiği-ne iğneyle girilerek antibiyotiklerin verilmesi) uygulanır. Uzun süreli olmalıdır (20 gün -1 ay süreyle) ve beyin-omurilik sıvısının evrimi izlenmelidir. Menengokoka bağlı beyin zarları iltihabında, hastanın çevresine 5 gün süreli sülfamit tedavisi uygulanır. Beyin-omurilik sıvısının akış yolu üstündeki enfeksiyon engelinin kaldırılması için uygulanan cerrahi girişimin, ihtilâtlar ortaya çıkarma (özellikle hidrosefali) tehlikesi vardır.
Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!









Leave a Reply