İstemli ve İstemsiz Kaslar
İskelet kasları bizim kontrolümüz altındadır… Bazıları, mesela solunum kasları çoğu zaman biz farkında bile olmadan çalışır. Ancak biz bu kasları da kontrol edebiliriz. Mesela yüzerken ya da nefesimizi tuttuğumuzda solunum kaslarımızı kontrol altına almış oluruz. Ancak biz bu kasları da kontrol edebiliriz. Mesela yüzerken ya da nefesimizi tuttuğumuzda solunum kaslarımızı kontrol altına almış oluruz.
Bir [...]
Kas Sistemi
Üç tür kasımız vardır, iskelet kasları kemiklere bağlıdır ve eklemlerimizi hareket ettirmemizi, eğip bükebilmemizi sağlarlar. Bu kaslar dans etmekten otomobil kullanmaya, eşya taşımaktan yazı yazmaya dek her türlü hareketimizi kontrol ederler. İnsan vücudunun ağırlığının yüzde 40′ını iskelet kasları oluşturur. Kadın vücudunda kas dokusunun yağ dokusuna oranı erkek vücudundan daha azdır. En küçük iskelet kasları kulak [...]
Vücut Eklemleri
İki kemiğin birleştiği yerde bir eklem bulunur. Kemik bükülemez, ama eklem bükülebilir. Vücudumuzun herhangi bir kısmını eğip bükebilmemiz, hareket ettirmemiz için eklemlere ihtiyacımız vardır.
Kalça, omuz ve başparmak eklemleri birçok yönde hareket edebilir. Diğer eklemlerimiz ise sınırlı birtakım hareketler için faydalıdır. Kafatasımızdaki eklemler o kadar sık dokudadır ki, hiç hareket etmezler.
Hareketli bir eklemde ligamen ve kaslar [...]
Belkemiği
Vücudumuzun temel direği, belkemiği diye de adlandırılan omurgadır. Omur adı verilen çok sayıda küçük kemiğin birleşmesinden meydana gelmiştir. Ligamen adı verilen bağlar omurları bir arada tutar. Kaburga kemiklerimiz göğüs boşluğundaki omurlara bağlıdır. Alt omurga daha çok yük taşımak durumunda olduğu için, onu oluşturan omurlar yukarıdaki omurlara nazaran daha kalın ve güçlüdür.
Omurlarımızın arka bölümünden, sinir sisteminin [...]
Kıkırdak ve Kemik Arası Süreç
Üç yaşındaki bir çocuğun “geçici” iskeletinde hâlâ pek çok kıkırdak vardır. Bu kıkırdaklar röntgende görülmez. Yetişkin insan elinde (sağda) ise, bütün iskelet kıkırdakları sertleşip kemik haline gelmiştir. en kestirebilir. Bu yolla, çocuk büyüdüğünde boyunun ne kadar olacağı da tahmin edilebilir.
Büyüme alanları bütünüyle kemiğe dönüştüğünde, büyüme tamamlanmış olur. Genç erkeklerde, testislerde üretilen bir hormon 18 [...]
Kemik Büyümesi – Yaşayan Kemik
Kemik büyük ölçüde kalsiyum ve fosfor gibi cansız minerallerden oluşur. Fakat yaklaşık üçte bir canlı dokudur. Kan dolaşımı tıpkı diğer hücreler gibi kemik hücrelerine de besin ve oksijen sağlar, artık maddeleri temizler. Kemiği kaplayan sert tabakada bulunan kan damarları dallara ayrılarak kemiğin içindeki kanallara dağılır.
Kemiklerimiz görevlerim çok iyi yerine getirecek bir yapıya sahiptir. Hem kuvvetli, [...]
Leğen Eklemleri
Kalça kemikleri kendi aralarında, «çatı kaynağı» (symphisis pubica) adını alan bir bağlantıyla, kuyruk sokumu kemiği ile de kuyruk sokumu kalça kemiği eklemi ve kuyruk sokumu kemiği kalça dikeni bağlarıyla birleşmişlerdir.
Çatı kaynağı
Eklem yüzleri her iki yanda çatı kemiğinin (pubis) dörtgen biçiminde çatı kaynağı yüzleridir; kemiklerarası bir bağ ve lifsi bir kılıf aracılığıyla birleştirilmişlerdir. Bu [...]
Ayak Bilek Kemikleri
Önde ve arkada iki sıra halinde dizilmiş yedi kısa kemiktirler.
Arka sıra
Aşık kemik
Aşık kemik (talus ya da astragalus) arkadan öne doğru uzamış bir gövde ile, baş ve boyundan yapılı kısa bir kemiktir. Altı yüzü vardır:
— topuk kemiği ile eklem yapan alt yüz;
— makara biçiminde olan ve kaval kemik ile eklemleşen üst yüz;
— aşık çıkmtılarıyla eklem yapan [...]
Omurga Kemikleri ve Omurga Eklemleri
OMURGA
Omurga, baştan leğene kadar uzanan, ortalama 75 sm uzunluğunda, dirençli ve bükülgen, uzun bir kemik dizisidir. Yukardan aşağı doğru, birbirine oynar eklemlerle bağlı 24 omurdan oluşur: Bunların 7’si boyun, 12’si göğüs,5-’i bel omurlarıdır.
Kuyruk sokumu kemiği 5 omurun birleşmesinden, kuyruk kemiği de 4-6 kuyruk omurunun birleşmesinden oluşur. Omurga bütünüyle ele alındığında, 4 eğrilik göze çarpar: Öne [...]
Omurilik Sinirleri Ağrıları
Boyun, gövde kol ve bacak bölgelerinde yer alan ağrılı belirtilerdir. Omurilik sinirleri, ön ve arka köklerin birleşmesinden oluşur. Omurlar arası birleşme deliği aracılığıyla omurga kanalından çıkan omurilik siniri 2 dala ayrılır ; arka dal, omurlara komşu kasları ve dokuları sinirlendirir, kaburgalar arası aralıkta ilerler ve kaburgalar arası sinirleri oluşturur; ön dal ise, komşu ön dallar [...]
Sarkoyidoz, Brill-Symmers Hastalığı
BRİLL-SYMMERS HASTALIĞI
Brill-Symmers hastalığı ya da dev hücreli lenf uru, iyicil histiyosit hastalıkları ile kötücül retikülum hastalıkları arasında bir geçiş oluşturur.
Belirtiler. Hodgkin hastalığını akla getirir; Boyun ya da karın lenf bezlerinin büyümesi. Bozunlar, retikülum-endotel dokusu hücreleri tipinde dev hücrelerden yapılı kümelerden oluşur.
Evrim çok yavaştır. Hastalık yayılma (metastaz) yapmaz; yani uzak organlara atlamaz; ama çoğunlukla lenfosarkoma ya [...]
Histiyosit Hastalıkları
HİSTİYOSİT HASTALIKLARI
Histiyosit hastalıkları (histiyositozlar) nedeni bilinmeyen, ama kanserle ilgisi olmayan, retikülum – endotel sistemi hücrelerinin çoğalmasıyla nitelenen bir hastalık grubu oluştururlar.
Retikülum endotel dokusu, bedenin her yanına yayılmıştır. Özellikle kemik iliği, lenf düğümleri, dalak ve karaciğerde bol miktarda bulunur. Bu dokunun hücrelerinden çıkan histiyositler (makrofaj da denir) büyük hücrelerdir; öteki kan öğelerinin öncüleri oldukları sanılmaktadır. Ayrıca, [...]
Akdeniz Humması Hastalığı – Peryodik Hastalık
AİLESEL AKDENİZ HUMMASI (PERYODİK HASTALIK)
Akdeniz ülkelerinde bazı kişilerde görülen kalıtımsal bir hastalıktır. Hemen yalnızca Kuzey Afrika ve Ermenistan’da (S.S.C.B.) raslanır. Özellikle Yahudi, Ermeni ve Araplarda görülür. Hastaların ortalama yüzde 3′ü Akdeniz çevresindeki öteki ülkelerdendirler; Türkler; İranlılar; Yunanlılar; İtalyanlar; İspanyollar; Fransızlar.
Çocuklukta ya da 25 yaşından önce ergenlik çağında kendini gösterir. Her iki cinste de görülür.
Hastalığın [...]
Amiloyit veya Amiloyidoz Hastalığı
AMİLOYİT HASTALIĞI YA DA AMİLOYİDOZ
Nedeni bilinmeyen ve son derece çeşitli biçimleri olan bir hastalıktır.
Çok sayıdaki klinik görünümlerinin, ortak,ama özgül bir tek özelliği vardır: Dokularda amiloyit maddesi ya da amiloz denen bir maddenin birikmesi.
Hastalık, çeşitli organların ya da sistemlerin, amiloyit maddesi birikimiyle yozlaşmasıdır.
NEDENLER
Amiloyit maddesinin oluşum mekanizması ve dokularda birikmesinin henüz nedeni açıklanamamıştır. Bu maddenin bir antijen [...]
Dermatomiyozit Hastalığı
DERMATOMIYOZİTLER
Deri, kas, ve kan damarları bozunlarının birlikte bulunduğu süreğen bağdokusu hastalıklarıdırlar.
NEDENLER
Hastaların çoğunda neden bilinmemektedir; ama mekanizmanın bağışıklıkla ilgili olduğu sanılmaktadır. Özellikle 40 yaşının üstündeki hastaların hemen yarısında ve toplam hastaların yüzde 15-20′ sinde, birlikte kötücül bir ur vardır.
TEŞHİS
Klinik belirtiler
Hastalık özellikle 40-50 yaşındaki kadınlarda görülür. 5-15 yaşındaki genç kızlarda da oldukça sık raslanır. Daha ender olarak, [...]
Skleroderma Bağdokusu Hastalığı
GENELLEŞMIŞ SKLERODERMA
Genelleşmiş skleroderma derinin ve yemek borusu, mide gibi bazı iç organların ilerleyici sertleşmesiyle nitelenen bir bağdokusu hastalığıdır.
NEDENLER
Nedeni henüz aydınlatılamamıştır.
Herhangi bir organa genelleşme olasılığından ötürü, bir sistem hastalığıdır.
Yalnızca bağdokusunun etkilenmesiyle, esnek bağdokusu hastalıkları sınıfına girer.
Skleroderma, yalnızca deriyi değil bazı mukozaları (özellikle dil) da etkiler.
Çekirdeğe karşı özantikorlarm nispeten sık bulunmasına karşın, hastalığın nedenleri konusunda daha çok [...]
Düğümlü Yaygın Damar İltihapları – Düğümlü Periarterit
DÜĞÜMLÜ YAYGIN DAMAR İLTİHABI (DÜĞÜMLÜ PERİARTERİT)
Kussmaul-Maier hastalığı da denen bu bağdokusu hastalığı, orta ve küçük çaplı atardamarların çeperlerinde özgül bozunlara yolaçar. Toplardamarları hiç bir zaman etkilemez. Hastalığa yakalanan atardamar, aralıklı küçük düğümcüklerle örtülü bir görünüm alır. Düğümlü periarterit (periarteritis nodosa) terimi, bozunlarm görünümünü özetlemektedir: Atardamarlar çevresinde düğümler.
NEDENLER
Yaygın döküntülü lupus gibi, düğümlü yaygın [...]
Döküntülü Lupus Hastalığı
İVEGEN YAYGIN DÖKÜNTÜLÜ LUPUS
Lupus hastalığı (ya da lupus erithomatosus disseminatus) diye de nitelenir. 1872′de Kaposi, bu hastalığı yalnızca deriyi ilgilendiren süreğen yaygın döküntülü lupustan ayırmıştır. İncelemesi bağdokusu iltihabı kavramına (Klemperer – 1942) dayanır. Teşhisinin ana öğesi olan ivegen döküntülü lupus hücresi (ya da LE hücresi), 1948′de Hargraves tarafından bulunmuştur.
NEDENLER
Hastalığın başlangıçtaki kökeni hâlâ tartışmalıdır.
Bağdokusunun esnek bağdokusu [...]
Bağdokusu İltihapları ve Esnek Bağdokusu Hastalıkları
Sistem hastalıkları, tıbbın görünürde çok dağınık bir bölümünü oluştururlar. Bu hastalıklar birbirlerinden çok farklıymış gibi görünürler. Ama tümünün, birarada gruplaştırılmalarım gerektiren belirli ortak nitelikleri vardır. Bir organa değil, yerleşimi ne olursa olsun, bir doku tipine yerleşikler ve organizmanın sistemlerinden birini bütünüyle etkilerler: Esnek bağdokusu hastalıklarında bağdokusu; ailesel akdeniz hummasında (peryodik hastalık) seröz zarlar (akciğer zarı, [...]
Eklem Protezleri
Daha karmaşık bir cerrahi işlem, eklemin çıkartılması ve yerine suni bir eklemin yerleştirilmesidir. Eklem replasmanı tedavileri, teknik ve kullanılan materyal teknolojileri açısından giderek daha karmaşık hale gelmektedir ve sonuçlar da oldukça başarılıdır. Kalçalar ve parmak eklemleri en yaygın olarak repiasman tedavisi uygulanan eklemlerdir ancak, omuzlar, dirsekler ve ayak bilekleri de onarılabilmektedir.
Kalça replasmanı o kadar başarılıdır [...]








