Bağlantılar

Bağlantılar

Son Eklenen Yazılar


« Mastürbasyon Nedir Faydaları Ve Zararları | Main | Flört Nedir »

Erotik Rüralar Ve Uykuda Meni Gelmesi

By admin | Mayıs 10, 2008

Sağlık Sorunlarınızı Bize Yazın Doktorlarımız Cevap Versin

EROTİK DÜŞLER VE UYKUDA MENİ GELMESİ
Kimsenin doğrudan doğruya sorumlu olmadığı, ama bununla birlikte birçok erkek ve kadına zevk sağlayan bir de erotik görüntülere yer veren düşlerde ortaya çıkar. Kinsey’in araştır­maları her on erkekten sekizinin ve her on kadından yedisinin böyle düşler gör­düklerini doğrulamaktadır. Bu düşler er­keklerde çoğu kez meni gelmesiyle, ka­dınlarda ise bazen cinsel doyumla sona erer. Bu olayın yaygınlığı ko­nunun üzerinde durmayı gerektirmekte­dir. Bu olayı erotik düşlere yol açabile­cek ruhsal itilimlere mi bağlamak gerek­tiği, yoksa aksine ruhsal uyarılmanın fizyolojik uyarılarla mı gerçekleştiği sorusu, uzun süre tartışılmış ve sonunda bu tartışmaların yararsız olduğu anlaşıl­mıştır. Kinsey araştırmaları sırasında, uykuda meni gelmesinin henüz düzenli cinsel ilişkilerde bulunmamış genç erkeklerde daha çok görüldüğünü saptamıştır. Bununla birlikte bu tür meni gelme olaylarının ergenliğin ilk döneminde çok az görüldüğünü, ama yeni yetişkin erkeğin cinsel etkinliğe ilişkin deneyleri arttıkça uykuda olayları­nın sayısının yükseldiğini belirtmek gerekir. Bu durumda erotik düşlerin kökeninde mastürbasyondan cinsel iliş­kilere kadar uzanabilen deneylerin yat­tığı düşünülebilir. Bütün cinsel ilişkilerde olduğu gibi, uykuda olaylarının sıklığı da değişir. Bazı erkekler uykuları sıra­sında hiç boşalmadıkları halde, bazıla­rında bu durum aynı gecede iki ya dâ üç defa görülebilir. Alışkın olduğu herhan­gi bir maddeden (ilâç, uyuşturucu madde) birdenbire yoksun bırakılan kimselerde de, iki ya da üç hafta boyunca çok sayıda uykuda olayları görülür. Erotik düşlerin ileri yaşlarda da varlığını sürdürmesi özellikle bilinçli bir cinsel etkinliğin yerini alması alışılmış cinsel uyarılara karşı tepkide bulunmayan kişilerde özellikle yaygındır. İleri yaşlarda uyku­da olaylarına özellikle toplumla gerektiği gibi ilişki kuramamış ve cinsel etkinliğini düş dünyasına aktarmış çekingen kişilerde de rastlanır. Bu olaylara yol açan düşlerin konuları son derece çeşitlidir. Genellikle cinsel uyarıya yol açan durumlara yer verirler; kişi rüyasında etkin bir rol görmeyip olaylara seyirci kalmakla da yetinebilir.
Erotik düş görenlerin çoğu anında uyanırlar. sırasında uykuyu sürdürenlere az rastlanır. Erkeklerin erotik düşleri zaman zaman ciddi bilimsel incelemelere konu olmuş­tur. Buna karşılık, kadının düşsel cinsel­liği son yıllara kadar aydınlatılamamıştı. Kinsey, 7000′den çok kadın üzerinde araştırma yaptıktan sonra, bu kadınların büyük çoğunluğunun, yani yaklaşık olarak yüzde yetmişinin sırasında cinsel doyuma ulaşabildikleri­ni saptamıştır. Cinselliğin, erkeğin ana ayrıcalığı olduğu görüşünden yola çıkan çağdışı ön yargı, kadınların erotik düşle­rine ilişkin bilgi noksanlığının da bir ne­denidir.
Erotik düş erkekte gibi somut bir iz bırakır; kadın için böyle bir şey söz konusu değildir, çünkü dölyolu salgısı vücudun içinde kalır. Bazı dişi hayvanların erotik düş gördük­leri saptanmıştır. Bu gözlemler sırasın­da kızgın dişi köpeklerde karakteristik kasılma hareketleri görülmüş ve cinsel organlarında bir şişkinlik meydana gel­miştir; bu belirtiler kuşkusuz yoğun bir cinsel heyecanın sonucunda ortaya çıkmışlardır. Bunlardan başka, uyanık durumdayken cinsel doyuma ağır ve güç erişen kadınların uykuda cinsel doyuma hızla ve kolayca ulaştıkları yine gözlemler sonucunda anlaşılmıştır. Bu­nun nedeni belki de uyku sırasında ın etkisiz kalmasıdır. Bazı kadınların ise uyanıkken duydukla­rı cinsel zevki uykuda gerçekleşen doyumda da aynı yoğunlukta hissettik­leri meydana çıkarılmıştır. Bu da erotik düşün unutulmasının raslantısal olma­dığını göstermektedir.Unutma genellik­le, suçluluk duygusunu azaltma ya da ortadan kaldırma amacını güden bilinç­altı bir isteğin sonucudur. Kuşkusuz bilinçaltı baskı düşe çeşitli oranda müdahelede bulunabilir. Ahlaksal ya­saklar ne kadar güçlüyse bilinçaltında o kadar derine sızarlar. Bazı durumlarda kadınlar, cinsel doyuma erişebilirler. Bazı kadınlar ise, düşlerinin konusu tümüyle cinsel nitelik taşısa bile, cinsel doyuma ulaşamazlar. Bu durumlarda cinsel doyumun eşiğinde beklenmedik bir olay erotik sahneleri etkisiz hale getirerek kadının cinsel doyuma ulaş­masını engeller. Burada da yine ahlak­sal yasalara bağlı olan baskı ortaya çık­maktadır.
Erotik düşleri inceleyen uzmanlar ka­dınların bu düşleri anormal kabul etme eğiliminde olduklarını, erkeklerin ise aynı düşleri doğal bir yatışma biçimi olarak değerlendirdiklerini saptamışlar­dır. Bu konuda normalin ve anormalin nasıl belirlenebileçeği akla gelebilir.Normal bir cinsel birleşme sırasında cinsel doyuma ulaşamayan kadınlar ve henüz cinsel ilişkide bulunmamış baki­reler erotik düşlerin sağladığı zevki gözü kapalı kabul ederler mi? Bu zevkin bilincine sahip midirler? Bu sorulara doyurucu bir cevap vermek henüz mümkün değildir.
Kinsey’e göre, kadınların gördüğü erkeklerinkine oranla düş gücüne çok daha fazla yer verir. Homoseksüel konulu düşlerin ortalama­sı yüzde 16 gibi bir rakama ulaşacak kadar yüksektir. Ama bu oranın yüksek­liği homoseksüellik eğiliminin belirtisi sayılmamalıdır. Bu düş kadın için baskıdan kurtulma ve bilinçaltının en derin gerekliliklerini yerine getirme ara­cıdır. Kadınların yüzde otuz altısı düşlerinde” cinsel birleşmede bulunur; düşlerinde ırzlarına geçildiğini gören kadınların oranı ise yüzde dörttür Irza geçmede zorlama söz konusu olduğun­dan ve cinsel birlerşme kadın istemeden gerçekleştiğinden, düşte ırzına geçilme olayı kadının cinsel ilişkide her türlü sorumluluktan kaçınmak eğilimi olarak yorumlanabilir.
Freud’a göre düş kişinin uyanıkken bastırdığı bilinçaltı arzuların somutlaşmasıdır. Uykuda, bilinçaltı kendini görüntülerle açığa vurur ve kişiyi, bastırdığı arzular konusunda simgelerin yardımıyle uyarır. Ama insan bu düş­leri yorumlamaktan kaçınır. Çünkü bu düşlerde gerçeğin ve giderek kendisi­nin hoş olmayan bir yansımasını gör­mekten korkar. İşte bu durumda’düşsel sansür’ ortaya çıkar ve bilinç ile bilinçaltı arasında bir süzgeç görevi yapar. Düşün bildirisini düşü gören kişi için kabul edilebilir biçimlere sokar. Çocukluk ve yeniyetmelik döneminde edinilen bütün ahlaksal değerler, bu durumda ise bir baskı ya da bir sansür biçiminde karışırlar. Bilinçaltından çı­kan hayallerin kabalığını gidererek bi­linç tarafından kabul edilebilir bir görünüm verirler.

Aradığınızı Bulamadıysanız Aşağıdaki Google Gelişmiş Aramayı Kullanın

Alt Kategoriler: , , , , , , , , , , , , , ,

Üst Kategoriler Cinsel Sağlık, Kadın Sağlığı |

Comments