Bağlantılar

Bağlantılar

Son Eklenen Yazılar


« Sigaranın Zararları Ve Bırakılması | Main | Yaşlanmayı Geciktiren Bitkiler »

Çocuk Gelişmenin Normal Evresi

By admin | Temmuz 6, 2008

Sağlık Sorunlarınızı Bize Yazın Doktorlarımız Cevap Versin

GELİŞMENİN NORMAL EVRESİ OİDİPUS KOMPLEKSİ
Çocuk üç yaşına doğru cinsiyetinin bilin cine ulaşır. Bu sonuca ulaşan süreç baba, anne ve çocuk üçlüsüne indirgenebilen bir aile çerçevesi içinde tama­men doğal bir biçimde gelişir. Çocuk okula başlayıncaya kadar, çocukluk evreni genellikle aileyle sınırlıdır. Kendilerinde o zamana kadar bilmedik­leri bazı etkinliklerin varolduğunu bulanık bir biçimde hissetmeye başlayan er­kek ve kız çocukları geliştikçe, kendilerini babalarına ve annelerine bağlayan duygusal bağın içerdiği cinsel nitelik de artar; hatta bazen bu cinsellik aşk dere­cesine yaklaşacak kadar belirginlik kaza nır.Erkek çocuk annesine, kız çocuk da babasına bağlanır, iIk cinsel uyanışlar erkek çocukta anneyi, kız çocukta babayı hedef alır. Buna karşılık, baba ya da anne benzer bir duyguyu genellikle duymazlar; çocuklarına karşı besledikleri başlıca duygu sevenceliktir. Çocuk eği­lim gösterdiği nesne ile kendi arasında her zaman bir rakibin (erkek çocuk için baba, kız çocuk için anne) varlığını gö­rür ve bunu etkisiz kılmaya çalışır. Saldırganlık içgüdüsüyle güçlenen kıs­kançlık, bazen etkin evreler geçirir. Bu evreler sırasında örneğin çocuk düşün­de rakibin temelli olarak evden ayrıldığı nı görebilir. Hatta bazen işi onun ölümünü dilemeğe kadar vardırabilir. Gelişiminin bu evresinde, kız çocuğu gerçek kadın gibi giyinme, babasına karşı sevimli ve güzel görünme çabalarına yönelir. Erkek çocuk ise annesinin koruyucusu kesilir; ayrıca annesine er­kekliğini ispat etmek için spor yapmaya başlar, Annesine yakm olmak için, babasının iş gereği yokluğundan yararlanır. Annesinin dikkatini çekmeksin, babasını taklit eder. Bunun gibi, kız çocuğu da babasının ilgisini uyandırmak için anne­sini taklit eder. Böylece kendilerine en yakın varlık olan rakiplerinin kişiliğine bürünürler. Sevgi besledikleri kişiyi ele geçirmeyi sağlayan bu nitelikleri, rakip erinden kopya etmek gerektiğini çabu­cak anlarlar.
Bununla birlikte çocuğun, kendisiyle aynı cinsiyetten olan rakibi ile cinsel alan­da rekabet yapacak yetenekte olmadı­ğının bilincinde olduğu sanılmaktadır. Zaten çocuk rakibine karşı da sevgisini sürdürmekte ve onun da kendisini sev­mesini istemektedir. Çünkü tam ber er­kek ya da tam bir kadın olmayı öğren­mek için onun yardımına ihtiyacı vardır. Durumunun zorluğu, kendisi için hem gerekli, hem de tedirgin edici olan bir örnek karşısında kapıldığı çeliş­kili duyguların sonucudur.Cinsel yaşamın bu evresinde, çocuk çoğu kez, gerçeklik ilkesini seçer. Rakibi kabul eder, onunla iyi ilişkilerini korur, onun sevgisini ve korumasını ister. Dü­rüst davranır ve şu biçimde özetlenebilecek bir tutum takınır: “Babamın (ya da annemin) sana ait olduğunu kabul edi­yorum; ilişkilerimizin bozulmamasını istediğim için, de ben bu işten vazgeçiyo­rum”.
Bu akılcı tutum bilinçaltı düzeyinde daha önce belirttiğimiz ve Oidipus kompleksi adıyla bilinen eğilimler gru­bunu doğurur.
Bütün yasak aşklarda olduğu gibi, çocu­ğun bu eğilimide tek başına sahip olma isteğini birlikte getirir. Tek başına sahip olma isteği, çoğu kez bir suçluluk duy­gusu ve rakip karşısında belirgin bir sı­kıntı yaratır. Çocuk kendini rakibine karşı dürüst olmamakla suçlar. Bu duy­gu çoğu çocuklarda gittikçe hafifler ve aile yaşamı yeniden normal düzenine kavuşur. Kız ve erkek çocuklarının bu davranışları Oidipus kompleksi adını alır.
Oidipus kompleksi adını eski Yunan mi­toloji kahramanı Oidipus’tan alır. Bu ef­saneye göre Oidipus Thebai kralı Laios ile karısı lokaste’nin oğlu olarak dünya­ya gelir. Ancak, daha doğmadan önce, kâhinler bu çocuğun büyüyünce babası­nı öldürüp annesiyle evleneceğini bildi­rirler. Bunun üzerine kral Laios yeni do­ğan çocuğu ıssız bir tepeye bırakır. Ço­banlar çocuğu bularak Korinthos kralına götürürler. Çocukları olmayan kral ve kraliçe Oidipus’u öz çocukları gibi büyü türler; Oidipus da onları ana baba bilir. Oidipus delikanlılık çağına gelince, tan­rı Apollon’dan, alınyazısını öğrenir. Ka­derinden kurtulmak için Korinthos’tan ayrılır. Thebai yakınlarında, kendisini yolundan çevirmeye çalışan bir adamla dört nöbetçisini öldürür, öldürdüğü adam Laios yani babasıdır. Thebai’ye va rınca, Sfenks adlı bir canavarın kente korku salmış olduğunu, sorduğu bilme­celeri bilemeyenleri parçalayıp yediğini öğrenir. Oidipus bilmeceleri çözünce Sfenks kendini öldürür Thebai halkı Oidipus’u kral yapar ve kraliçe iokaste ile evlendirir. Bazı tanrısal olaylar ve kehanetler sonucu gerçek ortaya çıkınca, kraliçe intihar eder, Oidipus da gözleri­ni oyarak kentten uzaklaşır.
Oidipus kompleksi mahremlik tabusuna dayanmaktadır. Günümüzde de geçerli olan bu tabunun kökeni çok eski çağlara uzanır. Demek ki, insanın ço­cuklukta çizilen cinsel alınyazısı kendisi ni sevgisinin ilk hedefinden vazgeçmek zorunda bırakır. Daha sonraları bu vaz­geçişe bir de yasak bir sevgi beslemek­ten doğan bir suçluluk duygusu eklenir. İşte bu durumda cinsellik utanç verici bir konu haline dönüşür; ayrıca toplu­mun öngördüğü ahlâk kuralları ile dinle rin öngördüğü günah kavramı cinsiyet konusunu daha da kapalı bir alan haline getirmiştir
Freud’egöre erkek çocuğun annesine, kız çocuğun babasına karşı duyduğu bilinçsiz sevgi bir suçluluk kompleksine yol açar.Çocuk, belirli bir yaşa ulaşınca, örneğin bebeği gibi kimi nesnelere karşı aşırı bir sevgi beslemeye başlar.

Aradığınızı Bulamadıysanız Aşağıdaki Google Gelişmiş Aramayı Kullanın

Üst Kategoriler Bebek ve Çocuk Sağlığı |

Comments