<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık,Bitkisel Çaylar &#187; Bebek ve Çocuk Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com</link>
	<description>Kadın ve çocuk hastalıkları, cinsellik</description>
	<lastBuildDate>Thu, 11 Mar 2010 19:11:08 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Bebeklerde Kusmayı Azaltmak</title>
		<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebeklerde-kusmayi-azaltmak/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebeklerde-kusmayi-azaltmak/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 04:28:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme ve Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=4072</guid>
		<description><![CDATA[


 BEBEKLERDE KUSMA 
Ne yapmalısınız?
Eğer sütünüz geç geliyorsa en iyi çare, rahatlamaktır. Beslenme zamanlarında rahat olmaya ve ilginizi başka bir yöne çekmeye dikkat edin. Gerekiyorsa ailenin diğer bireylerinden uzak bir odaya gidin ve dış dünya ile ilişkinizi kesin. Bu durumun aksine, başlangıçta sütünüz ani ve bol geliyorsa bebeği beslemeden önce sütünüzün birazını sağın. Gaz ya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"></p> <p><strong>BEBEKLERDE KUSMA </strong></p>
<p><strong>Ne yapmalısınız?</strong></p>
<p>Eğer sütünüz geç geliyorsa en iyi çare, rahatlamaktır. <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/beslenme-ve-diyet/">Beslenme</a> zamanlarında rahat olmaya ve ilginizi <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bas-agrisi/">baş</a>ka bir yöne çekmeye dikkat edin. Gerekiyorsa <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gebeligin-onlenmesi-ve-aile-planlanmasi/">aile</a>nin diğer bireylerinden uzak bir odaya gidin ve dış dünya ile ilişkinizi kesin. Bu durumun aksine, başlangıçta sütünüz ani ve bol geliyorsa bebeği beslemeden önce sütünüzün birazını sağın. Gaz ya da susuzluk bu durumun nedeni olabilir.</p>
<p><strong>Sütten kesilme</strong></p>
<p>Doktorunuz bebeğe ne zaman ve nasıl katı yiyecekler vermeniz gerektiği hakkında gerekli bilgiyi verecektir. Yine de size yardımcı olacak birkaç esas üzerinde duralım.</p>
<p>• Üçüncü aydan önce sütten başka besin vermeyin.</p>
<p>•  Günde bir kere, az miktarda (yaklaşık bir <a href="http://www.kadinlar.tc/cay/">çay</a> kaşığı) <a href="http://www.kadinlar.tc/pirinc/">pirinç</a> unu, <a href="http://www.kadinlar.tc/tahil-ve-baklagil-kozmetikler/">tahıl</a>lardan hazırlanmış mamalar; meyve ya da <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/sebze-yemekleri/">sebze</a> püresi vererek kati yiyecekler vermeye yavaşça başlayın.</p>
<p>•  Başlangıçta verdiğiniz <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/">yemek</a>lerin yumuşak ve yeterli derecede sulu olmasına dikkat edin.</p>
<p>•  Zamanla tatları ve yapıları farklı yiyecekler verin.</p>
<p>Katı yemekler vermeye başlayınca, bebeğinizin sütünü azaltmayı unutmayın; aksi halde bebeğiniz <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/asiri-kilo-alma-sismanlik/">aşırı kilo</a>lu olur.</p>
<p>Bazı yemekleri sevmemek <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>lar için doğaldır. Çocuk, verdiğiniz bir yemeğin tadını ya da yapısını beğenmeyebilir (Sütten kesilme, sağda).</p>
<p><strong> <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/kusma.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-4073" title="kusma" src="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/kusma.jpg" alt="" width="300" height="245" /></a>Anne sütü ve mama İle beslenme</strong></p>
<p>Günümüzde bütün doktorlar anne sütünün bebeği beslenmenin en iyi yolu olduğunda birleşiyorlar. Bebeğin ihtiyacı olan bütün <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/saglikli-besinler-secmek/">besinler</a> <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/anne-sutunu-cogaltmak/">anne sütü</a>nde en uygun oranda ve en hazmı kolay şekilde vardır. Bunun yanı sıra, anne sütü ile beslenen bir <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">bebek</a> sütünden <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/antikorlarin-rolu/">antikor</a> adı verilen maddeler alır, bunlar da bebeği <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/">enfeksiyon</a>lara karşı korur. İstemelerine rağmen süt veremeyen, ya da süt vermemesi gereken çok az <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/kadin-sagligi/">kadın</a> vardır. Süt vermenin başlangıçtaki zorluklarından, çoğunun üstesinden sabır ve kararlılıkla gelinebilir. <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/bebegin-anne-sutuyle-beslenmesi/">Anne sütü ile beslenme</a>nin genel bazı sorunları aşağıda gösterilmektedir. Acıyan göğüs uçları  <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/memegogussorunlari-ve-tedavisi/">Göğüs</a> uçlarının çevresindeki ciltte çatlaklar oluşur ve acı, beslenme boyunca sürerse, doktorunuza ya da ebenize başvurun.</p>
<p>Yeni annelerin çoğu <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/memegogussorunlari-ve-tedavisi/">meme</a> vermenin ilk birkaç gününde acı duyarlar. Bu, genellikle özel bir bakım gerekmeksizın iyileşir ama rahatsızlığı azaltmak için birkaç öneride bulunabiliriz.</p>
<p>• Bebeğinizin normal şekilde emdiğinden emin olun.<br />
• Göğüslerinizin aşırı dolmasını önleyin.<br />
• Beslenme aralarında göğüs uçlarınızın mümkün olduğunca kuru olmasını sağlayın.<br />
• Gerekirse yumuşak, lanolin özlü krem sürün.</p>
<p><strong><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/anne-sutunu-cogaltmak/">Sütü artırmak</a></strong></p>
<p>Annelerin çoğu, bebeklerinin ihtiyacı olduğu oranda süt üretirler.</p>
<p>Aşağıdaki kurallar sütünüzün bol olmasını sağlayacaktır.</p>
<p>• Besleyici bir <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/beslenme-ve-diyet/">diyet</a> uygulayın. (Günde normalden 800 kalori fazlasına ihtiyacınız olabilir.)</p>
<p>• Aşırı yorgun olmamaya çalışın.</p>
<p>• Sizin ya da bebeğinizin her ihtiyacı olduğunda süt vermeyi dene </p>
<p>• Geçici olarak bebeğinizi besleyemiyorsanız sonradan normal beslemeyi sağlayabilmek için sütünüzü sağın.</p>
<p>• Özel bir neden olmadıkça bebeğinizi başka türlü beslemeyin.</p>
<p>Bu, göğüslerinizin süt üretmesini sağlayan uyarı sinyallerinin gelmesini önleyecek ve sütünüzü azaltacaktır.</p>
<p><strong><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/emzirmeye-karsi-biberon/">Emzirmek</a></strong></p>
<p>Bebeğinize süt verirken bütün göğüs ucunu ve çevresindeki renkli bölgeyi ağzının içine almasına dikkat edin, yoksa göğüs uçlarınız acıyabilir. Eğer göğüsleriniz aşırı dolu ise, emzirmek güçleşebilir. Aşağıdaki tavsiyelere uyun. Aşırı dolu göğüsler</p>
<p>Bu, sizin için rahatsızlık verici, emmeyi güçleştirdiğinden bebeğiniz için de sinir bozucu olabiür. Bu sorunu çözmek için bazı öneriler aşağıda sıralanmıştır.</p>
<p>• Bebeğinizi sık sık beslenmeye teşvik edin.</p>
<p>• Eğer emmek bebeğiniz için zor oluyorsa, her beslenmeden önce göğsünüzden biraz süt sağın.</p>
<p>• Göğüsleriniz fazla doluysa ve bebeğiniz beslenmeye hazır değilse, biraz süt sağın.</p>
<p><strong><a href="http://www.saglikbilgilerim.com/yeni-dogan-bebegin-mamayla-beslenmesi/">Mama ile beslenme</a></strong></p>
<p>Anne sütü küçük bebekler için en iyi beslenme yoludur. Ama süt veremeyen ya da vermek istemeyen anneler için modern mamalar, tatmin edici bir alternatif oluşturmaktadır. Mama hazırlamak</p>
<p>Mamalar her zaman üzerlerinde yazılı olan tarife uyarak hazırlanmalıdır. Fazla mama özü katmak besinin tehlikeli derecede yoğun olmasını, az mama özü katmak ise, yeterli <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/asiri-kilo-alma-sismanlik/">kilo alma</a>yı önler. Her zaman kaynatılmış süt kullanın. Besinleri önceden hazırlayıp hava geçirmeyen kaplara koyun ve buzdolabında veya soğuk bir yerde 24 saatten fazla bekletmeyin. Beslenme malzemelerini sterilize etmek</p>
<p><a href="http://www.kadinlar.tc/mikrop-ve-bakterilerin-sebep-oldugu-hastaliklar/">Mikrop</a>lar yeterince yıkanmamış biberon ve kaplarda kolaylıkla üredikleri için her beslenmeden sonra beslenme malzemelerini iyice yıkayın ve bir sonraki beslenmeden önce sterilize edin.</p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=4072&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_4072" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebeklerde-kusmayi-azaltmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Uyku Düzensizliği</title>
		<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebeklerde-uyku-duzensizligi/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebeklerde-uyku-duzensizligi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 04:07:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=4064</guid>
		<description><![CDATA[Aynı odayı paylaşma gereksiz rahatsızlıklarla sonuçlanabilir. Bunun sebebi, sizin çıkardığınız ve bebeğinizi rahatsız eden sesler kadar bebeğinizin yakınlığının onun hareketlerinden fazlasıyla haberdar olmanıza ve sıklıkla çıkardıkları ufak sesleri uyanıklığının bir işareti olarak düşünmenize yol açmasıdır. Çoğu bebek uyurken hareketlidir ve rahatsız edilmezlerse uyumaya devam ederler.
Ne yapmalısınız? Mümkünse bebeğinizi ayrı bir odaya geçirin. Gerçek bir ağlamayı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aynı odayı paylaşma gereksiz rahatsızlıklarla sonuçlanabilir. Bunun sebebi, sizin çıkardığınız ve bebeğinizi rahatsız eden sesler kadar bebeğinizin yakınlığının onun hareketlerinden fazlasıyla haberdar olmanıza ve sıklıkla çıkardıkları ufak sesleri uyanıklığının bir işareti olarak düşünmenize yol açmasıdır. Çoğu <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">bebek</a> uyurken hareketlidir ve rahatsız edilmezlerse uyumaya devam ederler.<br />
<strong>Ne yapmalısınız?</strong> Mümkünse bebeğinizi ayrı bir odaya geçirin. Gerçek bir ağlamayı duymamanız pek mümkün değil. Ama önemli olmayan seslerle rahatsız olma ihtimaliniz azdır. Bebeğinizi soğuk uyandırıyor olabilir.<br />
<a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/bebek5-5080.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4065" title="bebek5-5080" src="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/bebek5-5080-300x218.jpg" alt="" width="300" height="248" /></a><br />
<strong>Ne yapmalısınız?</strong> <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/uyku/">Uyku</a>da çok hareket eden ve üstünü açan bir bebek geceleri bir uyku tulumu veya ısıtacak bir pijama ile sıcak tutulabilir.</p>
<p>Endişe, bebekte uyku bölünmesinin sebebi olabilir. Alışılmış ev yaşantısındaki küçük değişiklikler hile bazı bebekleri tedirgin eder.</p>
<p><strong>Ne yapmalısınız?</strong> Bebeğinize endişelenecek bir neden olmadığını telkin etmek birkaç gün alabilir. Bu arada düzende daha fazla değişiklik olmamasına gayret edin. Bebeğiniz gece uyandığ zaman içecek bir şey verin ve kucağınıza alın, ama kendisinin tekrar yatağına yatırılacağını anladığından emin olun, aksı takdirde geceleri uyanıp oyun oynamayı bekler ve bunu far alışkanlık haline getirir . <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kulak-agrilari-ve-kulak-akintilari/">Kulak ağrısı</a> muhtemelen bir <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/orta-kulak-iltihabi-ve-orta-kulak-bozunlari/">orta kulak iltihabı</a> sonucudur ve önceleri iyi uyuyan bir bebekte gece uyanmaları ve huzursuzluğun sık rastlanan bir nedenidir.</p>
<p><strong> Uyuma düzenleri</strong></p>
<p><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebeklerde-uyku-duzensizligi/">Bebeklerin uyuma düzenleri</a> ve uyku ihtiyaçları birbirlerinden farklıdır, bu <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yuz-agrilari/">yüz</a>den, bebeğiniz bir tanıdığınızın aynı yaştaki çocuğundan daha az uyuyorsa, bebeğinizin normal olmadığı düşüncesine kapılıp yanılgıya düşmeyin.</p>
<p><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yeni-dogan-bebegin-beslenmesi/">Yeni doğan</a> bir bebek zamanının çoğunu uyuyarak geçirir, yaklaşık 3 saatte bir ihtiyaçları için uyanır. Üc aylardan sonra, çoğu bebek geceleri daha çok uyuyacak ve belki de gecede yalnız bir kere uyanacaktır. Gündüz uykusuz geçen süreler de muhtemelen uzayacaktır. </p>
<p><strong>6 aylık</strong> Bebek 6 aylık olduğu zaman artık gecenin büyük kısmını uyuyarak geçirir, fakat sabahın erken saatlerinde bir şey içmek için uyanabilir. Günün büyük kısmını uyanık geçirecektir ama muhtemelen sabah ve öğleden sorna hafif bir uykuya ihtiyacı olacaktır.</p>
<p><strong>Bir Yaş</strong></p>
<p>Bir yaşındaki bebek genellikle gece <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/omuz-ve-boyun-agrisi/">boyun</a>ca uyanmadan uyur. (ortalama 10-12 saat arası) Bu yaştaki bebeğin muhtemelen günde bir kez hafif bir uykuya ihtiyacı olacaktır.</p>
<p>Gece <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/beslenme-ve-diyet/">beslenme</a> çağını aşmış bebeklerde sizin varlığınızdan emin olmak ve bunun verdiği rahatlık ihtiyacı, gece uyanmalarının nedenidir.<br />
<strong>Ne yapmalısınız?</strong></p>
<p>Bebeğinizi belirli bir düzene sokmak için elinizden geleni yapın.<br />
Bebeğinizin uyumasına yardımcı olma) Bebeğiniz gece uyanırsa içecek bir şey verin fakat yatağından kaldırmaktan kaçının kendi varlığınızdan emin olmasını sağlamak ve kendinizi her şeyin yolunda olduğuna inandırmak için bebeğinizin yanında gerektiğinden fazla kalmayın. Odayı terk ettiğinizde bebeğiniz ağlarsa, geri dönmeyin. Tekrar uyumadan önce birkaç dakika ağlaması bebeğinize hiçbir  zarar vermez.Ancak gece gündüzün büyük kısmım uyuyarak geçirirken; yavaş yavaş gündüz uyanık, gece uyuyan bir rejime geçmek bütün bebeklerde görülen bir durumdur.</p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=4064&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_4064" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebeklerde-uyku-duzensizligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Zihin Bulanıklığı</title>
		<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-zihin-bulanikligi/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-zihin-bulanikligi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 23:56:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan5</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Ve Sinir Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=4030</guid>
		<description><![CDATA[ZİHİN BULANIKLIĞI 
Zihinsel bulanıklığı olan çocuklar saçma sapan konuşurlar, dalgın ve huzursuzdurlar. Olmayan şeyleri görüp işittiklerini sanırlar. Bu belirtiler üzerinde önemle durulması ve doktora başvurulmasını gerektirir.
Daha önce iyi olan bir çocuk başından aldığı bir darbe sonunda dalgınlaşma bunun nedeni yavaş yavaş oluşan bir iç beyin kanamasının beyin içi basıncını artırması olabilir.
Menenjit
Tedavi
Çocuğunuz, beyninde ya da kafatasındaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ZİHİN BULANIKLIĞI </strong></p>
<p><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-zihin-bulanikligi/">Zihinsel bulanık</a>lığı olan <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>lar <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/sac-sagligi-ve-sac-bakimi/">saç</a>ma sapan konuşurlar, dalgın ve huzursuzdurlar. Olmayan şeyleri görüp işittiklerini sanırlar. Bu belirtiler üzerinde önemle durulması ve doktora <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bas-agrisi/">baş</a>vurulmasını gerektirir.</p>
<p>Daha önce iyi olan bir çocuk başından aldığı bir darbe sonunda dalgınlaşma bunun nedeni yavaş yavaş oluşan bir iç <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/beyin-kanamalari/">beyin kanaması</a>nın <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/beyin-hastaliklari/">beyin</a> içi basıncını artırması olabilir.<br />
<strong><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/inmeanevrizma.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4031" title="inmeanevrizma" src="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/inmeanevrizma-300x225.jpg" alt="" width="300" height="245" /></a>Menenjit</strong></p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>Çocuğunuz, beyninde ya da kafatasındaki tahribatın yeri ve yoğunluğunun anlaşılması için hastaneye kaldırılır. Orada kendisine kafatası röntgeni ve BBT  testleri yapılacaktır. Ameliyat gerekebilir.</p>
<p><strong>BBT</strong> BBT (Bilgisayarlı beyin tomografisi) teşhise geniş çapta yardımcı olabilen ve acı vermeyen bir işlemdir. Klasik röntgen metotlarına, benzemeyen BBT sayesinde, <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kanin-pihtilasmasi/">kan pıhtıları</a> ve <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/tumor-tedavisi-icin-sifali-bitkiler/">tümör</a>ler gibi yumuşak dokular da görülür. Bu işlem, vücudun etrafında dolaştırılan ve <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yuz-agrilari/">yüz</a>lerce röntgen ışmı yayınlayan kamera aracılığıyla gerçekleştirilir. &#8220;Elde edilen veriler bir bilgisayar aracılığıyla incelenir ve alanın seri resimleri alınarak incelenir.</p>
<p><strong>Baş BBT&#8217;si</strong> BBT &#8216;yi yaptırmak için çocuk başı makinanın içinde olarak bir masaya yatırılır. Resimlerin bulanık çıkması için kendisinden kıpırdamaması istenir.</p>
<p>Virüs veya <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bakteri-enfeksiyonu-perfringens-septisemisi/">bakteri</a>yal bir <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/">enfeksiyon</a>un neden olduğu <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/beyin-zari-hastaliklari/">beyin zarı</a> <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/iltihaplar/">iltihap</a>lanmasıdır.</p>
<p><strong>Tedavisi</strong></p>
<p>Kesin bir teşhis konulabilmesi için çocuğunuz, büyük bir olasılıkla <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/omurilik-sivisi-hangi-durumlarda-incelenir/">omurilik sıvısı</a>ndan örnek alınması için bir hastaneye kaldırılacaktır. Serum ve <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bakteri-enfeksiyonu-perfringens-septisemisi/">bakteriyal enfeksiyon</a> için <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yanlis-antibiyotik-kullanimi/">antibiyotik</a> verilecektir.</p>
<p><strong><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/goz-sagligi/">Göz</a> seviyesinde BBT</strong></p>
<p>Kafanın üstü yukarıda kalacak şekilde yapılır. Beyaz kısımlar kemik, gri kısımlar doku ve siyah kısımlar hava boşluğudur.</p>
<p><strong>Başın üst kesitine uygulanan BBT</strong></p>
<p>Solda başm üst kesitinden  alınan BBT&#8217;de hastanın durumu görünüyor. Ortadaki gri kısım beyindir.</p>
<p>Doktor çocuğunuzun kulaklarına özel bir itina göstererek muayene edecek ve sizden genel gelişmesini öğrenecektir. Çocuğunuzun geç konuşmasının belirli bir sebebi bulunamazsa, doktor çocuğun kendiliğinden konuşmaya başlamasını beklemenizi, bu arada büyüklerin ve çocukların konuşmalarını bol bol dinlemesi imkanını <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/yaralar/">yara</a>tmanızı isteyecektir. Sağırlıktan şüphelenirse, diğer işitme testlerinin yapılabilmesi için çocuğunuzu bir uzmana gönderir. iyi anlaşılmayan konuşmalar <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sagirlik/">sağırlık</a> belirtisi olabilir. Doktora başvurun. Tedavi</p>
<p>Doktor bir ön işitme testi uygulayacak ve çocuğunuzun <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/">kulak</a>larını muayene edecektir, Sağırlıktan şüphe ederse diğer test ve tedavilerin yapılabilmesi için çocuğunuzu bir uzmana gönderir.</p>
<p>Kelimeleri telaffuz ederken bir zorluk çekmiyorsa, konuşmak istemeyişinin sebebi konuşma mekanizmasındaki bir bozukluk veya sağırlık olamaz. Uzman bir doktora danışın.</p>
<p>Küçük çocukların çoğu konuşmada bir çekinme dönemi geçirirler. Bunun nedeni; heyecanlandıkları zaman beyinlerinin konuşabildiklerinden daha hızlı çalışmasıdır. Normal bir durum olup, hemen hemen her çocuk bu devreyi geçirir.</p>
<p><strong>Ne yapmalısınız?</strong></p>
<p>Kelimelerin sonunu onun yerine getirerek ona yardımcı olmaya çalışmayın. Bu <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kekemeligin-tedavisi-icin-sifali-bitkiler/">kekeme</a>liğine dikkat çekmek olur ve kekeleme süresini uzatabilir.</p>
<p>Küçükken geç konuşma özelliği gösteren çocuklarda büyüme yıllarında kekeleme görülebilir. Bu durum endişe duygusu ve heyecanlanma halinde daha da kötüleşır. Doktora başvurun.</p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>Doktor çocuğunuzu tedaviye alabilir. Küçük yaşta tedavi gören çocuklar genellikle bu güçlüklerini yenerler.</p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=4030&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_4030" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-zihin-bulanikligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukluk Dönemi Diyabeti</title>
		<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocukluk-donemi-diyabeti/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocukluk-donemi-diyabeti/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 13:05:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=3196</guid>
		<description><![CDATA[Çocukluk çağında ortaya çıkan diyabet birçok bakımdan erişkin diyabetinden farklılık gösterir. Bu bölümde çocukluk çağı diyabetinin genel özellikleri kısaca anlatıldıktan sonra, ailelerin ve diyabetli çocukların öğrenmesi gereken önemli noktalar üzerinde duracağız.
1. Çocukluk çağı diyabeti nedir, görülme sıklığı ne orandadır?
Çocuğunuzda şeker hastalığı saptandığını öğrendiğinizde, anne ve baba olarak ilk ortaya çıkan duygularınız şaşkınlık, üzüntü ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağında ortaya çıkan diyabet birçok bakımdan erişkin diyabetinden farklılık gösterir. Bu bölümde çocukluk çağı diyabetinin genel özellikleri kısaca anlatıldıktan sonra, ailelerin ve diyabetli çocukların öğrenmesi gereken önemli noktalar üzerinde duracağız.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>1. Çocukluk çağı diyabeti nedir, görülme sıklığı ne orandadır?</strong></span></p>
<p>Çocuğunuzda şeker hastalığı saptandığını öğrendiğinizde, anne ve baba olarak ilk ortaya çıkan duygularınız şaşkınlık, üzüntü ya da öfke duyguları ile dolu bir panik olabilir. Bu olağanüstü dönemi ancak hastalık hakkında en kısa sürede bilgi edinmekle ve iyi bir eğitimle aşabilirsiniz. Unutmayınız ki anne ve baba olarak ne kadar çok soru sorar ve ne kadar çok şey öğrenirseniz, çocuğunuza o ölçüde yararlı olursunuz.</p>
<p>Çocuklarda hemen daima (hastaların %95&#8242;inde) Tip I diyabet olarak isimlendirilen diyabet türü görülür.</p>
<p>Çocuğunuzda ortaya çıkan diyabet, pankreasta bulunan ve insülin hormonu üreten beta hücrelerinin harap olması</p>
<p>sonucu gelişir. Hastalık ortaya çıktığında bu hücrelerin büyük bölümü harap olmuştur ve artık vücut için gerekli insülin yapılamamaktadır. Çocuğunuz bundan böyle ancak dışarıdan insülin verildiğinde sağlıklı bir yaşam sürdürebilecektir.</p>
<p>Kitabın diğer bölümlerinde Tip I diyabetle ilgili belirtilen hususlar çocukluk çağı diyabeti için de geçerlidir. Bu nedenle okumakta olduğunuz bölümün yararlı olabilmesi için kitabın tümünün okunması gereklidir.</p>
<p>Çocukluk çağı diyabetinin görülme sıklığı ülkeden ülkeye değişmektedir. Örneğin Japonya&#8217;da her yıl 15 yaş altındaki 100 bin çocuktan bir tanesi diyabete yakalanırken, Finlandiya&#8217;da 35 tanesi yakalanmaktadır. Ülkemizde yeterli istatistiksel veriler olmamasına rağmen 100 bin çocuktan yaklaşık 15&#8242;inin her yıl diyabete yakalandığı tahmin edilmektedir.</p>
<p>Çocuğunuzun diyabetli olması ailenizdeki diğer bireylerin de diyabetli olması riskini diyabetli çocuğu olmayan ailelere göre ortalama 5-10 kat artırmaktadır. Bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgileri doktorunuzdan öğrenebilirsiniz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>2- Çocuğunuzun diyabeti nasıl bir seyir izler?</strong></span></p>
<p>Çocukluk çağı diyabetinde birbirini izleyen üç dönem vardır ve bu dönemleri sizin de iyi bilmeniz gereklidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>a)</strong> </span><strong><span style="color: #ff0000;">Başlangıç Dönemi</span>: </strong>Bu dönem diyabet hastalığının bulgularının (çok su içme, çok idrar yapma, kilo kaybı, koma tablosu) ortaya çıkması ile başlar ve ortalama 4 hafta kadar sürer. Bu dönemde çocuğunuz hastanede enerjik bir insülin tedavisi ile eski aktivitesine kavuşabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>b)</strong> <strong>Düzelme (Remisyon) Dönemi</strong>:</span></p>
<p>&#8220;Balayı&#8221; dönemi olarak da adlandırılan bu dönemde çocuğunuzun beta hücreleri yeniden insülin yapmaya başlar. Bir başka deyişle hastalık kısmen iyileşir. Bu dönemde dışarıdan verdiğimiz insülin miktarı giderek azalır, bazı çocuklarda insülin vermeye gerek kalmayabilir. Hepimizi sevindiren bu dönem &#8220;balayı&#8221; isminden anlaşılacağı gibi geçicidir ve 1 ay-2 yıl arasında değişen bir süre devam eder.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>c)</strong> <strong>Tam Diyabet Dönemi: </strong></span>Bu dönem çocuğunuzun pankreas hücrelerinin hemen hemen hiç insülin yapmadığı dönemdir. Yeni tanı konmuş diyabetli çocuklarda en hassas dönem düzelme</p>
<p>döneminin sona erdiği günlerdir. Eğer bu günlerde artan insülin ihtiyacı karşılanamazsa çocuğunuzun komaya girme ihtimali yüksektir. Bu dönemdeki tedavi kriterleri aşağıda kısaca özetlenmiştir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>3-</strong> <strong>Çocukluk çağı diyabetinin tedavisinde ana ilkeler nelerdir?</strong></span></p>
<p>Başarılı bir diyabet tedavisi için aşağıdaki dört aşamanın dengeli planlanması gereklidir.</p>
<p>a) Yeterli miktarda insülin verilmesi</p>
<p>b)  Beslenme planı</p>
<p>c)  Uygun şekilde egzersiz (hareket) yapılması</p>
<p>d)  Dikkatli izlem ve kontrol</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>4-</strong> <strong>İnsülin tedavisinde dikkat edilmesi gerekli kurallar nelerdir?</strong></span></p>
<p>Diyabetli çocuğun tedavisinde en önemli nokta, çocuğunuzun ihtiyacına göre insülin miktarının ayarlanmasıdır. Çocuklarda aşağıdaki noktalara dikkat edilmesi gereklidir.</p>
<p>a) Çocuğunuzun kullanacağı günlük insülin miktarı doktorunuz tarafından belirlenmelidir. Hastaneden çıkışta doktor etkinliklerinden önce 20-40 gr fazladan karbonhidrat almaları gereklidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>8-</strong> <strong>Çocukluk çağı diyabetinde ani kan şekerinin düşmesi niçin daha sık görülür, belirtileri nelerdir?</strong></span></p>
<p>Çocukların büyüklere göre daha aktif ve enerjik olması, ağır egzersiz veya öğünlerin atlanması, ishal ve kusma ile giden hastalıklar gibi nedenler hipoglisemi riskini artırır. Çocukların gelişme çağında olmaları nedeniyle kan şekeri düşüklüğü, özellikle de bu düşüklüğün uzun sürmesi tehlikelidir. Kan şekeri düşen çocuklarda önce acıkma hissi, terleme, solukluk, huzursuzluk, sinirlilik, bulantı gibi bulgular görülür. Kan şekeri çok fazla düşünce ise, uykuya eğilim, konuşma bozukluğu, görmenin azalması, oturma veya ayakta durmada zorluk ve en sonunda havale geçirme ve koma gibi bulgular görülür. Ani kan şekeri düşüklüğünde tedavi yaklaşımı Bölüm 9&#8242;da anlatılmıştır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>9-</strong> <strong>Çocukluk çağı diyabeti tedavisinin uzun dönemli hedefleri nelerdir? Bu amaçlara nasıl ulaşılabilir?</strong></span></p>
<p>Özet olarak Diyabetli çocukların uzun dönemli tedavisinde hedeflenen kriterler şunlardır:</p>
<p>•  Kan şekerinin normal sınırlar içinde tutulması</p>
<p>•  Hayatı tehdit eden bir komplikasyon olan ketoasidozun (diyabet koması) önlenmesi</p>
<p>•  Ani kan şekeri düşmelerinin önlenmesi</p>
<p>•  Normal büyüme ve gelişme ile birlikte seksüel olgunlaşmanın sağlanması</p>
<p>•  Şişmanlığın önlenmesi</p>
<p>•  Ruhsal bozuklukların önlenmesi</p>
<p>•  Diyabete bağlı olarak gelişen olası komplikasyonların önlenmesi</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>10- Diyabetli çocuklarda takip planı nasıl olmalıdır?</strong></span></p>
<p>Yukarıda belirtilen hedeflere ulaşabilmek için diyabetli çocukların tedavi planlarına titizlikle uyulması ve disiplinli bir şekilde izlenmeleri gerekmektedir. Bu amaçla her çocuğun bir &#8220;Diyabet Takip Defteri&#8221; nin olması, bu deftere günlük insülin dozlarının, kan veya idrar şekeri değerlerinin, hipoglisemi olan saatlerin, geçirilen infeksiyon veya diğer streslerin kaydedilmesi gereklidir. Diyabetli bir çocuk en az her ay bir kez hekim tarafından kontrol edilmeli, bu kontrollerde diyabet tedavi planı gözden geçirilmelidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Unutmayınız.</strong></span></p>
<p>• Diyabetik çocuklarda temel sorumluluk anne ve babanındır. Bu sorumluluk, hastalığın  saptandığı ilk günden, çocuğun kendi sorumluluk bilincine ulaşıncaya kadar sürdürülmelidir.</p>
<p>• İyi tedavi edilen çocuklar önemli bir komplikasyon olmadan sağlıklı bir biçimde yaşama şansına sahiptirler. Hepimizin diyabetli çocuklara bu şansı sağlamak için uğraşmamız gereklidir.</p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=3196&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_3196" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocukluk-donemi-diyabeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Beyin Hastalıkları</title>
		<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-beyin-hastaliklari/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-beyin-hastaliklari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 2009 13:19:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=2682</guid>
		<description><![CDATA[Yaşamın ilk çağlarında görülen ve süreğen evrim gösteren bu sinirsel sendromlar, ya kalıtımsal bir hastalığa, ya doğum öncesi etmenlere, ya doğum sırasında ya da sonrasında ortaya çıkan bir bozukluğa bağlıdırlar.

NEDENLER 
Doğum öncesi etmenler 
Kalıtımsal hastalıklar çok çeşitli beyin hastalıklarına neden olabilirler. Söz konusu kalıtımsal hastalıklar, kromozom bozukluklarının (sayı ya da yapı anormallikleri) ya da belli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşamın ilk çağlarında görülen ve süreğen evrim gösteren bu sinirsel sendromlar, ya kalıtımsal bir hastalığa, ya doğum öncesi etmenlere, ya doğum sırasında ya da sonrasında ortaya çıkan bir bozukluğa bağlıdırlar.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-2725" title="beyin-ve-beyin-hastaliklari" src="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/beyin-ve-beyin-hastaliklari.jpg" alt="beyin-ve-beyin-hastaliklari" width="279" height="279" /></p>
<p><strong>NEDENLER</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>Doğum öncesi etmenler</strong><strong> </strong></p>
<p>Kalıtımsal hastalıklar çok çeşitli beyin hastalıklarına neden olabilirler. Söz konusu kalıtımsal hastalıklar, kromozom bozukluklarının (sayı ya da yapı anormallikleri) ya da belli bir biyokimyasal anormalliğin sonucu olabilir. Birinci duruma örnek olarak mongolizm gösterilebilir. Olayda 21. kromozom çiftinde iki yerine üç kromozom bulunmaktadır. İkinci durum ise, bir genin bir kromozom üstünde etkisiz kalması sonucunda ortaya çıkar. Bunlara örnek olarak da, fenilketon işeme gösterilebilir.</p>
<p>Embriyo, evrimin ilk 15 günü içinde çoğalma gösteren ve farklılaşmamış hücrelerden oluşur. Bıî dönemde hastalık yapıcı bir etken, ya embriyonun ölümüne yol açar ya da gebeliğe hiç bir etkisi olmaz. 15. günden başlayarak, ikinci aya kadar, embriyo hücrelerinde çeşitli organları oluşturmak için farklılaşmalar başlar. Bu durumda enfeksiyon hastalıklarının (kızamıkçık), zehirlenmelerin (çeşitli ilaçlar) ya da ışınların neden oldukları (X ışınları, radyoaktif maddeler) embriyo hastalıkları görülebilir. İkinci aydan sonra ise (gebeliğin sonuna kadar), dölütün gelişme dönemi başlar ve organlar oluşur. Bu dönemde görülebilen hastalıklar enfeksiyon (frengi, doğuştan toksoplazma hastalığı, uçuk) ve zehirlenme kökenli dölüt hastalıklarıdır. Ayrıca kan uyuşmazlıkları (Rh negatif annenin Rh pozitif dölüt taşıması), annede ortaya çıkabilecek başka bozukluklar ve gene annede vitamin eksiklikleri (Avrupa ülkelerinde ender rastlanır) dölütün hastalanmasına yol açabilirler.</p>
<p><strong>Doğum sırasındaki etmenler</strong></p>
<p>Doğum her şeyden önce bir travma sayıldığından, güç ve uzun süren doğumlarda kalp, dolaşım ve solunum sistemlerinde ortaya çıkan bozuklukların düzelmesi güçleşir. Beynin geleceği, doğan bebeğin ilk çığlığının (yani solunumun) çabukluğuna, derisinin renklenmesine ve kalp ritmine bağlıdır. Doğumda kaşık (forseps) kullanılması ya da uzun süren bir yeniden canlandırma, ilerdeki bir dönemde beyin hastalıklarına neden olabilir. Aynı biçimde, gebeliğin son günlerinde dölütte ortaya çıkacak beyin ya da beyin zarları enfeksiyonları (eten zarlarının erken yırtılması enfeksiyon olasılığını artırır) beyin hastalıklarına yol açabilirler. Ayrıca, anne ve dölüt arasındaki kan uyuşmazlıkları, beyin boz çekirdeklerinde ya da sinir sisteminin öteki dokularında bozunlar oluşturabilirler.</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-2726" title="hamile103946f9a03654dd7by" src="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/hamile103946f9a03654dd7by.jpg" alt="hamile103946f9a03654dd7by" width="300" height="250" /></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>TEŞHİS</strong><strong> </strong></p>
<p>Çocuklardaki beyin hastalıklarının çeşitli biçimleri vardır. Bunların bir bölümü, doğrudan doğruya nedenlerine bağlıdır. Hastalıklar, sinirsel ve ruhsal-duyusal bozukluklar olarak iki grupta incelenirler.</p>
<p><strong>Sinirsel bozukluklar</strong></p>
<p>Çocuklardaki yarım felç, 1 yaşından sonra ortaya çıkan niteleyici bir hastalıktır. Başlıca belirtileri bir kolun gövdeye yapışması, bir ayağın yerde sürünmesi ve yürümenin güçleşmesidir. Yarım felç açısından, reflekslerin çok canlı oldukları ve bir Babinski belirtisi bulunduğu görülür. Felçli taraftaki üyeler kısalmış ve incelmiştir; kirişlerinde çekilmeler ve eklem bozuklukları gözlenir. Bu durum, biçim ve işlev açısından, iki taraf arasında bir bakışımsızlığa neden olur.</p>
<p>Erken doğumlardan sonra sık sık görülen Little sendromu, kasınmalı bir alt üyeler felcidir. Bacaklar sertleşmiş, yürüme zorlaşmıştır. Ayrıca gelişme bozuklukları, biçim bozuklukları ve kiriş çekilmeleri izlenir. Piramit dışı sertlik, çoğunlukla her iki yanda da ortaya çıkar.</p>
<p>Atetoz, yavaş ve istem dışı hareketlerle kendini gösteren bir olaydır. Bu hareketler çeşitli hareketlerde hastayı güç duruma sokar. Genellikle tek başına olan bu hastalık, çocuğun yürümesini engelleyecek derecede ciddileşebilir. Çırpınma nöbetleri beyin hastalarında (hastaların yüzde 50&#8217;sin-de) oldukça önemli bir belirtidir.</p>
<p>Normal zekalı çocuklarda görülen konuşma bozuklukları, çoğunlukla gerçek bir söz yitimi değil, yalnızca bir gecikme sayılır. Ancak, telaffuz kasları gerginliği bozukluğunun yol açtığı felçli bir telaffuz bozukluğu da söz konusu olabilir. Görme bozuklukları, şaşılık (genellikle yakınsak) biçiminde kendini gösterir. İşitme bozuklukları daha ciddidir (sağırlık) ve konuşmanın gecikmesine neden olduğum sırasında ağırlıkları 1,5 kg&#8217; ın altında olan çocukların, ileri yaşlarda sinirsel ve ruhsal bozukluklar göstermelerine oldukça sık Taşlanmaktadır. Alt üyeler felci, beyin kanaması ve hidrosefali, erken doğmuş kimselerde nispeten daha fazla ortaya çıkmaktadır.</p>
<p><strong>Doğum sonrası etmenler</strong></p>
<p>Doğumu izleyen ilk aylardaki bir kafa travması, ratslantısal bir zehirlenme, bazen gizli kalabilecek bir enfeksiyon ya da çırpmamalı hastalık sonucunda, daha ileri yaşlarda beyin hastalıklarına yo laçabilir.</p>
<p><strong>Ruhsal-duyusal ve zekayla ilgili bozukluklar</strong></p>
<p>Zekayla ilgili bozukluklar oldukça ciddidirler; çünkü, düzeltilebilmeleri için zekanın belli bir düzeyin altında olmaması gerekir. Hareket bozuklukları&#8217; ve ruhsal duyusal bozukluklar, önemleri bakımından birbirleriyle orantılı değillerdir. Aralarındaki uyumsuzluk, her iki yönde de ortaya çıkabilir. Yani, ya asla yardım edilemeyecek ciddi ruhsal düzensizlikler ya da zeka düzeyi normal çocuklarda çeşitli derecelerde hareket bozuklukları görülebilmektedir. Bu ikinci durumun düzeltilebilme olasılığı, birinci duruma oranla çok daha yüksek olmaktadır. Ama gene de, hastalarda oldukça önemli ruhsal sorunlar ortaya çıkmaktadır.</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-2727" title="buyule" src="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/buyule.jpg" alt="buyule" width="222" height="155" /></p>
<p><strong>Tamamlayıcı muayeneler</strong><strong> </strong></p>
<p>Beyin elektrosunda, beynin kötü çalıştığın gösteren belirtiler ve klinik belirti göstermeyen çeşitli sara etkinlikleri saptanır.</p>
<p>Kireçlenmeler (toksoplazma hastalığı), hidrosefali ve kafatası hacmindeki bir bakışımsızlığın yol açtığı bir beyin yarıküresi körelmeleri, kafa filmleriyle ortaya çıkarılır. Gazlı beyin filmi, bir hidrosefaliyi ya da bir beyin körelmesini ortaya çıkarabilir. Ruhsal durumu inceleyen testler de, hastalığın evrimini izlemek bakımından son derece önemlidir.</p>
<p><strong>EVRİM</strong><strong> </strong></p>
<p>Doğum öncesi ya da doğum sırasındaki bozukların görüldüğü çocuk beyin hastalıkları, ilerleyici değillerdir; ama çocuk büyüdükçe, belirtilerde değişiklikler ortaya çıkar. Yâni beyin oluşumunu tamamladığında, hastalığın değişik biçimlerde izleri kalır. Yapılan araştırmalarda, çocukluklarında beyin hastalığı geçirmiş kişilerin yüzde 20&#8217;sinin normal bir çalışma düzeyine uyabildikleri saptanmıştır. Geri kalanların yüzde 20&#8217;si özel koşullarda çalışabilmekte, yüzde 6O&#8217;ı ise hiç çalışamamaktadır.</p>
<p>Sonuçlarsak, çocukluklarında beyin hastalıkları geçirmiş kimselerde hafif felçler, anormal hareketler ve zihin bozuklukları görülme olasılığının yüksek olduğu söylenebilir. Bütün bu bozukluklar, ilerdeki dönemlerde hekimlere ağır sorumluluklar yükler. Çünkü, belirtilerdeki büyüme ve biçim bozukluklarına bağlı değişmelerin yanı sıra, hastanın geleceği, aile ve çevresinin ya da bazı hareketlerini tamamlaması için kullanacağı aygıtların yol açabileceği ruhsal bozukluklara ve geç dönemde ortaya çıkabilecek sara nöbetlerine bağlıdır.</p>
<p><strong>KLİNİK BİÇİMLER</strong><strong> </strong></p>
<p>Hastalıklarda çok çeşitli derecelerde zihinsel bozukluklar ve hareket bozuklukları ortaya çıkabilir. Bazı hastalarda bu bozukluklar hafiftir: Tedaviyle belli bir düzeye indirilebilen saralar; düzeltilebilen hafif felçler; şiddetli olmayan zihinsel bozukluklar; konuşmada güçlük ve gecikme. Buna karşılık, bazı hastalarda da bozukluklar son derece ciddidir: Hidrosefali; ciddi zihinsel bozukluklar; Little sendromu. Bu ciddi durumlarda, hastada ağır bir yarım felçle birlikte üyelerde biçim bozuklukları (kiriş çekilmeleri) gözlenir.</p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=2682&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_2682" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-beyin-hastaliklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Urbach-YViethe hastalığı</title>
		<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com/urbach-yviethe-hastaligi/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikmerkezi.com/urbach-yviethe-hastaligi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jul 2009 22:30:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=2541</guid>
		<description><![CDATA[Yerel lipit, karbonhidrat ve protein metabolizması bozukluğunun sonucu olan doğuştan ve kalıtımsal bir hastalıktır (Urbach ve VViethe tarafından bulunmştur).
Çocukluk döneminde bir ses bozukluğuyla başlayan bu deri hastalığında (hiyalin depo hastalığı» da denir), bir süre sonra deri ve mukozalar üstünde küçük deri çıkıntıları gelişir. En çok yüz bölgesinde görülen bu küçük ve soluk renkli yapılar, deri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yerel lipit, karbonhidrat ve protein metabolizması bozukluğunun sonucu olan doğuştan ve kalıtımsal bir hastalıktır (Urbach ve VViethe tarafından bulunmştur).</p>
<p>Çocukluk döneminde bir ses bozukluğuyla başlayan bu deri hastalığında (hiyalin depo hastalığı» da denir), bir süre sonra deri ve mukozalar üstünde küçük deri çıkıntıları gelişir. En çok yüz bölgesinde görülen bu küçük ve soluk renkli yapılar, deri üstünde izlere ve pigment artışlarına neden olurlar. Ağız mukozasında da bozunlar vardır. Bazen hastalığa, sıvı dolu büyük kesecikli bir döküntü de eklenebilir.</p>
<p>Hastalık, yol açtığı deri belirtilerinden çok (üstelik sıvı dolu kesecikli ve aşınmalı nöbetler ciddi olabildikleri halde), deri dışı belirtileriyle, özellikle de sinirsel belirtileriyle (duyu yitimi, sara hastalığı, zeka geriliği) tehlikelidir. Hafif biçimlerinde, erişkin yaşlara doğru bir yatışma görülür.</p>
<p>Doku incelemesinde üstderinin kalınlaşmış kıvrımlı şeritler biçiminde hiyalin maddeyle yer yer kaplanmış olması ve derideki düz kasların erken olarak hastalıktan etkilenmesi, teşhisi doğrular. Kan incelemelerinin, globülin ve kan lipitleri miktarlarının sürekli değişiklik göstermesi (yüksek ya da alçak) nedeniyle, teşhise yararı olmaz. Çoğunlukla kan şeker düzeyi yüksekliği saptanır.</p>
<p>Tedavi, karbonhidratsız sıkı bir perhize dayanır; buna insülin tedavisi eklenebilir. Ayrıca lipiyodol ya da lipokaik hormonun kullanıldığı yöntemler vardır.</p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=2541&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_2541" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikmerkezi.com/urbach-yviethe-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Raşitizm Hastalığı</title>
		<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com/rasitizm-hastaligi/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikmerkezi.com/rasitizm-hastaligi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 2009 22:05:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme ve Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik Tedavisi Ve Fiziki Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=2136</guid>
		<description><![CDATA[RAŞİTİZM
D vitamini eksikliği, erişkinlerde, özellikle kalsiyum alımı yetersizse, kemiklerde yaygın kirsç yitimi ve kemik yumuşamasına (osteoporomalasi), çocuklarda da raşitizme yolaçar.
NEDENLER
Klasik raşitizm, D vitamini (kalsiferol) eksikliğine bağlı bir erken çocukluk hastalığıdır. Süt çocuğunun normal gelişmesini tehlikeye sokan kemik anormallikleriyle ve kas gevşekliğiyle yansır.
Özellikle 6-18 aylık çocuklarda hâlâ sık raslanan bir hastalıktır. Daha çok koyu tenlilerde, erken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>RAŞİTİZM</strong></p>
<p>D vitamini eksikliği, erişkinlerde, özellikle kalsiyum alımı yetersizse, kemiklerde yaygın kirsç yitimi ve kemik yumuşamasına (osteoporomalasi), çocuklarda da raşitizme yolaçar.</p>
<p><strong>NEDENLER</strong></p>
<p>Klasik raşitizm, D vitamini (kalsiferol) eksikliğine bağlı bir erken çocukluk hastalığıdır. Süt çocuğunun normal gelişmesini tehlikeye sokan kemik anormallikleriyle ve kas gevşekliğiyle yansır.</p>
<p>Özellikle 6-18 aylık çocuklarda hâlâ sık raslanan bir hastalıktır. Daha çok koyu tenlilerde, erken doğmuş çocuklarda ve toplumsal ekonomik koşulların elverişsiz olduğu yerlerde yaşayan çocuklarda görülür. Raşitizmlerin büyük bölümünün nedeni, yetersiz güneş görmedir. Erkek çocukların bu hastalığa kızlardan çok yakalanmalarının nedeni henüz açıklanamamıştır.</p>
<p>Hastalığın günümüzde hâlâ görülmesi, ana -babaların bilgisizliğine bağlıdır. Mutlak etkili olan korunmanın, bu hastalığın kökünü kazımış olması gerekirdi. Bu korunma, yeterli kalsiyum-fosfor alınmasına ve erken yaşlardan başlanarak sistemli olarak D vitamini verilmesine dayanır.</p>
<p>En sık raslanan yetersiz güneş görmenin yol açtığı D vitamini eksikliğine bağlı klasik raşitizmin yanısıra, daha ender nedenlere bağlı başka raşitizmler de gözlenebilir.</p>
<p>İshalle birlikte ciddi sindirim sistemi hastalıkları (çölyak hastalığı, doğuştan kistli pankreas hastalığı gibi) sırasında, barsak kalsiyum ve D vitamini emilimleri bozulur. Aynı biçimde, karaciğer yetmezliği de, bu vitamin eksikliğinin ortaya çıkmasında önemli bir rol oynar. Çünkü sözgelimi kalsiferol, etkin olabilmek için karaciğerde değişime uğramak zorundadır.</p>
<p>Böbrek kökenli raşitizm, böbrek hastalığı, nedeni bilinmeyen böbrek kökenli asidoz gibi doğuştan böbrek yetmezlikleri sırasında görülür. Kan kalsiyum düzeyi düşüklüğü (hipokalsemi), kan fosfor düzeyi düşüklüğü (hipofosforemi) ve kalsiyum ve fosfatların sidikle aşırı miktarda atılmalarıyla nitelenir.</p>
<p>Bazı raşitizmlerin hangi mekanizmayla oluştukları, D vitamininin etkinleşmesi için değişime uğraması gerektiğinin öğrenilmesinden bu yana bilinmektedir. Oysa bazı hastalarda bu etkinleşmeyi, bazı enzim sistemlerini bozan kalıtımsal anormallikler olanaksızlaştırmıştır. D vitaminine dirençli ender raslanan raşitizmler, çoğunlukla cücelik ve iskelet biçim bozukluklarının eklendiği hastalıklar grubunu oluştururlar.<br />
<img src="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/rasitizm-hastaligi.jpg" alt="rasitizm-hastaligi" title="rasitizm-hastaligi" width="360" height="350" class="alignleft size-full wp-image-2137" /><br />
<strong>TEŞHİS</strong><br />
Hâlâ çok sık raslanan bir hastalık olan raşitizmin, çok erken olarak, büyük iskelet biçim bozuklukları evresine varılmadan teşhisi gerekir. Yeterli bir güneşlenmeden ve koruyucu raşitizm tedavisinden yoksun bırakılmış her çocukta, raşitizmden kuşkulanılmalıdır.<br />
<strong>Klinik belirtiler</strong></p>
<p>Ön bıngıldak ve kafa dikişlerinin kapanmasında gecikme, başlangıçta kafa kemiklerinde elle du-yulabilen bir yumuşama (kraniotabes), kaburgalar ve önkol düzeyinde kemik uçlarında genişleme araştırılır.</p>
<p>Bu durumda, kemik biçim bozuklukları tabloya egemendir. Bu biçim bozuklukları bakışımlı ve ağrısızdırlar. Çeşitli yerlerde görülebilirler:</p>
<p>—  baş ve yüzde; 3 aydan daha eskiyse, niteleyici ve belirgin bir kafa kemikleri yumuşaklığı, bıngıldak ve dikişlerin kemikleşmesinde gecikme, dişlerde bozukluklar vardır. Bu sonuncu belirti geç ortaya çıkar; süt dişleri dayanıksızdır, kolayca çürüyebilirler;</p>
<p>—  göğüs tabanının genişlemesiyle birlikte me-mealtı uzaklığının kısalması nedeniyle huni biçiminde biçimi bozulan ve önden arkaya basık olan göğüs düzeyinde (tavuk göğsü), kaburga uçları boyunca teşbih gibi bir yumrular dizisi elle yoklanabilir. Bu, kıkırdak-kaburga birleşme yerinin aşırı gelişmesine bağlıdır ve kaburga teşbihi görünümü yaratır;</p>
<p>—  kol ve bacaklarda; el ve ayak bileklerinde kemik ucu şişkinlikleri, elle muayenede her zaman ele gelir, hattâ gözle görülebilir. Daha ileri bir evrede, özellikle bacaklarda kemikler eğilir. Uyluk kemiği boynunun kemiğin gövdesiyle yaptığı açı daralarak kalça biçiminin bozulmasına neden olur ve çocuğun «ördek gibi» yürümesine yolaçar;</p>
<p>—  omurga düzeyinde; omurga bozunlarına daha ender raslamr: Sırtın üst bölümünde lordoz (öne doğru dışbükey bel eğriliği), alt bölümünde kifoz (kamburluk) biçiminde, omurganın normal eğriliklerinin ters çevrilmesi. Buna çoğunlukla bir skolyoz (yana eğrilik) eklenir. Öteki klinik belirtiler, çoğunlukla kemik anormallikleriyle birliktedir. Kas gerginliğinin azalması, karnın büyüklüğünü açıklar (kurbağa karnı). Karnın büyük doğru kasları, kolan rolü oynayamayacak kadar zayıf olduğundan ortaya çıkan göbek fıtığı, oturma ve yürüme gecikmesine yolaçar. Kansızlık belirtisi olan solukluk, lenf dokusu artışı (ele gelen lenf bezleri; büyük dalak; burunda lenf dokusu artışına bağlı tıkanıklık) ve sindirim bozuklukları da gözlenebilir.</p>
<p><strong>Tamamlayıcı muayeneler</strong></p>
<p>Hastalığın yerleşme döneminde, kemik gövdesi çizgisi düzenliliğini yitirir; kemik gövdesi-kemik ucuarası çizgi içbükeyleşir.Dönerkemik.ve dirsek kemiği büyüme kıkırdakları genişlemiştir. El bileğinin kemikleşme noktalarında olgunlaşma gecikir. Çoğunlukla 80 mgr % dolaylarına kadar düşen kan kalsiyum düzeyinin (normalde 100 mgr %) ölçülmesi, bu başlangıç döneminden başlanarak, teşhisin doğrulanmasını sağlar. Bu dönemde D vitaminiyle tedaviye başlanırsa, iz bırakmayan tam bir iyileşme sağlanabilir.</p>
<p>Hastalığın yerleşme döneminde, üyelerde mutlaka röntgen filmi bozunları bulunur; Kemik gövdesi &#8211; kemik ucuarası çizginin içbükeyleşmesi, püsküllü görünüm alması; kemik zarının ikiye ayrılması. Kemiklerde mineral yitimi bazen kemik zarı altında kendiliğinden kırıklara (yeşil ağaç kırığı) yolaçacak derecede şiddetlidir.</p>
<p>Göğüs filmlerinde kaburga yaylarının ön uçlarının şampanya mantarı biçiminde genişlediği ve bazen kaburgaların arka bölümlerinde kırık çizgileri bulunduğu görülür. Bu kemik bozukluklarına, «raşitizmli akciğeri» diye nitelenen bronş akciğer görünüm bozuklukları eklenir; Bronş-damar ağının artması, tepelerde amfizem, akciğer göbeği çevresinde saydamsızlıkla birlikte havalanma bozuklukları gözlenir.</p>
<p>Hastaların büyük çoğunluğunda, laboratuvar incelemelerinin teşhise pek katkısı olmaz. Başlıca yararları, hastalığın tipini ve ağırlığını belirlemeleri ve tedavi altında evrimini izleme olanağını sağlamalarıdır. Çünkü biyolojik belirtiler, klinik ve radyolojik belirtilerden önce gerilerler.</p>
<p><strong>Laboratuvar incelemelerinde çeşitli anormallikler görülebilir:</strong></p>
<p>—  kan kalsiyum düzeyi (normalde süt çocuğunda 90-105 mgr %), özellikle başlangıç biçimlerinde normaldir ya da çok az düşmüştür,</p>
<p>—  kan fosfor düzeyi (normalde süt çocuğunda 40-60 mgr%), hastaların çoğunda, çoğu kez yarı yarıya düşmüştür;</p>
<p>—  kalsiyum ve fosfat düzeylerinin çarpımı her zaman düşüktür. Normalde 4 000&#8242;in üstünde olduğu halde, raşitizmde çoğunlukla 3 000&#8242;in altındadır;</p>
<p>—  alkali, fosfataz (normalde 5-10 Bodansky ünitesi ya da 60-80 uluslararası ünite), hastaların çoğunda artmıştır. Ama bu artış, hastalığın şiddetiyle orantılı değildir;</p>
<p>—  sidik kalsiyum düzeyi (normalde 2,84 mgr-f l,38/kg/24 saat),hastaların çoğunda düşmüştür; ama yükselmiş (özellikle bazı şiddetli biçimlerde) de olabilir. Sidik fosfatları düzeyi için de durum aynıdır. Ama sidik fosfat düzeyinin saptanması, normal düzey beslenmeyle yakından ilgili olduğu için, fazla bir bilgi vermez.</p>
<p><strong>EVKIM</strong></p>
<p>Raşitizm, tedavi edilmezse, büyüme hızını düşürerek ağır ağır düzelir: 2-3 yılda iyileşme. Bu durumda iyileşme, bacaklarda, omurgada ve göğüste, çoğunlukla kalıcı biçim bozukluğu tipinde kemik bozuklukları bırakır.</p>
<p>Bununla birlikte, tedavi edilmeyen raşitizmli çocuğun yaşamı, iki ihtilattan ötürü tehlikeye girebilir: Tetani; enfeksiyonlar (özellikle akciğer enfeksiyonları).</p>
<p>Erken doğumlarda sık görülen raşitizm tetani-si, yalın bir sinir-kas uyarılabilme kolaylığından, çırpınmalara kadar çeşitli belirtiler gösterebilir. Nöbetler sırasında parmaklar açılır, el bilekten bükülüp «ebe eli» denen biçimi alır. Yanağa fiskeyle vurulması, dudakların kasılmasına yolaçar (Çhvostek belirtisi). Laboratuvar incelemelerinde kan kalsiyum düzeyinin düştüğü saptanır. Hızla kalsiyum iğneleri yapılmazsa, çocukta gırtlak spazmı, havasızlıktan boğulma, apansızın ölüm görülebilir. Solunum sistemi enfeksiyonları raşitizmlilerde sık görülür ve tekrarlayıcıdır. Genel durumun kötü olmasının ve kaburga yayı anormalliklerinin yolaçtığı solunum işlevi bozukluğu, bu enfeksiyonların evriminin ciddiliğini daha da artırır.</p>
<p>Tersine, tedaviye yeterince erken başlandığında, çocuk hızla iyileşir ve hastalık hiç bir iz bırakmaz. Biyolojik belirtiler ve röntgen belirtileri, klinik belirtilerden daha çabuk düzelirler. 3 haftada kan kalsiyum ve fosfor düzeyleri normale döner; bunu alkali fosfataz düzeyinin normalleşmesi izler. Röntgen belirtileri açısından, kemikler çok çabuk yeniden mineral tutmaya başlarlar. Yeniden mineralleşme önce büyüme kıkırdağında çizgisel bir yoğunlaşmayla ve kemik ucundaki kemikleşme çekirdeklerinin yeniden ortaya çıkışıyla başlar. 3-6 haftada, kemik sınırlarının netliği yeniden belirir. Genel durum düzelir, kas gevşekliği yiter.</p>
<p>Tedaviye daha geç başlanırsa, biçim bozuklukları çok daha uzun sürede düzelir. Ama yalnızca vitamin tedavisi, bunların kural olarak iz bırakmadan düzelmelerine yeterlidir.</p>
<p><strong>HASTALIĞIN ÖTEKİ BİÇİMLERİ</strong></p>
<p><strong>Erken doğmuş çocuklardaki biçim</strong></p>
<p>Ciddidir; sık görülür; çoğunlukla kan kalsiyum düzeyi düşüklüğüyle birliktedir.</p>
<p><strong>Geç biçimler</strong></p>
<p>2 yaşından büyük çocuklarda görülüp, bozulmuş ve yanıltıcı belirtiler gösterir. Bu nedenle, gerçekte olduğundan daha az görüldüğü sanılır. Ergenlik öncesi büyüme dönemindeki kişilerde, D vitamini gereksinimi üstünde önemle durulmalıdır. Çoğunlukla, sözkonusu dönemde, vitamin tedavisi uygulamak gerekir.</p>
<p><strong>Kansızlık</strong></p>
<p>Raşitizmde sık görülür ve önemli ölçülere varabilir. Alyuvarlar 2 milyona, hattâ daha aşağı düşebilir. Kansızlık çoğunlukla dalak büyümesiyle birliktedir. Vitamin tedavisiyle bütün bu belirtiler geriler. Raşitizm bir başka vitamin eksikliği hastalığıyla, özellikle iskorbütle birlikte bulunabilir.</p>
<p><strong>TEDAVİ</strong></p>
<p><strong>Koruyucu tedavi</strong></p>
<p>Dengeli bir beslenmeye, güneş görmeye ve ağızdan sistemli olarak D vitamini verilmesine dayanır. Bu önlemler erken alınmalı ve en az 5. ayın sonuna kadar sürdürülmelidir. Sağlıklı bir yeni doğmuş çocukta, gerekli doz günde 1000 ünitedir; güneşten yararlandıramama durumunda bu doz günde 1500&#8242;e, deride esmerlik durumundaysa 2500&#8242;e çıkarılmalıdır. Erken doğmuş çocuklarda dozlar daha da yükseltilmelidir. Kullanılan ilaca göre, bir damlada 200-400 uluslararası ünite D vitamini bulunur. Ağız yoluyla verilen vitaminin barsaklardan emilimini ve bedende kullanımını engelleyen sindirim sistemi hastalıkları varsa, vitamin iğneyle verilmelidir.</p>
<p>Bu tedavi, sözgelimi bir ana-çocuk sağlığı merkezinde (ya da hekimin muayenehanesinde), belirli dönemlerde sistemli gözetim gerektirir. Çocuğu belirli dönemlerde hekime gösterme olanağı yoksa 6 ayda bir 5 mgr (200 bin ünite), deri koyu renkliyse 10 mgr D vitamini kas içine iğneyle verilir.</p>
<p><strong>İyileştirici tedavi</strong></p>
<p>Yerleşmiş raşitizmin iyileştirici tedavisi, D vitamini ve kalsiyum verilmesine dayanır. Hastaların çoğunda, günlük 4 000 &#8211; 16 000 ünitelik dozlara bölünmüş 200 000 &#8211; 600 000 ünite D vitamini, iyileştirmeye yeterlidir. Aşırı yüksek dozlardan kaçınılmalıdır. Vitamin fazlalığına ender raslanır; ama sonuçları son derece ciddidir ve bazen ölüme yol açabilir. Kalsiyum tedavisine D vitamininden birkaç gün önce başlanmalı ve D vitamini verildiği sürece devam edilmelidir. Günlük doz, ağızdan 500 mgrl gr kalsiyumdur. Raşitizm iyileşince, normal dozda bir tedavi izlenmelidir.</p>
<p><strong>Hastalığın bıraktığı izlerin tedavisi</strong></p>
<p>Ortopedi uzmanının işidir. Raşitizm ilerlediği sürece, çocuk yürümekten alıkonmalıdır. Aile ortamı elverişsizse, nekahet dönemi güneşli-denizli bir yerde geçirilmelidir. Genel kural olarak, biçim bozuklukları raşitizm tedavisinden sonra kendiliklerinden hafiflerler. Ortopedik girişimlerden; hattâ yalın atellerden, büyüme sona ermedikçe genellikle kaçınmak gerekir. Ameliyat ancak, kalıcı olduğu varsayılan izlere uygulanır.</p>
<p><strong>SONUÇ</strong></p>
<p>Görüldüğü gibi raşitizm sık raslanan, hattâ koruyucu tedaviyle bütünüyle önlenebildiği gözönün-de bulundurulursa, çok sık raslanan bir hastalıktır. Öte yandan, hastalığın tedavi edilmezse kemikte iz bırakma tehlikesi nedeniyle, genç annelere erkenden çocuklarının besinlerine D vitamini damlaları eklemelerinin ne kadar gerekli olduğu öğretilmelidir. Buna karşılık, yüksek dozda D vitamini vermekten de kaçınılmalıdır. Çünkü yüksek dozlarda verildiğinde bu madde, 150 mgr %&#8217;yi aşabilen bir kan kalsiyum düzeyi yüksekliğine yolaçar. Bu dengesizlik zehirlenme olayları biçiminde belirir: İştahsızlık; kusmalar; susuzluk gibi sindirim sistemi belirtileri; bilinç bulanıklığı; baş ağrıları gibi sinir sistemi bozuklukları atardamar yüksek basıncı; genel durum bozukluğu.</p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=2136&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_2136" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikmerkezi.com/rasitizm-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğun Kansere Yakalanmasını Önlemek İçin Neler Yapabilir.?</title>
		<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocugun-cansere-yakalanmasini-onlemek-icin-neler-yapabilir/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocugun-cansere-yakalanmasini-onlemek-icin-neler-yapabilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Nov 2008 21:31:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıkta Soru - Cevap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=993</guid>
		<description><![CDATA[Her yıl kaç çocuk kanser oluyor?
Çocukluk kanserleri nadirdir. Örneğin Birleşik Krallık&#8217;ta her yıl yaklaşık 1300 çocuk kanser olmaktadır. Son 20 yılda, kan­ser teşhisi sonrası 5 ve 10 yıl yaşayan çocukların sayısı dra­matik olarak artış göstermiştir. Genel olarak çocukların yüzde 6O&#8217;ı tedavi edilebilmektedir.
Çocuğumun kansere yakalanmasını önlemek için neler yapabilirim?
Gelecekte, belki de sizler 20, 30 ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Her yıl kaç çocuk kanser oluyor?</strong><br />
Çocukluk kanserleri nadirdir. Örneğin Birleşik Krallık&#8217;ta her yıl yaklaşık 1300 çocuk kanser olmaktadır. Son 20 yılda, kan­ser teşhisi sonrası 5 ve 10 yıl yaşayan çocukların sayısı dra­matik olarak artış göstermiştir. Genel olarak çocukların yüzde 6O&#8217;ı tedavi edilebilmektedir.<br />
<strong>Çocuğumun kansere yakalanmasını önlemek için neler yapabilirim?</strong><br />
Gelecekte, belki de sizler 20, 30 ya da 40 yaşınızda iken, çocuğunuzun kanser olmayacağının hiçbir garantisi yoktur. Üstelik, bir kez büyüyüp erişkin oldular mı, artık çocuğunuzun yaşam tarzını da etkileyemeyeceksiniz. Neler yiyip, nasıl davrandıkları onlara kalmış olacak. Yine de, on­ları, örneğin sigara içmemeleri konusunda ikna edip, sağlıklı beslenmeleri ve güneşten korunmaları konusunda telkinde bulunabilirsiniz. Yine, onları, bedenleri ve sağlıklarında meydana gelebilecek herhangi bir değişiklik konusunda, değişikliği fark eder etmez tıbbi yardım istemeleri için cesaretlendirebilirsiniz.</p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=993&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_993" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocugun-cansere-yakalanmasini-onlemek-icin-neler-yapabilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Astım Hastalığı Ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-astim-hastaligi-ve-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-astim-hastaligi-ve-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 May 2008 21:50:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Astım]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum Yolları Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-astim-hastaligi-ve-tedavisi/</guid>
		<description><![CDATA[ASTIM VE ÇOCUKLAR
Küçük çocuklarda astımın saptanması zor olabilir çünkü yaşamlarının ilk beş yılında çocukların 9i 30&#8242;unda wheezing (ıslık sesi) gözlenir. Ayrıca daha büyük çocuklar ve erişkinlerde tanı için kullanılan peak flow metreler altı yaşın altındaki çocuklarda kullanılamaz.
Küçük çocuklarda astımın tipik semptomları, wheezing ve bazen soğuk algınlığı ve egzersizle birlikte özellikle geceleri sorun yaratan öksürüktür. Tanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ASTIM VE ÇOCUKLAR<br />
Küçük çocuklarda <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/astim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Astım">astım</a>ın saptanması zor olabilir çünkü yaşamlarının ilk beş yılında çocukların 9i 30&#8242;unda wheezing (ıslık sesi) gözlenir. Ayrıca daha büyük çocuklar ve erişkinlerde tanı için kullanılan peak flow metreler altı yaşın altındaki çocuklarda kullanılamaz.<br />
Küçük çocuklarda <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/astim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Astım">astım</a>ın tipik semptomları, wheezing ve bazen soğuk algınlığı ve egzersizle birlikte özellikle geceleri sorun yaratan öksürüktür. Tanı konmamış astımlı çocuklar genellikle uyumakta güçlük çektiklerinden, bu çocuklarda, gündüzleri gözlenen yorgunluk ve neşesizlik, tanı için yol gösterici olabilir.<br />
Çocuğunuzu tüm tetikleyici etkenlerden korumanız nerdeyse imkansızdır. Evde sigara içilmesinin engellenmesi, yeni doğan bebeğin yaşamının ilk üç ayında maruz kaldığı allerjenlerin azaltılmaya çalışılması yarar sağlayabilir. En son araştırmalar, aile öyküsünde <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/astim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Astım">astım</a> bulunan çocukların yaşamlarının ilk dört veya beş ayında anne sütüyle beslenmeleri sayesinde <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/astim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Astım">astım</a>ın en kötü etkilerinden korunabileceklerini göstermektedir. Çocukların çoğu büyüdükçe <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/astim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Astım">astım</a> tehlikesini aşarlar ancak, 14 yaş civarında astıma yakalananlar <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/astim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Astım">astım</a> yatkınlığını erişkin yaşamlarına taşıma eğilimindedirler.<br />
<strong>TEDAVİ</strong><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/astim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Astım">Astım</a>, kontrol altında tutulması için düzenli tedavi gerektirmektedir. İki tip ana ilaç bulunmaktadır: hava yollarına ait altta yatan enflamasyonu kontrol altında tutmak amacıyla kullanılan koruyucu tedaviler ve <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/astim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Astım">astım</a> semptomlarını oluştukları anda tedavi etmek için kullanılan semptomatik tedaviler. Koruyucu tedaviler, hava yollarının bağışıklık sistemine ait enflamatuar proseslerin havayollarını daraltmasını engellemektedir.<br />
Kortikosteroidler ve kromoglikatlar iki ana koruyucu ilaç çeşididir. Her ikisi de bir inhaler yoluyla günde iki ile dört kez alınır. Hastalar birkaç gün içinde daha iyi hissetmeye başlamalıdırlar. Etkilerinin sürekli olması için koruyucu ilaçlar düzenli olarak alınmalıdır.</p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=813&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_813" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-astim-hastaligi-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Tehlike Belirtileri</title>
		<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-tehlike-belirtileri/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-tehlike-belirtileri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 May 2008 12:25:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Halsizlik ve sebepleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-tehlike-belirtileri/</guid>
		<description><![CDATA[Eğer bir çocukta:
■ Basmakla solmayan menekşe rengi lekeler,
■ Solunum güçlüğü,
■  Nefes alırken ağrı,
■ Şiddetli biçimde kusma,
■  Halsizlik, uykuya eğilim ya da bulanıklık ve tepkisizlik,
■  Düzgün oturamama ya da başını öne eğememe,
■ 6 aylıktan küçükse, 38.3°C&#8217;nin üzerinde koltukaltı ya da 39.7°C&#8217;nin üzerinde rektal ateş (Makattan alınan ateş) varsa hemen yardım isteyin.
Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eğer bir çocukta:</strong><br />
■ Basmakla solmayan menekşe rengi lekeler,<br />
■ Solunum güçlüğü,<br />
■  Nefes alırken ağrı,<br />
■ Şiddetli biçimde kusma,<br />
■  Halsizlik, uykuya eğilim ya da bulanıklık ve tepkisizlik,<br />
■  Düzgün oturamama ya da başını öne eğememe,<br />
■ 6 aylıktan küçükse, 38.3°C&#8217;nin üzerinde koltukaltı ya da 39.7°C&#8217;nin üzerinde rektal ateş (Makattan alınan ateş) varsa hemen yardım isteyin.</p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=804&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_804" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-tehlike-belirtileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
