Bağlantılar

Bağlantılar

Son Eklenen Yazılar

Bağlantılar


« Mahremlik Tabusu | Main | Olgunluğa Doğru Giden Yol »

Bilinçaltı,Benlik Ve Benlik Üstü

By admin | Mayıs 14, 2008

Sağlık Sorunlarınızı Bize Yazın Doktorlarımız Cevap Versin

İnsanın çocukluk dönemi, başlangıçtan itibaren kişinin yetişkinlik çağı davranı­şını belirleyen olaylarla doludur. Buna karşılık delikanlının ve yetişkin kişinin belleğinde cinselliğin keşfiyle belirle­nen yaşamın bu ana döneminden hiç bir izin kalmaması şaşırtıcıdır. Bununla be­raber, psikanaliz yoluyla yapılan incele­meler, insanın bir uzman yardımıyle bi­lincin derinliklerine inmeye çalışarak çocukluk çağlarının Oidipus evresine bağlı anıları, olayları ve izlenimleri zo­runlu olarak hatırladığını göstermekte­dir. Oidipus evresinden sonra gelen dö­nemin çocuğun merakını yeni ilgi nes­nelerine doğru yönelttiği ve önceki olay lan belleğinden sildiği anlaşılmaktadır. Psikanaliz çocukluk dönemine ilişkin “bu unutmaları, çocuğun psikolojisi üze­rine kuvvetle etki eden, bununla birlikte cinsel etkinliği ve merakı sıkı bir biçim­de yasaklamayan bir engelleme olayıyla açıklamaktadır.
Çocuk okula gitmek zorunda bırakılma­sından sonra, arkadaşlarıyle ilişkileri açı sından yeni sorunlarla karşılaştığını gö­rür. Özellikle ilk aylarda, başka alanlar­da da sayısız keşifler yapar; bu arada kendi cinselliğine karşı da derin bir ilgi duymaya devam eder. Oidipus kompleksinin aşılmasıyle kendini gösteren bir geçici evre insan ruhun­da, benlik üstü olarak adlandırılan kıs­men bilinçaltı brr oluşumun ortaya çıkmasıyle belirlenir. İçgüdüleri sansür et­meyi amaç edinen bu benlik, kişinin davranışını değerlendirmek için başvur­duğu özel bir “mahkeme” meydana ge­tirir. Dış dünyadan alınan bilgilere ve toplumsal ahlâkın değişimlerine açık olan bu benlik üstü vicdanımızı besler ve yargı ölçütlerimize onları kökünden’ değiştirecek kacfer etkide bulunur. Benlik üstünün bir bölümü bilinçaltında dır; bu bölüm çocukluğumuzdan kalma birçok kuralı içerir. Bu kurallara karşı gelme isteği ve onların çiğnenmesi in­sanda suçluluk duygularına yol açar; dolayısıyle korku ve yürek darlığı gibi çeşitli huzursuzluk belirtileriyle psikolojik dengenin bozulmasına neden olur. Benlik üstünün bu bilinçaltı bölgesi Oidipus döneminde oluşur. Aynı dö­nemde çocukta başkalarına ve çevresi­ne karşı “doğru” bir davranışa yönelme zorunluluğu giderek egemen olur. Ço­cuk rakip olarak gördüğü anasına ya da babasına benzemeyene kendini onunla bir tutmaya çalışarak, onun ahlâk ilkele rini bütünüyle benimser. Anne ve baba­sının koyduğu yasakları onaylar, sadece izin verilen şeyleri yapmaya çalışır.Ye­tişkin çağa kadar yavaş yavaş olgunla­şan yasaklar çocuğun eğitiminin temeli­ni oluşturur. Buyruklar ya da yasaklar, nedenleri açıklanmadan çocuğa uygula­nır. Çocuk bazı yasaklara saygı göster­mezse, bunu genellikle kurnazlığına ve düş gücüne bağlamak gerekir. Bununla birlikte, kuralları düşünde çiğnemesi ha linde bile, çocuk gerçek bir suç işlediği duygusuna kapılır. Kendi gözünde te­mize çıkmak için, bu suçu gizler ve unutmaya çalışır. Bu suçlar gelişme boyunca bilinçaltına doğru itilirler. Aynı unutma olayı çocuğun Oidipus eğilimlerine karşı sürdürdüğü mücadele sı­rasında da meydana gelir. Çocuk geç­mişteki isteklerini belleğinin derinliklerine iter.Çünkü aksi halde, bu istekler ye­ni kazandığı benlik üstünde kendisini sert bir biçimde suçluyacaktır. Kendi ki­şiliğine saygı duyabilmek için çocuk affedilmez saydığı hatalarını sansür etmek ve bilinçaltına itmek zorundadır. Böylece başkalarının yani kendisini se­venlerin isteklerine uymuş olur ve kendi sine saygı duyar. Kendisine saygısını yitirseydi kendinden nefret etseydi, ruh­sal dengesi hemen bozulurdu. Gelenekleri bir kuşaktan bir kuşağa aktaran bu mekanizma üzerinde hiç bir za­man tayrtışılmaz; çünkü bilinçaltıyla il­gili bir konudur. Böylece çoğu zaman uygulamadan kaldırılmış olan ahlaksal buyruklar bile hiç eleştirilmeden bir topluluk tarafından kabul edilip gelenek haline dönüşürler. Bu nedenle tarihsel, ekonomik ya da bilimsel koşullar, değerlerde köklü bir değişmeyi zorunlu kıldıkları zaman bile, yeni fikirleri kabul ettir­mek ya da davranışları değiştirmek güçtür. Kadının çalışması sorunu yakın bir geçmişte böyle bir örnek meydana getirmiştir. Bugün de doğum kontrolü, ötanazi (çok acı çeken son derece ağır hastaları acıdan kurtarmak için öldür­me) ya da tedavi amacıyle çocuk düşürtme ayni güçlüklerle karşılaşmaktadır. Ahlâk ilkeleri özellikle cinsel yaşam konusunda daha da katıdırlar. Bugün, değerlerin altüst olmasının in­sanlarda bunalımlar, sinir bozuklukları, hatta çok ciddi ruhsal hastalıklar yarata­bileceği bilinmektedir. Böyle bir değişik lik uygarlık bunalımları dahi doğurabilir Bu durum genellikle, bir ahlâk sistemi­nin yerini yeni bir ahlâk sisteminin aldı­ğı geçiş dönemlerinde görülür. Bugün psikolojinin, biyolojinin ve sosyolojinin yeni keşifleri birçok değeri sarsmaktadır.
Yaşadığında yüzyılın başında Freud’ün psikoloji kavramının devrimci bir nitelik taşıması hiç şaşırtıcı değildir. Gerçekten de insan, davranışının bilinçaltından gelen ve iradesiyle etkileyemediği bazı ah­laksal buyruklara kısmen bağlı olduğu­nu seziyordu artık. Herşeye karşın, ben­liğinin efendisi olarak kalıyordu. Benlik yaşanmış deneyleri süzen bir fitre niteli­ği taşıyordu. Kişi bu benliğe, az çok egemen olunmuş, sansür edilmiş ya da saptırılmış içgüdüsel kilimlerle toplum yaşamının koyduğu gereklilikleri bağdaş tırma görevini yüklemekteydi. Kısacası, zevk ilkesiyle gerçeklik ilkesi arasında bir ayrım yapmak için benliğine başvuru yordu. Bugün insan, benliğin bu işlevinin kendisine her türlü gücü verdiğini uygulaması nın, zekâsının ve girişimci ruhunun ken­disine ve çevresine egemen olmayı sağ­ladığını görmektedir. Freud, çağdaşları­nın kesin bilgi ve kavramlarını kökün­den sarsmıştır. İnsanın sadece akıl ve mantıktan oluşmadığını göstermiştir. Nietzsche’nin geleneksel ahlâkı sarsma­sına karşılık, Freud insanın bastırılmış iç güdülerini açığa çıkarıp, bunları yenme yollarını insana öğretmekle daha da ileri gitmiştir.

Aradığınızı Bulamadıysanız Aşağıdaki Google Gelişmiş Aramayı Kullanın

Alt Kategoriler: , , , , , , , ,

Üst Kategoriler Cinsel Sağlık, Genel Sağlık, Psikoloji |

Comments