« Uyku | Main | Kusma ve Çıkarma »
Doğum
By admin | Mart 12, 2008
Sağlık Sorunlarınızı Bize Yazın Doktorlarımız Cevap Versin
Her 1.000 çocuktan 2 ila 7 tanesi doğum esnasında zarar görmektedir. Doğum yaralanması, bebeğin doğumu esnasında ana rahimin den dışarı çıkarken ya da alınırken meydana gelen incinme ya da travmalar olarak tanımlanmaktadır. Doğum yaralanmaları, en mükemmel doğum bakımı uygulanan durumlarda bile ortaya çıkmaktadır.
Belli koşullar doğum yaralanmaları olasılığını daha da artırmaktadır. Prematürelik, makat gelişi, uzun süren gebelik dönemi, normalden büyük cenin, ceninin rahim içinde anormal konumda oluşu ve annenin leğen kemiğinin dar oluşu doğacak bebeğin doğum travmasına maruz kalmasına neden olan özel durumlardan birkaçıdır.
Forseps de kimi zaman doğum yaralanmasına neden olabilmektedir. Forseps, rahimden dışarı normal olarak ilerlemeyen çocuğu çekip çıkarmaya yarayan ve uçları kaşık biçiminde olan bir doğum aygıtıdır. Forceps yaraları genellikle yüzde ve kafa derisi üzerinde olan hafif yaralardır. Forceps vasıtasıyla bebeğin çıkarılması, anne ya da çocuğun yaşamının ya da sağlığının tehlikede olduğu zamanlarda en uygun doğum şeklidir.
Başka bir yararlı teknik de vakum ile bebeğin çekilmesidir. Yeni doğmuş bir bebek ilk ayını dolduruncaya kadar, nasıl bir ağlama aşırı ağlama sayılır? Bu soruya cevap vermek pek kolay değildir-, çünkü her bebek ötekinden ve bebeklerin her günü birbirinden farklıdır. Bütün bebekler ağlar, bazıları diğerlerinden daha çok ağlar.
Bazı günler bebeğiniz günde üç dört defa toplam 20 ila 30 dakika {özellikle beslenmeden, uykudan önce ve altını kirletirken) ağlayabilir. Bir başka gün ise avazı çıktığı kadar saatlerce ağlayabilir.
Çalışmalar, bebeklerin çevrelerindeki strese ağlamak yoluyla tepki gösterdiklerini ortaya koymuştur; durum ne kadar stres verici olursa, ağlama da o denli uzun ve yoğun olmaktadır. Dolayısıyla, eğer bebeğin anne ve babası kötü bir gün geçirmiş ise, bu durum bebeğe yansı-yabilmektedir. Bununla beraber, evdeki hava sakin olduğu zamanlar bebeğin huysuzluğu da, bebeğin durumdan etkilenme oranına bağlı olarak azalmaktadır, ilk bebekler, belki de anne ve babası daha sonraki çocuklarına karşı daha yumuşamış olduklarından, muhtemelen daha uzun ağlarlar.
Yeni doğan bebeğin sinir ve sindirim sistemi dış dünyaya alışmayı öğrenmektedir. Bazı bebekler için, bu alışma son derece zor bir iştir. Eğer bebeğiniz daha çok öğleden sonraları ve akşamları ağlıyorsa, gaz yüzünden midesi şişmiş olabilir, koiik olabilir (yani mide ve barsak ağrısı olabilir.) Anne ve babalar çok az hastalık karşısında kendilerine kolik (karın ağrısı) esnasında olduğu kadar çaresiz hissederler.
şimdi anlatacağımız manzara anne baba için hiç de yabancı gelmeyecektir. Bebeğiniz hastanede sessiz sedasızdır; fakat eve geldikten birkaç gün sonra saatlerce süren bir şekilde ağlamaya başlar. Bezini değiştirir, kucağınıza alırsınız; hatta emzirmek ya da biberon vermek istersiniz. Ancak bunların hiçbiri onu susturmaya yetmez. Bebeğiniz o kadar güçlü ağlar ki, ağlamaktan yüzü kıpkırmızı olur. Midesi şiş ve gergindir; ayaklarını karnı üzerine çekmiştir. Elleri ve ayaklan soğuktur.
Bebeğinizin çok ciddi bir rahatsızlığı olduğunu sanıp endişelenirsiniz ve hemen bebeğin doktorunu ararsınız.
Bu tür belirtileri olan bir bebek ciddi derecede hasta değildir. Bebek acı çeker ve tepki olarak da bitkin düşünceye kadar şiddetle ağlar. Karın ağrısının ciddiyeti ve sıklığı değişkendir. Bazı bebeklerin akşamları bağırarak saatlerce ağlayacakları önceden bilinir; kimi bebekler de gün içerisine yayılmış olarak daha kısa aralarla ağlarlar. Bazı bebekler gündüz vakti ağlar susar; gece iyi uyurlar, bir kısım bebekler de ağlamalarını gece yarısına saklarlar.
Karın ağrısı çeken bir bebek genellikle karnı doyurulduktan sonra ağlamaya başlar; bu, kolik olan bir bebeği karnı aç normal bir bebekten ayıran bir işarettir.
Karın ağrısına neden olan şeyin ne olduğunu söyleyebilmek zordur. Bazı bebekler diğerlerine nazaran karın ağrısına karşı daha hassastır. Karın ağrısı nöbetlerinin nedeni açlığın yanı sıra beslenirken yutulan ve barsaklara giden hava da olabilir. Bebeğini anne sütüyle besleyen annelerin yemiş olduğu şeyler, özellikle yüksek karbonhidrat içerikli besinler, bebeğin barsaklarında aşırı fermantasyona neden olabilir.
Karın ağrısından ya da başka bir nedenden kaynaklanan aşırı ağlama için ne yapmalıdır?
Öncelikle şu kabul edilmelidir ki, ne olacağı önceden bellidir. Bebeklerin büyük çoğunluğunda (hatta çok şiddetli karın ağrısı çekenlerde bile) bu ağlama krizleri üçüncü ayın sonuna doğru kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Bu büyülü zamana ulaşana kadar anne ve babalar çok çeşitli şeyler yaparlar (ne yazık ki hiçbiri de derde deva olmaz). Herşeyden önce, bebeğin karnının aç olup olmadığı belirlenmelidir. Bebeğinizin kamı aç mı? Eğer bebek karnı açken, iyi bir şekilde karnını doyurduktan sonraki 2 saatten daha az ağlıyorsa, ağlamanın sebebi muhtemelen aç olduğundan değildir. Bununla beraber, başka öğünlerde de bunu deneyebilirsiniz. Bazen sadece emzirme esnasında rahatlık verici bir şekilde tutmak bile yeni doğmuş bir bebek için yeterli olacaktır.
Bebeğin bezini değiştirin ya da bebeği kucağınıza alarak geğirtmeye çalışın. Bazı bebekler sallanmaktan, bazıları da şarkı ya da ninni söylenmesinden hoşlanır ve susarlar. Doktorlar anne ya da babasının kalbi üzerinde kucağa alınan bebeklerin daha az ağladıklarını söylemektedirler.
Eğer bebeğin karın ağrısı varsa, dikine tutmak yardımcı olabilir. Bazı bebeklerde ısıtılmış bir siye suyu kamı üzerine yerleştirmek de karın ağrısını geçirmek için yardımcı olabilir. Bununla beraber, bu yöntemi denemeye karar verdiyseniz, sıcak su dolu şişenin bebeği incitecek kadar sıcak olmamasına Özen gösteriniz. Eğer su çok sıcaksa, bebek rahatsızlığını belli edecektir.
Bazen bebeği sallamak ya da dolaştırmak da yararlı olabilir. Bebeğinizi aşırı miktarda kucakta tutmaktan ona zarar geleceğini düşünerek korkmayınız. Böyle bir şey mümkün deği-dir. Eğer yararı olduğunu görüyorsanız, bebeğinizi kucağınıza almaktan çekinmeyiniz.
Karın ağrısı çeken bir bebeği yumuşak bir battaniyeye sarmak da kimi zaman çok yararlı olabilmektedir. Bebeğe yatıştırıcı vermek beşik gibi bir yere koymak, bebek arabasına yerleştirmek, araba ile kısa bir gezintiye çıkarmak gibi yöntemler de işe yarayabilir.
Karın ağrısı çoğunlukla bebek gaz çıkardığında ya da altını kirlettikten sonra geçer. Bazen rektuma bir rektal termometre sokmak yolu ile gaz çıkarmasına ya da dışkılamasına yardımcı olmak yolu ile bebeğin rahatlaması da sağlanabilir.
ediniz.
Eğer bebeğinizin karın ağrısı çok inatçı ise, bebeğinizin doktoru (eğer bebeğinizi biberonla besliyorsanız) herhangi bir gelişme olup olmadığını görmek için başka bir formül denemenizi salık verebilir.
Tüm bu gayretlerinize karşın bebeğiniz yine de ağlamayı kesmiyorsa ne yapmalı? Eğer herhangi bir hastalık belirtisi yoksa bundan sonra yapılması gereken belki de ne olacağını beklemektir. Bazı bebekler bir süre ağlamadan uykuya dalamazlar. Tüm bu gösterilen yöntemleri deneyerek bebeği susturamazsanız, bebeğin 20 dakika kadar beşiğinde ya da karyolasında ağlamasından korkmayınız.
Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!
Aradığınızı Bulamadıysanız Aşağıdaki Google Gelişmiş Aramayı Kullanın
Üst Kategoriler Bebek ve Çocuk Sağlığı, Gebelik, Kadın Sağlığı |
