<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Bilgileri</title>
	<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com</link>
	<description>Sağlıklı yaşam, Kadın, erkek, çocuk, ruh sağlığı, cinsellik, hastalıklar</description>
	<pubDate>Fri, 16 May 2008 15:17:10 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Soğukluğun Sebepleri Ve Kökenleri</title>
		<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com/soguklugun-sebepleri-ve-kokenleri/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikmerkezi.com/soguklugun-sebepleri-ve-kokenleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 May 2008 15:17:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel birleşme]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel soğukluğun sebepleri]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel soğukluğun tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel soğukluk]]></category>

		<category><![CDATA[cinselbilim]]></category>

		<category><![CDATA[Soğuk bir kadın nasıl olur]]></category>

		<category><![CDATA[zevk alabilmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikmerkezi.com/soguklugun-sebepleri-ve-kokenleri/</guid>
		<description><![CDATA[Her şeyden önce soğukluğun hangi sürece göre belirlendiği sorusu akla gelebilir.Bu bakımdan hastalarıyle yaptıkla­rı görüşmeler Saint Louis doktorlarına kadınlarda son derece yaygın bir cinsel davranışı tanımlama olanağı sağlamıştır Soğuk bir kadın durumunun bilincine vardıkça, git gide artan bir endişeyle &#8220;Neyin eksik?&#8221; &#8220;Niçin başkaları gibi de­ğilim?&#8221; sorularını tekrar eder durur. &#8220;Normal&#8221; bir kadın olmadığı kuşkusuna kapılır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her şeyden önce soğukluğun hangi sürece göre belirlendiği sorusu akla gelebilir.Bu bakımdan hastalarıyle yaptıkla­rı görüşmeler Saint Louis doktorlarına kadınlarda son derece yaygın bir cinsel davranışı tanımlama olanağı sağlamıştır Soğuk bir kadın durumunun bilincine vardıkça, git gide artan bir en<a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/dis-sagligi/" class="alinks_links" onclick="return alinks_click(this);">diş</a>eyle &#8220;Neyin eksik?&#8221; &#8220;Niçin başkaları gibi de­ğilim?&#8221; sorularını tekrar eder durur. &#8220;Normal&#8221; bir kadın olmadığı kuşkusuna kapılır ve kocasının kendisiyle kurduğu ilişkilerle nasıl yetinebildiğini düşünme­ye koyulur. Cinsel doyuma ulaşmadaki güçsüzlüğünü ortaya çıkardığı için cin­sel birleşmeden gittikçe daha çok kork­maya başlar. Bu durumda cinsel istekle­rini daha belirdiği anda bilinçsiz olarak bastırmaya yönelir. Böylece eşinin gösterdiği ilgiye karşı duyarsız kalır. Karısı­na güven vermesi için doktorun erkeğe eşinin &#8220;gerçek bir kadın&#8221; olmamaktan duyduğu bu korkuyu açıklaması gerekir. Soğuk bir kadının kocasıda, kendi açısından çoğu kez acemi ya da tutarsız olmaktan korkar. Bir başka önyargı ise, çiftin bu sorunları ele almaktan kaçın­ması yolundadır. İki eşin arzularını ve korkularını içtenlikle paylaşmalarına ol­dukça az rastlanır. Hatta yıllarca süren bir ortak yaşamdan sonra bile, eşler zevklerini birbirlerine açıklamaya cesa­ret edemezler. Sahte bir utangaçlığın ör düğü sessizlik duvarı, ancak çift doktor­lara başvurduğu zaman yıkılır. Bundan sonra her iki eş sorunlarını açıkça ele alma alışkanlığını kazanırlar. Hiç bir konu nun ele alınmasından kaçınmamak karı kocanın yaşantısını uyumlu ve mutlu kı­lar. Örneğin cinsel konuları tartışma­mak, giderek başka konuların da tartış­ma dışı kalmasına yol açabilir. Bu durumda çiftlerin tedavisine bir &#8220;çöz me&#8221; çalışmasıyla başlamak gerekir. En sonunda erkek ve kadın aile bütçesini ve çocuklar konusunu bir kenara bırakıp ruhsal durumlarından söz etmeye başlar lar. Bu konuşma tarafların davranış ha­talarının ortaya çıkmasını sağlar.Hata­lar<br />
saptanınca tedavi kolaylaşır.<br />
Ruhsal durumların anlatılmaması hataları sür­dürür; bu hataları işleyerek eşinden hoş­nutsuzluk uyandıran bir erkek bu tutumuna bütün saflığıyla devam eder ve eşi ni kendinden soğutur. Oysa hataları ko­nusunda uyarılacak olsa, kuşkusuz dav­ranışını değiştirmeğe çalışacaktır. Saint Louis kliniği doktorlarının rolü sadece hatalı davranışların nasıl önleneceği ko­nusunda öğütler vermektir. Soğukluğun başka bir ana nedeni, Masters ve Johnson&#8217;un deyimine göre, &#8220;cin­sel mutluluğu gerçekçi olmayan bir an­layışa dayandırmaktır&#8221;. Aşk ilişkilerin­den fazla şeyler beklemek ve onları çok romantik bir biçimde düşlemek düş kı­rıklığına yol açabilir. Bu gerçekçi anlayış yokluğu çoğu kez kadınlarda görül­mektedir. Ailesel ve toplumsal koşullan ma kadınları aşkı yüceltmeğe yöneltti­ğinden, kadınlar bu koşullanmanın etki­siyle cinselliği de yüceltirler. Doğal ger­çeklerle yüz yüze gelince de çoğu kez düş kırıklığına uğrarlar. Erkekler düş ku­rabilirler. Örneğin fahişelerle düşüp kalkmaya alışmış bir erkek, karısında aradığını bulamaz ve düş kırıklığına uğ­rar. Her iki eşin de kendilerini cinsel uyuma götürecek yolun sadece sevgi ve sa­bırdan geçtiğini bilmeleri gerekir, öte yandan, cinselliğin gerçek niteliğini de öğrenmeleri gerekir. Saint Louis kliniğin de uzmanlar kadınlara aşk konusundaki bilgilerinin yeterince olgun olmadığını, cinselliğin yaşamın gerçekliği içinde dü­şünülmesi ve kabul edilmesi gerektiğini ve eşlerinin cinsel tepkilerinin &#8220;uygun­suz&#8221; olarak değerlendirilemeyeceğini anlatmaya çalışırlar. Erkeklere de eski önyargılardan, ilk deneylerin yol açtığı sapmalardan kaçınmalarını öğütlerler. Birbirlerine içlerini açan, ortak sıkıntıla­rını dile getiren eşler davranışlarını de­ğiştirebilirler ve sonuç olarak cinsel mut luluğa erişebilirler.<br />
Eşlerden birinin mutluluğunun ancak öbür eşin mutluluğuyla var olabilecaği henüz güç kabul edilen bir gerçektir. Ço ğu kadınlar görevlerinin, niteliği kendi­lerini ilgilendirmeyen bir gereksinmeyi gidermek için kocalarına yardım etmek olduğunu düşünerek, bir kadının pasif kalarak kocasını cinsel yönden duyura­bileceğine inanırlar. Kadının boyun eğ­mek zorunda olduğu erkeklerin bu ge­reksinmesi bir çocuk dünyaya getirerek yüceltilebilir. Daha aktif kadınlar bile kendilerine saygı göstermekle birlikte yi ne de kendilerinden isteklerine boyun eğen cinsel bir aletmiş gibi yararlanmak isteyen kocaları beğenirler. Bu erkekle­re ve kadınlara, <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinselbilim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinselbilim">cinselbilim</a> uzmanları cinsel işlevin de insancıl bir ilişki oldu­ğunu ve eşlerden birini olduğu kadar öbürünü de ilgilendirmesi gerektiğini öğ retirler. Bu işlev her iki eşi paylaşılan bir doyumda birleştirdiği ölçüde cinsel mut­luluk kaynağı olabilir. Yeniden eğitilme gereksinmesini duyan genellikle kadındır; çünkü onun yaşamı ailesel eğitimin ve toplumsal kuralların öngördüğü zorlamalar, baskılar ve tabu­larla doludur. Bugün, fiziksel aşkı erkek gözüyle düşünmeye alışmak zorundadır Zevke ulaşma kadın için de, öbür gerek­sinmelerinin giderilmesi kadar doğal kar şılanmalıdır.<br />
Birçok kadında soğukluğun nedeni, istenmeyerek evlenilmiş bir erkeği bi­linçli ya da bilinçsiz olarak reddetmenin bir belirtisidir. Eşini seçmekte yanılmış olduğu düşüncesi kadında oldukça de­rinlere kök salabilir. Günümüzde bu tür soğukluk yayılma eğilimi göstermekte­dir. Çünkü ideal erkek nitelikleri sürekli bir evrim geçirmektedir. Modern erkek kaslarının gücüyle, gönül çelici davra­nışlarla ya da düşmanlarla savaşma veya vahşi hayvan avlama gibi yiğitlik gösterileriyle değerlendirilmemektedir. Günlük yaşam güçlüklerine göğüs ger­mek yalnız erkeğin görevi olmaktan çık­mıştır; artık kadın da bu konuda önemli rol oynamaktadır. Ancak aile içinde ka­dın ve erkeğin rollerinin eşit olduğu ilke sinin mesleksel ve ailesel yaşamda olsun, geleneklerde olsun benimsenmesine karşılık bu ilke henüz kadınların bi­linçaltına yerleşmiş değildir. Kocanın ge leneksel &#8220;üstünlük kompleksi&#8221;ni göster­mek istemediği durumlarda, kadın eşin­in erkekliği konusunda çoğu kez olum­suz izlenimler edinir. <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinselbilim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinselbilim">Cinselbilim</a> uz­manları birçok kadının <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-birlesme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel birleşme">cinsel birleşme</a><br />
sırasında kendilerine eşit davranılmasını istemediklerini, cinsel birleşmeden <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/zevk-alabilmek/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with zevk alabilmek">zevk alabilmek</a> için &#8220;sahip olunma&#8221; duy gusunu duymak istediklerini bilirler. Bu nedenle, doktordan kocalarının nitelik­leri konusunda kendilerine güven verme sini isterler. Kocaları soğukluğun geçme si için doktorla işbirliği yapmağa razı olursa bu davranışından çok hoşnut olurlar.</p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=759&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_759" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikmerkezi.com/soguklugun-sebepleri-ve-kokenleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsel Soğukluk</title>
		<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-sogukluk/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-sogukluk/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 May 2008 14:55:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[Cinsel anlaşmazlık]]></category>

		<category><![CDATA[Cinsel davranış bozukluğu]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel soğukluğun tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel soğukluk kimlerde görülür]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel soğukluk sebepleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-sogukluk/</guid>
		<description><![CDATA[Bugün aşkta uyumluluğu arayan ve özel likle de aradıkları uyuma kadının tepki­leri yüzünden ulaşamayan çiftlere etkili öğütler verilebilir. Cinsel anlaşmazlık konusunda Saint Louis kliniğinde Mas-ters ve Johnson tarafından yeni bir tedavi yöntemi uygulanmıştır. Bu yöntem sadece kadını değil, hem kadını hem koca­sını tedavi amacını güder. Bunun nede­ni cinsel davranışın kişisel bir olay olmamaşıdır. Cinsel davranış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün aşkta uyumluluğu arayan ve özel likle de aradıkları uyuma kadının tepki­leri yüzünden ulaşamayan çiftlere etkili öğütler verilebilir. <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-anlasmazlik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Cinsel anlaşmazlık">Cinsel anlaşmazlık</a> konusunda Saint Louis kliniğinde Mas-ters ve Johnson tarafından yeni bir tedavi yöntemi uygulanmıştır. Bu yöntem sadece kadını değil, hem kadını hem koca­sını tedavi amacını güder. Bunun nede­ni cinsel davranışın kişisel bir olay olmamaşıdır. Cinsel davranış ancak eşin tutumuna göre vardır.<br />
Saint Louis&#8217;deki tedavi yaklaşık olarak on beş gün sürer. Eşler her şeyden önce duygusal ve cinsel ilişkilerinin geçmişini anlatırlar. Bundan sonra çiftlere cinsel ilişkilerini nasıl düzeltecekleri konusun­da öğütler verilir. Bu öğütlerin uygulan­masıyla elde edilen sonuçlar hastalar ve doktorlar arasında günü gününe tartışı­lır. Tartışmaya katılan <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinselbilim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinselbilim">cinselbilim</a> uzmanı doktorlardan biri kadın, biri erkek olur. Masters ve Johnson bir kadının bazı sırlarını ancak bir kadına, bazı sırlarını ise sadece bir erkeğe açtığını sapta­dıkları için bu yolu seçmişlerdir. Bu durum erkek için de geçerlidir. 1959&#8242;dan 1964&#8242;e kadar, 215 çift Saint Louis kliniğinde tedavi görmüştür. 215 kadından 137&#8217;si tam ya da kısmî soğuk­luktan yakınmaktaydılar. Tedavi sonun­da, sadece 16 kadın sorunlarını çözmeyi başaramamıştır. Geri kalanların ise iyi­leştikleri beş yıl sonra yapılan bir kontrolla kesin olarak anlaşılmıştır.</p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=758&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_758" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-sogukluk/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınların Cinselliğe Bakış Açıları</title>
		<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadinlarin-cinsellige-bakis-acilari/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadinlarin-cinsellige-bakis-acilari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 May 2008 14:36:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel eşitlik]]></category>

		<category><![CDATA[Cinsel haklar]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel ilişkinin doyurucu ol­ması]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel irade­]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel ta­bulara]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel tekni­kler]]></category>

		<category><![CDATA[cinsellikten zevk al­mak]]></category>

		<category><![CDATA[kadında cinsel zevk]]></category>

		<category><![CDATA[kadınların cinsel sorunları]]></category>

		<category><![CDATA[psikanalist nedir]]></category>

		<category><![CDATA[Psikoterapi nedir]]></category>

		<category><![CDATA[soğuk kadın nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadinlarin-cinsellige-bakis-acilari/</guid>
		<description><![CDATA[Karılarına tam bir eş gibi davranan ve onları arzularının aleti ya da cinsel sıkın tılarının çaresi gibi olarak görmeyen er­keklerin sayısı da çoğalmıştır. Bunlara paralel olarak, kadın haklarını savunan yayınlar erkekleri cinsel alanda bilgisiz­likle suçlamışlardır. Bu durumda birçok genç kadın cinsel zevki bir amaç olarak görmeye başlamış, cinsel zevkle mutlu­luğu özdeşleştirmiştir. 1950&#8242;lerde bazı kadınlar devrin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Karılarına tam bir eş gibi davranan ve onları arzularının aleti ya da cinsel sıkın tılarının çaresi gibi olarak görmeyen er­keklerin sayısı da çoğalmıştır. Bunlara paralel olarak, kadın haklarını savunan yayınlar erkekleri cinsel alanda bilgisiz­likle suçlamışlardır. Bu durumda birçok genç kadın cinsel zevki bir amaç olarak görmeye başlamış, cinsel zevkle mutlu­luğu özdeşleştirmiştir. 1950&#8242;lerde bazı kadınlar devrin modasına kadar yansı­yan tahrik edici davranışlara yönelmiş­lerdir. Bu anlayış bazı kadınlara cinsel özgürlüklerine kavuşmak için, bütün ta­bulara sırt çevirme olanağı sağlayan kol lektif bir bilinçlenme olarak yorumlan­mıştır. Ama bu kuşak istediği haklara ka vuşunca, cinsel doyumun sadece irade­ye bağlı olmadığını ve en cömert/en an layışlı eşin bile kadının bütün cinsel so­runlarını tek başına çözemeyeceğini ça­bucak anlamıştır.<br />
Bu alanda, binlerce yıllık pasifliğin oluş turduğu, psikolojik koşullanmayı kısa sü rede ortadan kaldıracak bir mucizeye güvenmek de boşunaydı. Sadece en<a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/dis-sagligi/" class="alinks_links" onclick="return alinks_click(this);">diş</a>enin kadının tepkilerini sınırladığı ve zev ke ulaşmasını önlediği ortadaydı. Ancak bunu bilmek yetmiyordu; çünkü içgüdü sel tepkiler zekâya ya da iradeye kolay­ca boyun eğmiyorlardı. &#8220;Soğukluk&#8221;tan şikâyet eden kadınların, iyi öğrenim gör müş ve yaşamları rahat olanları psikanalistlere ve psikologlara başvuruyorlardı. Psikoterapi ve bazı uzmanların öğütleri tepkileri sadece geçmişin kalıntılarıyla gölgelenen kadınların durumunu düzeltmeyi çoğu kez başarıyordu. Bununla birlikte sorunun gerçek ve top­lu çözümü, <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-iliskinin-doyurucu-ol%c2%admasi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel ilişkinin doyurucu ol­ması">cinsel ilişkinin doyurucu ol­ması</a>nda rolü büyük olan erkeklere de bağlıydı. Oysa erkekler bilgisizliklerini sürdürmekte ve cinsel davranışlarını de­ğiştirme zorunluğunu anlamamaktaydı­lar. Ama erkeklerin değişmeye karşı bencillikten, bilgisizlikten ve düş gücü yok­sunluğundan doğan direnmeleri uzun sürmedi. <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-haklar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Cinsel haklar">Cinsel haklar</a>ının bilincine va­ran kadınların sayısı gittikçe arttı. Reka­bet korkusu erkekleri davranışlarını deği ğiştirmeye yöneltti. Çünkü kadınlar ar­tık kendi özlemlerini, kendi isteklerini anlayan erkekleri yeğlemekteydiler. Bu durumda erkeğe eşlerden her birinin eşit zevk sağlayacağı bir davranışı kabul etmek kalıyordu.<br />
Kadın ve erkeği yeni bir ilişki kavramına iten bu evrim kuşkusuz çok yenidir. Gü­nümüz koşullarının kadına sıkıcı ev iş­lerinden kurtulma olanağı veren geliş­melerinin de, bü evrimi dolaylı yoldan kolaylaştırdığını kabul etmek gerekir. Gerçekten de yorgunluğun cinsel etkin­liği azalttığı bilimsel olarak doğrulanmıştır.Son zamanlarda kadınlar, kendi cinsiyet leri için siyasal ve toplumsal eşitlik iste­mekle yetinmeyip, eskiden beri erkeğe tanınan zevk hakkını da istemeye başla­mışlardır. Kadın artık ne bir köle, ne her buyruğa boyun eğen bir hizmetçi, ne &#8220;savaşçının rahatı&#8221;nı sağlayacak süslü püslü bir taş bebektir. Gerçek sorun bun dan böyle kadınların ne istediklerini sap tamaktır. Bu istekler konusunda bugün bazı kadınlar daha da köklü değişiklik­lerden yana olduklarını belirtmekten çe kinmemektedirler.<br />
Evtilik kurumunun yaşamasını sağlamak için, evliliğin yapısına o zamana kadar gereksiz, hatta kurallara aykırr görülen cinsel zevk kavramını sokma çabalarına girişilmiştir. Daha önceleri karı kocanın tutkusunun yıllar geçtikçe kaçınılmaz olarak azaldığı ileri sürülürken, bugün eşler arasındaki zevk ortaklığının sonsu­za dek uzadığı görüşü üstünlük kazan­mıştır. Bu &#8220;sonsuzluğun&#8221; sorumluluğu­nu üzerinde taşıyan kadın, cinsel tekni­ğiyle eşinin arzularını canlandırabilecek bir çeşit uzman olmağa zorlanmaktadır. Bu evrimin karı kocanın sorunlarına do­yurucu bir çözüm getirip getirmeyeceği henüz belli değildir.<br />
Bazı kişiler başka girişimlere atılmakta­dır. Tekdüzeliğin sevginin azalmasına yol açtığı görüşünden hareket eden bu kişiler evli gruplar arasında eşlerin değiş tirildiği deneylere girişmişlerdir. Bu giri­şimlerin bilim ve erdem adına yapıldığı ileri sürülmekteyse de bunları yapanlar, insanın yüzyıllar boyunca kendi vücudu na uyguladığı ahlaksal baskıların önemini gözden kaybetmektedirler; oysa bu baskılar insanın cinselliğinin oluşumuna yardım etmişlerdir. İnsanın ilkel yaşama dönerek zevkini artırabileceği görüşüne katılmak olanaksızdır. Sonuç olarak aşılan büyük mesafelere rağmen, yine de kadının toplum içinde­ki durumunun temelden değişmesi ko­nusunda alınacak uzun bir yolun bulun­duğunu kabul etmek gerekir. Tam bir toplumsal ve <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-esitlik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel eşitlik">cinsel eşitlik</a> elde ettikleri zaman da kadınların bütün sorunları çö­zülmüş olacak mıdır? Elde edecekleri bu haklar <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-sogukluk/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel soğukluk">cinsel soğukluk</a> konusunu orta­dan kaldıracak mıdır? Bugüne kadar, bir kadının doğal olarak mı, yoksa toplumsal kültürel nedenlerle mi soğuk olduğunu saptamak mümkün olmamıştır. Gelişmiş memeli hayvanlar üzerinde yapılan deneyler ve inceleme­ler dişide cinsel doyumun, cinsel birleş­meye doğal bir tepki olduğunu kanıtlamamıştır. Kadın evrim zincirinde, zev­kin bu en uç noktasına ulaşan ve dolayısıyle cinsel gerilimlerinin çözümünü bi­len tek dişidir. Zaten bu gerilimler, yal­nız kızgınlık ve verimlilik dönemlerinde çiftleşmeye hazır olan başka memeli dişilerinkiriden bütünüyle farklıdır. Ka­dınlar çoğu kez yumurtlama döneminde daha güçlü bir cinsel istek duyarlarsa da aybaşı durumundan önce de cinsel bir­leşmede bulunabilirler. Üstelik cinsel doyuma ulaşabilen kadınlar, aybaşı dö­nemlerinin her anında <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-uyari/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel uyarı">cinsel uyarı</a>lara tepki gösterirler. Bundan çıkan sonuç kadının cinsel isteğinin çocuk doğurma amacıyla sınırlı olmadığıdır. Zaten bir çiftin yaşam boyunca yaptıkları cinsel birleşmelerin sayısıyla çocukların sayısı arasında bir orantı yoktur. Bu nedenle cinsel etkinliği- üreme işlevinden ayrı olarak ele almak gerekir, önemli olan her iki eşin de cinsel etkinlikten zevk al­maları ve birlikte yeterince mutlu olabil meleridir. Günümüzün kadını, bu tür­den doyumları nerede olsa bulabilen er­keğin gereksinmesini giderecek bir çare olmayı artık kabul etmemektedir. Bun­dan başka günümüzün kadınlarının hiç değilse bir bölümü çalışma hayatına atılmıştır; yani geçimlerini sağlamak için bir kocaya gereksinme duymamaktadır.lar. Kadınların bir kısmı çalışma hayatı ile ev işlerini, annelik ve karılık görevle­rini birlikte yürütmektedir. Yani cinsel etkinliklerini zayıflatan çabalarla ve yor gunluklarla karşı karşıyadırlar. Feminist­lere bu konuda hak vermek gerekmekte­dir.<br />
Aşkın sürekli bir mutluluğa dönüşmesinde kadının katkısı çok Önemlidir. Kadın erkek ilişkisinde ilk adımı erkek atar ama, sonuç kadının tutumuna bağlıdır. Kadın-erkek beraberliğini sona erdiren de, genellikle kadındır.</p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=757&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_757" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadinlarin-cinsellige-bakis-acilari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kadında Cinsel Davranış  Bozuklukları</title>
		<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadinda-cinsel-davranis-bozukluklari/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadinda-cinsel-davranis-bozukluklari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 May 2008 13:57:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel açlık]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel doyuma ulaşmak]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel duyumsuzluk]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel soğukluk]]></category>

		<category><![CDATA[dölyolu genişlemesi]]></category>

		<category><![CDATA[döl­yolu salgıları]]></category>

		<category><![CDATA[feminist nedir]]></category>

		<category><![CDATA[kadında cinsel davranışlar]]></category>

		<category><![CDATA[Kadında Cinsellik]]></category>

		<category><![CDATA[kadının cinsel davranışları]]></category>

		<category><![CDATA[Klitoris yoluyle cinsel doyuma ulaşma]]></category>

		<category><![CDATA[ruhsal bozukluklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadinda-cinsel-davranis-bozukluklari/</guid>
		<description><![CDATA[XX. yüzyılın başında, Freud Viyana&#8217;da değişik derecelerde histerik durumlar gösteren kadınlar üzerinde yaptığı göz­lemlere dayanarak &#8220;transfer&#8221; adını ver­diği bir kuram geliştirmiştir. Bu kurama göre sinirsel bozukluklara, kişinin psikolojik gelişimi sırasında bir tutukluğun ortaya çıkması ya da libidonun bastırıl­ması yol açmıştır. Sıkıntıyı giderecek bir çare bulunamaması nedeniyle biriken cinsel gerilim, gerçekte önemli ruhsal bozuklukların belirtisi olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>XX. yüzyılın başında, Freud Viyana&#8217;da değişik derecelerde histerik durumlar gösteren kadınlar üzerinde yaptığı göz­lemlere dayanarak &#8220;transfer&#8221; adını ver­diği bir kuram geliştirmiştir. Bu kurama göre sinirsel bozukluklara, kişinin psikolojik gelişimi sırasında bir tutukluğun ortaya çıkması ya da libidonun bastırıl­ması yol açmıştır. Sıkıntıyı giderecek bir çare bulunamaması nedeniyle biriken cinsel gerilim, gerçekte önemli <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/ruhsal-bozukluklar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ruhsal bozukluklar">ruhsal bozukluklar</a>ın belirtisi olan fiziksel ra­hatsızlıklarla ortaya çıkmıştır. Freud cinsel doyumun bu gerilimleri sona er­dirdiğini ortaya çıkarmıştır. Gerçekten de cinsel doyuma erişebilen, dolayısıyle cinsel duyumsuzluğu olmayan kadınlar­da sinirsel bozukluklara oldukça az rast­lanır.<br />
Bununla birlikte Freud bu kadınların ço­ğunun cinsel doyuma gerek tek başları­na gerek eşleriyle uyguladıkları mastür­basyonla ulaştıklarına dikkati çekmiştir. Sadece küçük bir azınlık <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-birlesme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel birleşme">cinsel birleşme</a> sırasında doyuma ulaşmaktadır. Bu ger­çek Freud&#8217;ü cinsel doyumun hem klitoris yoluyle, hem&#8217;dölyolu aracılığıyle meydana geldiğini düşünmeye yönelt­miştir. <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/klitoris-yoluyle-cinsel-doyuma-ulasma/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Klitoris yoluyle cinsel doyuma ulaşma">Klitoris yoluyle cinsel doyuma ulaşma</a>, Freud&#8217;e göre cinsel doyumun &#8220;çocuksu&#8221; bir biçimidir. Dölyolu aracı­lığıyle cinsel doyuma ulaşma ise kadı­nın tabulardan kurtulmuş olmasının be­lirtisidir.<br />
Freud&#8217;ün çağı için devrimci nitelik taşı­yan görüşleri <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinselbilim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinselbilim">cinselbilim</a> uzmanları ta­rafından inceleme konusu haline getiril­miştir. <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinselbilim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinselbilim">Cinselbilim</a> uzmanları Freud&#8217;ün buluşlarından yola çıkarak, gittikçe ge­lişen yöntemlerin de yardımıyle araştır­ma alanını durmadan genişletmişlerdir. Kadınların <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-birlesme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel birleşme">cinsel birleşme</a> sırasındaki tepkileri çok çeşitli ortamlarda gözlen­miştir. Böylece bazı kadınların herhangi bir <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-uyari/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel uyarı">cinsel uyarı</a>ya cevap vermedikleri ve cinsel birleşmeye &#8220;katılmadıkları&#8221; orta­ya çıkarılmıştır. Bazı kadınlar ise uyar kılabilmekte ve fizyolojik tepkilerin (döl­yolu salgıları, <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/dolyolu-genislemesi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with dölyolu genişlemesi">dölyolu genişlemesi</a>) de gösterdiği gibi, <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-birlesme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel birleşme">cinsel birleşme</a> istemek­te ancak cinsel doyuma ulaşmayı başaramamaktadırlar. Bazı kadınlar cinsel doyuma cinsel birleşmeyle değil de sa­dece klitorisin uyarılmasıyle ulaşmakta­dırlar. Nihayet aynı <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-birlesme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel birleşme">cinsel birleşme</a> sıra­sında cinsel doyuma bir ya da daha çok kez ulaşabilen kadınlar da vardır.<br />
Büyük çeşitlilik gösteren bu tepkilerin dışında, başka ayrımlar da ortaya kon­muştur. Buna göre <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-birlesme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel birleşme">cinsel birleşme</a> sıra­sında uyarılıp da cinsel doyuma ulaşa­mayan kadınlardan bir kısmı birleşme­den sıkıntı duymaz ve hatta arzu edil­diklerini ve sevildiklerini düşünerek bundan zevk alırlar. Buna karşılık bazı­ları ise cinsel itilimlerden acı duyarlar ve bu itilimlerin doğurduğu gerilime ta­hammül edemezler; bazen içlerinde eş­lerine karşı bir kin gelişir ve aynı zaman­da aşağıhk duygusuna kapılırlar. Bazen de mastürbasyona başvururlar ya da cinsel birleşmeden önceVeya sonra cin­sel doyuma ulaşıncaya kadar kendilerini uyarılmaya bırakırlar fakat bu durum­dan utanırlar. Bu utanç kolayca doyu­ma ulaşan eşlerinden zevkli olmayan bir işi yapmalarını istemelerinden doğar. Psikanalistlerin iki dünya savaşı arasın­daki yıllarda saptadıkları bu sonuçlar, o zamandan beri büyük değişikliklere uğramamıştır. Kinsey raporunun ince­lenmesi, o yıllar için belirlenen sınıflan­dırmanın günümüzde de geçerli oldu­ğunu göstermektedir. <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-sogukluk/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel soğukluk">Cinsel soğukluk</a>, elli yılı aşkın bir süredir özel incelemelerde olduğu kadar kadın dergilerinde ve radyo yayınlarında bile sık sık tekrarlanan bir terim olmuştur. Soğuk kadın nasıl tanımlanabilir? <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-uyari/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel uyarı">Cinsel uyarı</a>ya tepki göstermeyen kadınlara mı, yoksa <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-birlesme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel birleşme">cinsel birleşme</a> sırasında cin­sel doyuma ulaşamayan kadınlara mı &#8220;soğuk&#8221; denilir? Bugün böyle bir ayrım geçerli değildir. Masters ve Johnson gibi çağdaş <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinselbilim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinselbilim">cinselbilim</a> uzmanlarının asıl amacı kadının cinsel yaşamını nasıl sür­dürdüğünün incelenmesidir. Eğer kadın eşiyle bir denge kurmayı başarmışsa, cinsel doyuma ulaşıp ulaşamayışı, cin­sel doyumun klitoris ya da dölyolu ara­cılığıyle gerçekleşmesi gibi sorunlar önemini yitirir ve arka plana itilirler.Özellikle, dölyolu &#8216;orgazmına (cinsel doyum) ulaşamayan bir kadın, günü­müzde artık anormal olarak kabul edil­memektedir.<br />
Kadının cinsel yönden aşağı bir durum­da olduğu konusu ancak İkinci Dünya Savaşı sonrasında somut olarak ortaya atılmıştır. Bunda varoluşçu yazarların ve özellikle Simone de Beauvoir&#8217;ın bü­yük rol oynadığı bir feminist akım etkili olmuştur. Simone de Beauvoir ikinci Cinsiyet adlı kitabında kadınların cinsel liklerini doya doya yaşamak konusunda karşılaştıkları güçlükleri göstermek için Freud&#8217;ün görüşlerini ele alır. Bu duru­mun sorumluluğunu erkek tarafından ge liştirilmiş ve kabul ettirilmiş değerler üzerine kurulu ve kadının ancak ikinci derecede rol oynadığı toplumsal düze­ne yükler. Yazara göre hizmetçi düzeyi­ne indirilen kadın kocanın ancak top­lumsal ve entelektüel bir &#8220;uzantısı&#8221;dır. Bu sınırlamalar karşısında kadının cinsel doyum sorununu ele alabilmesi olanak­sızdır. Erkekler aralarında <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsellik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsellik">cinsellik</a> konu sunu her yerde ve her düzeyde konuş­tukları halde, kadınların bu konuda çok az konuşmaları hiç de şaşırtıcı değildir. Kadınların bu tutumu cinsel ilişkilerin hep erkeğin keyfine göre sürmesini ko­laylaştırmaktadır. Bu durumda kadınlar için pasifliğe ve çocuk doğurmaya bo­yun eğmekten başka çare kalmamakta­dır.<br />
Ancak savaş sonrasındaki feminist baş­kaldırı herşeyi alt üst etmiştir. Yeni ku­şaklar kadınların toplumsal haklarının yanısıra <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-haklar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Cinsel haklar">cinsel haklar</a>ına da sahip çıkmış­lardır.</p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=756&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_756" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadinda-cinsel-davranis-bozukluklari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsel Doyumun Fizyolojisi</title>
		<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-doyumun-fizyolojisi/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-doyumun-fizyolojisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 May 2008 22:48:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel doyum belirtileri]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel doyum evresi]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel tepkilerin belirmeye başladığı dönem]]></category>

		<category><![CDATA[cinsellikte fizyolojik değişiklikler]]></category>

		<category><![CDATA[fizyolojik tepkiler]]></category>

		<category><![CDATA[meni fışkırması]]></category>

		<category><![CDATA[orgazm kasılmaları]]></category>

		<category><![CDATA[penisin şişkinliği]]></category>

		<category><![CDATA[prostat be­zi]]></category>

		<category><![CDATA[Sidik torbasının görevleri]]></category>

		<category><![CDATA[Uyarma evresi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-doyumun-fizyolojisi/</guid>
		<description><![CDATA[W.H. Masters ve V.E. Johnson, çalıştık­ları araştırma kliniklerinde, cinsel birleş meye bağlı fizyolojik tepkileri incelemişlerdir. Bu tepkiler insanın bütün vücu­dunu ve kuşkusuz özellikle de cinsel bölgelerini ilgilendirmektedir. 18 ile90 yaşları arasında ve çoğunluğu yirmi ile kırk yaşları arasında olan altı yüzü aşkın er­kek ve kadın sıkı laboratuvar deneylerinden geçirilmiştir.Bu gözlemler sırasında, cinse! birleşme­nin birbirinden ayrı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>W.H. Masters ve V.E. Johnson, çalıştık­ları araştırma kliniklerinde, cinsel birleş meye bağlı fizyolojik tepkileri incelemişlerdir. Bu tepkiler insanın bütün vücu­dunu ve kuşkusuz özellikle de cinsel bölgelerini ilgilendirmektedir. 18 ile90 yaşları arasında ve çoğunluğu yirmi ile kırk yaşları arasında olan altı yüzü aşkın er­kek ve kadın sıkı laboratuvar deneylerinden geçirilmiştir.Bu gözlemler sırasında, cinse! birleşme­nin birbirinden ayrı dört evrede gerçek­leştiği saptanmıştır. &#8220;<a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/uyarma-evresi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Uyarma evresi">Uyarma evresi</a>&#8221; de nilen ilk evre cinsel tepkilerin belirmeye başladığı dönemdir. &#8220;Yükselti evresi&#8221; de nilen ikinci evre <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-uyari/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel uyarı">cinsel uyarı</a>nın en yük­sek noktasına eriştiği durumdur. Cinsel zevki en uç noktasına ulaştıran özel ka­sılmalar ise ancak &#8220;<a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-doyum-evresi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel doyum evresi">cinsel doyum evresi</a>&#8221; olarak adlandırılan üçüncü evrede beli­rir. Son olarak, vücut &#8220;çözülme evresi&#8221; denilen dönem boyunca gevşeyerek nor mal duruma döner. Bu çevrim ana çizgileriyle her iki cinsiyette ortaktır. Bunun­la birlikte, erkek cinsel doyuma ulaşın­ca penisindeki şişkinlik kaybolur. Cinsel sürece yeniden başlaması için, yeni bir uyarı almadan önce belli bir süre bekle­mesi gerekir. Kadın ise tersine uyarmaları uzatarak, birkaç dakikalık aralarla bir­çok kez cinsel doyuma ulaşabilir. <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-birlesme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel birleşme">Cinsel birleşme</a> sırasında kadında birçok fizyolojik değişiklikler meydana gelir.Uyarma evresinde, cinsel gerilimin art­masına bağlı olan ilk tepki göğüs hacmi­nin artması ve memelerin dikleşmesidir. Ayrıca kadınların dörtte üçünde, meme altı bölgesinden vücudun büyük bir bölümüne yayılan bir deri kızarması ve aynı zamanda ellerde ve ayaklarda istem­siz kasılmalar görüiür.Solunum hızı cinsel doyum sırasında da kikada kırk soluğa kadar yükselir.Kalp atışları da dakikada yüzseksene kadar çıkar.En önemli değişiklikler, iç ve dış üreme organlarında görülür. Büyük ve küçük dudaklar kanla şişerek, hacimleri iki ya da üç katına çıkabilir. Bu olay bol kan akışına bağlı olarak damar sistemlerinde meydana gelen genleşmeyle açıklanır. Uyarma arttıkça ve yükselti evresine ge­linceye kadar, küçük dudaklar renk de­ğiştirerek pembeden canlı kırmızıya ge­çerler. Dölyolu girişinde, her iki yanda yer alan iki bez bulunur. Bu bezler uzun zaman dölyolunu kayganlaştırdığs düşü­nülmüş olan bir madde salgılarlar. Mas-ters ve Johnson gözlemleri sırasında bu bezlerin sadece iki ya da üç damla sıvı salgıladıklarını görmüşlerdir. Kayganlaştırıcı sıvı gerçekte dölyolunun uyarma ve yükselti evreleri boyunca çıkardığı bir mukus tarafından üretilir.Penisin gi­rişini ve birleşme hareketlerini kolaylaş­tıran bu kayganlaştıncı mukusun kökeni pek iyi bilinmemektedir. Gerçekten de, dölyolu çeperleri üzerinde bezler olma­dığı gibi dölyatağı boynunun de salgısı yoktur. Bu durumda cinse! uyarımın açık ve özel bir belirtisi olan bir tür ter­lemeden söz edilebilir. Kadında uyarının ve cinsel doyumun ana etkeni olarak kabul edilen ve yakla­şık olarak bir kurşun kalemi çapında olan klitoris genellikle iki buçuk santi­metre uzunluğundadır; ama bazı kadın­larda daha büyük boyutlara eriştiği de olur. Klitoris bir gövdeyle bir başçıktan oluşur. Başçık bir deri kıvrımıyla örtül­müştür. Kutansın penisle olan benzerli­ği de çok şaşırtıcıdır. Çünkü her ikisi de cinsel doyum öncesinde aynı dikilme mekanizmalarından yararlanmaktadır.Klitorisin duyarlığı aşındır; öyle ki doğ­rudan doğruya uyarıldığında bazen acı bile verebilir.İç organlar <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/uyarma-evresi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Uyarma evresi">uyarma evresi</a> boyunca sayı­sız değişmelere uğrarlar. Dölyolu mu-kus salgılamasından başka, genişler ve. uzar. Normal olarak iki santimetre olan çapı yükselti evresinde beş ya da altı santimetreye kadar genişler. Bu genişle­menin penisin girişiyle ilgisi yoktur.Çünkü penis girmediği halde yine bu tür ge­nişleme meydana gelir. Dölyatağı nor­mal bükülme durumuna oranla, dölyoluyla bir dik açı oluşturacak kadar doğru olur. Cinsel doyum anında, dölyolu çe­perleri kadına zevk veren istem dışı ka­sılmalar gösterir. Bu kasılmaların sayısı üç ile on beş arasında değişir ve kaybol­madan önce gittikçe araları açılır.<br />
Normal olarak on beş dakika kadar sü­ren çözülme evresi sırasında, cinsel he­yecanın yol açtığı değişikiikler birbiri ar kasından kaybolurlar. Bununla birlikte kadın yükselti evresinden çıkışta cinse! doyuma ulaşamamışsa, kan hücumu ve şişme olayları saatlerce sürebilir. Mas ters ve Johnson tarafından gözlenen bu olay, cinsel doyuma ulaşmadıkları za­man, cinsel birleşmeden sonra birçok kadında görülen öfkelenme, bitkinlik ya da saldırganlığı fizyolojik olarak açıklar. Bu tepkiler duyumsuzluktan ve duyulan düş kırıklığından ileri gelmektedir. Bu durumda kadınlar kendilerini &#8220;kandırıl­mış&#8221; hissederler. Cinsel uyarmayla alt üst olan organizmaları uzun süre kaybol mayan anormal bir gerilimin etkisinde kalır.<br />
Bütün bu gözlemler büyük bir önem ta­şımakta ve <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsellik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsellik">cinsellik</a> konusunda yapıla­cak incelemelere yeni araştırma yollan açmaktadır. Üzerinde durulması gere­ken özellikle ilginç bir sonuç yalnız kli­torisin uyarılmasıyla sağlanan cinsel do­yumun, cinsel birleşmeyle elde edilen doyuma her noktada benzediğidir.Dölyolu orgazmıyla klitoris orgazmı arasın­da Freud tarafından yapılan ayrım, bu orgazmların süreç ve sonuçları fizyolo­jik açıdan aynı olduğuna göre, keyfi gö­rünebilir. Ancak psikolojik açıdan du­rum başkadır. Çünkü kadın değişik uyar malardan değişik doyumlar sağlar. Erkekte cinsel uyarma organizmanın bü tününü ilgilendiren tepkiler doğurur. Er­keklerin yüzde 25&#8242;inde deri kızarması görülür. Karnın üst bölgesinde başlayan bu kızarma hızla göğüse, boyuna, yüze ve aiına yayılır. Kaslar çoğu kez istem dışı kasılmalarla tepkide bulunurlar. Kasıl malar daha çok ellerde ve ayaklarda gö­rülür.Solunum hızı dakikada kırka ula­şır. Kalp atışları, kişilere göre, yükselti evresinde yüz ile yüz yetmiş arasında, cinsel doyum sırasında yüz on ile yüz seksen arasında değişir. Tansiyonda be­lirli bir yükselme görülür. Son olarak boşalmadan sonra avuçlarda ve ayak tabanlarında terlemeye rastlanır. Üreme organının uyarmaya karşı ilk ve en gözle görülür tepkisi dikleşmedir. Dikilgen dokulardan oluşan penis bol mik­tarda kanın girmesini sağlayan çok yo­ğun bir damar ağma sahiptir. Uyardan alan ve üst merkezlere ileten sinir uçla-rıyla donanmış erkek cinsel organı fizik­sel ve ruhsal uyarılara karşı hızla tepki &#8216;gösterir.<br />
* evrede dikleşme yeterince güçlü de­ğildir ve ruhsal duyumsal oyalanmala­rın araya girmesiyle kaybolabilir. Erkek dikleşme durmunu çeşitli uyarma teknik lerinden yararlanarak kısa ya da uzun sü re koruyabilir. Yükselti evresinde <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/penisin-siskinligi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with penisin şişkinliği">penisin şişkinliği</a> özellikle &#8220;baş&#8221;&#8216;ta artabilir. Bu olay erkeklerin yüzde 95&#8242;inde gözle­nir.Kan hücumu erbezi torbası zarını da etkiler. Bunun sonucunda zarın kırı­şık görünümü kaybolur; ayrıca zar uyar­ma evresi sırasında apış arasına doğru çıkmak eğilimi gösteren erbezlerini geri­lerek tutar. Her iki erbezi de, <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/bosalma/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with boşalma">boşalma</a>­dan önce en büyük hacimlerine erişerek değişik oranlarda şişerler. Cinsel doyumdan önce, çoğu kez <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/siyek-agzi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with siyek ağzı">siyek ağzı</a>ndan son derece hareketli spermatozoitier içeren iki ya da üç damia sıvı­nın çıktığı görüiür. Bu sırada <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/prostat-be%c2%adzi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with prostat be­zi">prostat be­zi</a> düzenli olarak kasılarak, kendi salgı­ladığı sıvının, erbezlerinin sıvısına karış­masını sağlar.Sidik torbasının iç büzgen kasida kasılarak, meniyle sidiğin ka­rışmasını önlemek için torbanın ağzını kapatır. Saniyenin onda sekizi kadar aralıklarla peşpeşe gelen ilk kasılmalar en şiddetli kasılmalardır. Bu kasılmalardan hemen sonra meni çıkmağa başlar, ilk fışkırmalar çok önemlidir ve en büyük zevk duyumunu verirler.Bu olay yaklaşınca artık erkek tarafın­dan önlenilemez. Kadın araya cinsel birleşmeye yabancı ruhsal duyumsal etki­ler sokarak cinsel duyumunu kesintiye uğratabildiği halde erkek bunu yapa­maz. Fışkırmanın kolaylığı sadece biyo­lojik bir gerekliliğe cevap vermez. Uy­gun bir ruhsal-toplumsal koşullanmaya bağlı olduğu da ileri sürülebilir. Gerçek­ten de eski çağlardan beri bütün toplum larda, fışkırma olayı çocuk dünyaya ge­tirmenin bir koşulu sayılmıştır. Ama dik leşme için durum aynı değildir; dikleş­me bir erkeklik ölçüsü olarak kabul edi­lir. Bu nedenle erkeğin ruhsal cinsel bo­zuklukları çoğu kez dikleşme üzerinde yoğunluk kazanır.<br />
Buna karşılık kadında uyarılma süreci gözle görülür bir biçimde ortaya çıkma­dığı için, uzun zaman anlaşılamamıştır. Hatta çoğu kezv toplumsal ve ahlaksal nedenlerle bu sürecin varlığı inkâr bile edilmiştir.Boşalmadan sonra çözülme evresi sıra­sında cinsel birleşmeyle ilgili olaylar, ka­dında olduğu gibi erkekte de kaybolur. Eğer dölyolu içinde kalırsa penis biraz yumuşamış olmakla birlikte, sertliğini on dakika kadar koruyabilir. Bununla birlikte çoğu durumlarda &#8220;baş&#8221;ın cinsel doyumdan sonra da artmakta devam eden duyarlılığı dölyolu çeperiyle olan her türlü teması dayanılmaz hale getire­cek ölçüye varır. Bu evreden sonra erkek genellikle bir süre <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-uyari/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel uyarı">cinsel uyarı</a>lara cevap veremez. Yirmi yaşından küçük­lerde bu süre yaklaşık olarak yarım saat­lik bir araya indirgenebilir. Üst üste yapı lan cinsel birleşmelerde fışkıran meni sı­vısı miktarı bir önceki fışkırmada çıkan­dan daha azdır. Üzerlerinde inceleme yapılan kişilerden çoğu, ilk fışkırmada çıkan sıvının çokluğu nedeniyle daha büyük bir zevk duyduklarını belirtmişler, dir. Kadınların bu özel konu üzerindeki cevapları farklıdır. Çünkü kadınların ço­ğu birbirine oldukça yakın iki ya da üç cinsel doyumdan sonra tam bir zevk du­yarlar.</p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=755&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_755" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-doyumun-fizyolojisi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsel Birleşme Ve Birleşme Duruşları</title>
		<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-birlesme-ve-birlesme-duruslari/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-birlesme-ve-birlesme-duruslari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 May 2008 22:28:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[Üroloji]]></category>

		<category><![CDATA[Cinsel birleşme biçimleri]]></category>

		<category><![CDATA[Cinsel birleşme pozisyonları]]></category>

		<category><![CDATA[Cinsel birleşme sıklığı]]></category>

		<category><![CDATA[Cin­sel doyum noktası]]></category>

		<category><![CDATA[dölyoluna meni sızmasını önle­mek]]></category>

		<category><![CDATA[penisin dölyoluna kolayca girme­si]]></category>

		<category><![CDATA[üreme organını]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-birlesme-ve-birlesme-duruslari/</guid>
		<description><![CDATA[Cinsel birleşme sıklığı ve çeşitli birleşme biçimleri konusunda birçok kitap yayın­lanmıştır. Cinsel ya da müstehcen edebiyat, az çok ciddi cinselbilim el kitapları, bir kısmı gerçeğe uygun bir kısmı ise ger çeğe aykırı bilginin, milyonlarca kişi ta­rafından üzerinde düşünülmeden kabul edilmesine, yol açmıştır. Bilindiği gibi, insanın cinsel etkinliği öyle çeşitlilikler gösterir ki bu konuda tek bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-birlesme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel birleşme">Cinsel birleşme</a> sıklığı ve çeşitli birleşme biçimleri konusunda birçok kitap yayın­lanmıştır. Cinsel ya da müstehcen edebiyat, az çok ciddi <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinselbilim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinselbilim">cinselbilim</a> el kitapları, bir kısmı gerçeğe uygun bir kısmı ise ger çeğe aykırı bilginin, milyonlarca kişi ta­rafından üzerinde düşünülmeden kabul edilmesine, yol açmıştır. Bilindiği gibi, insanın cinsel etkinliği öyle çeşitlilikler gösterir ki bu konuda tek bir ölçü kabul etmek olanağı yoktur. Cinsel birleşmenin sıklığı konusunda, bazı çiftlerin günde bir, hatta daha çok cinsel birleşmede bulundukları bilin­mektedir. Bazıları ise haftada bir birleş­meyi normal sayarlar. Birleşme sıklığı birçok kişisel ve toplumsal etkene bağlı­dır.Örneğin iki eşten biri <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-etkinlik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel etkinlik">cinsel etkinlik</a>­te bir güçsüzlük ya da bir aşırılık göste­rebilir. Zorluklarla karşılaşan çiftler ba­zen anlaşmazlıklarının nedenlerini bir­likte gözden geçirerek sorunlarına ken­dileri çözüm bulurlar. Eşlerin birbirine alışması cinsel birleşmeye olan ilgiyi azaltabilir. Bu nedenle evli kişiler çoğu zaman birleşme duruşlarını değiştirmeyi denerler Yeni doyum kaynaklarının aran ması ve o zamana kadar bilinmeyen he­yecanların keşfiyle meydana gelen uyarı çiftin mutluluğu açısından olumlu so­nuçlar getirebilmektedir. <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-birlesme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel birleşme">Cinsel birleşme</a> duruşları üstüne yazıl­mış en eksiksiz yapıt kuşkusuz, IV. VII. yüzyıllar arasında Vatsyayana tarafın­dan sanskritçe yazılmış olan ve cinsel konuları incelemekle birlikte Hindistan&#8217; in dinsel edebiyatında yer alan Kamasutra&#8217;dır. Bu yapıtta çeşitli duruş biçimleri ele alınır. Kitapta işi cambazlığa kadar vardıran <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-birlesme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel birleşme">cinsel birleşme</a> duruşları anla­tılır; ancak bunların çoğunun uygulan­ması olanaksızdır. Zor hareketleri gerektirenler bir yana bırakılırsa, cinsel birleş­me duruşları altı temel duruşa indirgenebilir. Çiftler kendi cinsel gerekliliklerine uygun olarak bu duruşlarda özel değişik­likler yapabilirler.<br />
* Yüz yüze duruşta, erkek sırt üstü yat­mış olan kadının üzerinde yer alır. Bu durumda kadın bacaklarını birbirinden hafifçe ayırır ya da dizlerini eşinin omuzlarına dayanacak kadar yukarı kal­dırır. Erkek dizlerine ve dirseklerine da­yanarak hareket eder. Çok kullanılan bu duruş penisin dölyoluna kolayca girme­sini sağlar ve vücutların daha doyurucu bir ilişkide bulunmasına yardım eder. Ayrıca bu duruşta, eşler birbirine duygu sal davranışlarda bulunma, birbirini ağız yoluyla uyarma olanağını da bulur­lar. Erkek hareketlerinde serbesttir.<a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cin%c2%adsel-doyum-noktasi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Cin­sel doyum noktası">Cin­sel doyum noktası</a>nı kollayarak hareket­lerini hızlandırır ya da yavaşlatır.<br />
*  Yüz yüze ters duruşta, kadın sırtüstü uzanmış olan erkeğin üstüne bacakları­nı açarak ata biner gibi yerleşir ve dölyo luna kolayca girebilmesi için penise eliyle yardım eder. Daha sonra erkeğin üze­rine uzanabilir,dizlerini bükerek otura­bilir ya da kollarına dayanarak bacakla­rını uzatabilir. Erkek sırtüstü uzanmış durumda kalır, bacaklarını eşinin bacaklarını sararak kavuşturur, ya da dirseklerine dayanarak doğrulabilir.<br />
•  Arkadan yaklaşmada, erkek kadını arkasından sımsıkı sarar ve penisini dölyo­luna sokar. Kadın baldırlarını erkeğinkilere sımsıkı dayayarak, erkeğin hareket­lerini kolaylaştırabilir. Bu duruş çok de­ğişik biçimlerde uygulanabilir, örneğin erkek yatar durum alır ve kadın sırtını dönerek onun üzerine oturur. Bunun gi­bi, kadın önkollarına dayanarak dizleri üzerinde yatağa çömelebilir ya da yüzü­koyun uzanabilir, erkek de onun üzeri­ne diz çöker. Son olarak da erkek yata­ğın kenarına ya da bir sandalye üzerine oturur, kadın da sırtını dönerek onun dizleri üze&#8217;ine oturur. Bu duruş ilerle­miş gebelik durumlarında uygulanır.<br />
*  önden yan duruşta, iki eşin bacakları birbirine geçer. Eğer etkinliği erkek alır­sa, kadının biraz altına yerleşir; eğer tersine, kadın etkin durumda olmak isterse erkeğin biraz üzerinde yer alır. Eşlerin birbirini bütünleyici rol aldığı bu duruş kadına duygusal yönden güven sağlar. İki eşten hiçbiri öbürüne egemen ol­maz.<br />
*  önden oturma duruşunda, kadın ya­tağın kenarında ya da bir sandalyede oturmakta olan erkeğin kucağına oturur Böylece yüzyüze birbirlerine sımsıkı sa­rılırlar. Kadın erkeğin kucağına yan ola­rak da oturabilir; bu durumda eşlerden herbirinin bacakları kapalıdır ve ayaklar yerdedir. Bu duruşta düzenli hareketle­rin tekrarı oldukça kolaydır.<br />
Ayakta duruşta, erkek kadının önünde ya da arkasında yer aıır. Erkek kadının arkasında durursa, kadın biraz öne doğru eğilerek cinsel birleşmeyi ko­laylaştırabilir.<br />
Döiyoludışı birleşme, gebeliği önlemek ya da sadece cinsel ilişkilere bir yenilik getirmek amacıyla uygulanır. Örneğin baldırlar arası cinsel birleşmede, kadın baldırlarını birbirine sımsıkı yapıştırır, erkek de penisini kadının üreme organı­na değecek biçimde baldırların arasına sokar. Penisin küçük dudaklara ve klitorise sürtünmesi çoğu kadınlarda cinsel doyuma yol açar. Eğer bu tür birleşme­ye gebeliği önlemek amacıyla başvurulursa, kadının erkeğin boşalmasından sonra <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/dolyoluna-meni-sizmasini-onle%c2%admek/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with dölyoluna meni sızmasını önle­mek">dölyoluna meni sızmasını önle­mek</a> için üreme organını yıkaması gere­kir. Erkeğin penisini kadının sıkıca birleştirdiği göğüsleri arasına sokarak sürtebi­leceği bir cinsel ilişki türü de düşünüle­bilir.</p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=754&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_754" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-birlesme-ve-birlesme-duruslari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsellik Ve Başka Duyular</title>
		<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsellik-ve-baska-duyular/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsellik-ve-baska-duyular/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 May 2008 22:08:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel coş­ku nedir]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel ilişki pozisyonları]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel uyarı araçları]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel uyarmanın ruhsal yanları]]></category>

		<category><![CDATA[Cinsel yayınlar]]></category>

		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>

		<category><![CDATA[cinsellikte göğüsün önemi]]></category>

		<category><![CDATA[cin­sel düş]]></category>

		<category><![CDATA[erkeğin cinsel organları]]></category>

		<category><![CDATA[müstehcen ne demektir]]></category>

		<category><![CDATA[müstehcenlik nelerdir]]></category>

		<category><![CDATA[striptiz nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsellik-ve-baska-duyular/</guid>
		<description><![CDATA[Bütün duyular cinsel uyarımn iletimine, değişik ölçülerde yardımcı olabilirler. Hayvanda, duyumsal tepkiler cinsel bir­leşmeye hazırlık niteliği taşırlar; insanlarda da daha hafif ölçüde de olsa benzer tepkiler gözlenebilir. Bu alanlarda yapılan incelemeler henüz oldukça az oldu­ğundan, bilimsel olarak geçerli sonuçla­ra varmak şimdilik olanaksızdır. Vücut kokuları, özellikle çeşitli parfüm­lerle karıştığı zaman, cinsel uyarı gücü kazanırlar. İşitme duyusu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bütün duyular <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-uyari/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel uyarı">cinsel uyarı</a>mn iletimine, değişik ölçülerde yardımcı olabilirler. Hayvanda, duyumsal tepkiler cinsel bir­leşmeye hazırlık niteliği taşırlar; insanlarda da daha hafif ölçüde de olsa benzer tepkiler gözlenebilir. Bu alanlarda yapılan incelemeler henüz oldukça az oldu­ğundan, bilimsel olarak geçerli sonuçla­ra varmak şimdilik olanaksızdır. Vücut kokuları, özellikle çeşitli parfüm­lerle karıştığı zaman, cinsel uyarı gücü kazanırlar. İşitme duyusu da özel heye­canların, özellikle müziğin doğurduğu heyecanların taşıtı durumundadır.Cin­sel uyarının iletiminde, görme duyusu büyük rol oynar. Kuşkusuz uyarılmak için herşeyi görmek gereksinmesi duy­mayan insanda ruhsal mekanizma etkili bir biçimde işe karışır ve düş gücü cinsel görme duyumlarını süsleyerek tamam­lar. Açık saçık resimlere yer veren müs­tehcen yayınlarda, striptiz gibi cinsel gösterilerin yapıldığı yerlerde, cinsel bildirinin iletilmesi için çeşitli yöntem­lerle görme duyusundan yararlanılır. Yi­ne bu cinsel bildirilerin, uyarıcı olarak etki yapmaları için, uyarılan kişinin dü­şüncesinde, uyarıcı bir deneyin karşılı­ğını meydana getirmeleri gerekir. Kinsey&#8217;in gözlemlerine göre, cinsel uyarmanın ruhsal yanları erkekte kadındakinden daha çok gelişmiştir. Bu, belki de geçici bir eşitsizlikten ileri gelmekte­dir. Çünkü bugüne kadar yayınlanan müstehcen kitaplar, açık saçık fotoğraf­lar, sevişme duruşlarını ve cinsel birleş­menin ayrıntılarını anlatan el kitapları, filmler, herşeyden önce erkeklere yöne­likti. Kinsey&#8217;in üzerlerinde araştırma yaptığı çoğu kişiler için bu malzeme, kendi açıklamalarına göre, bir cinsel uyarı kaynağı olmuştur. Görme yoluyle uyarıya karşı az duyarlı olan kadınların çoğu, görme merak ve zevkleri olmadığını belirtmişlerdir.<a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-yayinlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Cinsel yayınlar">Cinsel yayınlar</a>, baş­ka çiftlerin sevişmelerini gözetleme, striptiz ve benzeri cinsel gösterileri sey­retme bu kadınlarda genellikle ilgi uyan dırmaz. Ancak, cinsel ilişki sahnelerine yer veren gerçekçi filmlerle cinse! ro­manlar dikkatlerini çekebilir.<br />
Kinsey, incelemeleri sırasında hayvan­larda, erkeğin <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/dis-sagligi/" class="alinks_links" onclick="return alinks_click(this);">diş</a>iden daha belirgin bir cinse! merak gösterdiğini görmüştür. Er­kek hayvan dişisinin <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-organlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel organlar">cinsel organlar</a>ına çoğu zaman belirgin bir ilgi duyduğu halde, dişide böyle bir ilgi uyanmaz. Bu durumda, Kinsey, memeli hayvanlarda olsun, insanda olsun, erkeğin daha &#8220;hayalci&#8221; olduğu sonucuna varmıştır. İn­sanda sık sık görülen cinse! düşler ruh­sal uyarıya gösterilen tepkileri hızlandı­rır. Erkek ilgisini çeken şeyi görmez cin­sel düş gücü işe karışır; aynı sürecin ka-dmda yer almayışını ise gerektiği gibi de ğeriendiremez, Eğer kadın onun cinsel çekiciliğine karşı duyarlı değilse, kadı­nın bütün güzelliğini inkâr etmeğe kalkı şır ve duygusuz olduğu kanısına kapılır. Kadın ise, erkeğin saldırganlığını ve kendine güvenini çoğu zaman onur yaralayıcı bir davranış olarak değerlendirir ve erkeği teşhirci olmakla suçlar. Bununla birlikte son gözlemlere göre, bu durum hızla evrim göstermektedir. Kadınların cinsel duyarlığı durmadan yo ğunlaşmakta ve onları cinsel merakları­nı açığa vurmaya hazır duruma getir­mektedir. Bazı incelemelerden erkeğin <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-organlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel organlar">cinsel organlar</a>ını göstererek cinsel coş­ku duymasına karşılık, kadının aynı coşkuyu ancak bütün vücudunu göstererek sağladığı sonucuna varılmıştır. Bunun kanıtını cinsel içgüdüyü tahrik eden moda akımları vermektedir.Göğüs, kadın teşhirciliğinin ana öğesidir. Freud&#8217;çü <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinselbilim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinselbilim">cinselbilim</a> uzmanlarına göre, göğüs kadın için penisin yerini tutan bir simgedir. Bugünkü yaşam koşullarında, niçin ka­dınların düş gücü erkeklerinki kadar et­kin değildir? Kadınların bugüne kadar cinsel yaşama yeterince ilgi gösterme­meleri, kuşkusuz bir ölçüde çocuklukla­rında erkek çocuklardan daha çok yasaklarla karşılaşmalarındandır. Cinsel imge ancak deneylere ve anılara bağlı olduğu zaman uyarıcı olmaktadır. Bu durumda cinsel imgenin değer kazanması için bel li bir ruhsal koşullanmanın varolması ge rekir. Oysa günümüze dek, kadındaki ruhsal koşullanma kadını hep müstehcen şeylere karşı olmağa yöneltmiştir. Eski kuşaklardan devralınan ahlâk kural­ları, hızlı gelişimine rağmen çağdaş kadın için aşkın, dolayısıyla zevkin duy­gulara bağlı kaldığını göstermektedir. Bir erkeğin kollarında mutlu olmak için, onu sevmek gerektiği kabul edilir. Bu ne denle, birçok kadın bir müstehcen kita­bın kaba resimlerinin vereceği uyarıya değil de duygusal bir filmin cinsel uyarı­larına karşı duyarlıdır. Kadınlar için duygu cinselliğin kabalığını örter. Kadınlar, ancak erkeği sevince cinsel etkinliğe çe­kinmeden katılırlar.</p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=753&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_753" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsellik-ve-baska-duyular/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsellikte Dokunma Yoluyla Uyarma</title>
		<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsellikte-dokunma-yoluyla-uyarma/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsellikte-dokunma-yoluyla-uyarma/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 May 2008 21:45:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[boşalma]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel arzu]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel coşku]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel doyuma ulaş­mak]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel organlar]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel tepkiler]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel uyarı bölgeleri nelerdir]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel zevk sağlayan bölgeler]]></category>

		<category><![CDATA[cinsellikte Dokunmak]]></category>

		<category><![CDATA[dokunmayla uyar­maya]]></category>

		<category><![CDATA[Dölyolu ağzı nerede bulunur]]></category>

		<category><![CDATA[erbezi torbası]]></category>

		<category><![CDATA[işeme]]></category>

		<category><![CDATA[kadında cinsel birleşme]]></category>

		<category><![CDATA[Klitoris nedir]]></category>

		<category><![CDATA[Klitoris nerede bulunur]]></category>

		<category><![CDATA[klitoris ucu]]></category>

		<category><![CDATA[okşamalar ve öpü­cükler]]></category>

		<category><![CDATA[öpüş­menin etkileri]]></category>

		<category><![CDATA[penisteki özellikler]]></category>

		<category><![CDATA[sinir uçları nerelerde bulunur]]></category>

		<category><![CDATA[siyek ağzı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsellikte-dokunma-yoluyla-uyarma/</guid>
		<description><![CDATA[Dokunmak cinsel uyarıda ve coşkuda en etkili duyudur. Erkeğin ve kadının el­leri, karşı cinste cinsel zevkle sonuçla­nan birçok duyumlar meydana getire­bilme yeteneğine sahiptir. Çıplak vücut­ların birbirine değmesi de cinsel tepkiler doğurur. Ayrıca, sinir uçları bakımından zengin olan cinsel uyarı bölgeleri dokunmaya karşı büyük bir duyarlılık gösterir­ler.
Erkekte dokunmayla uyarmaya karşı en büyük duyarlılık peniste ve özellikle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dokunmak <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-uyari/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel uyarı">cinsel uyarı</a>da ve coşkuda en etkili duyudur. Erkeğin ve kadının el­leri, karşı cinste cinsel zevkle sonuçla­nan birçok duyumlar meydana getire­bilme yeteneğine sahiptir. Çıplak vücut­ların birbirine değmesi de <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-tepkiler/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel tepkiler">cinsel tepkiler</a> doğurur. Ayrıca, sinir uçları bakımından zengin olan cinsel uyarı bölgeleri dokunmaya karşı büyük bir duyarlılık gösterir­ler.<br />
Erkekte dokunmayla uyarmaya karşı en büyük duyarlılık peniste ve özellikle pe­nisin başında görülür. Siyekle kavernöz cisim arasındaki bölge de cinsel zevk sağlayan bölgelerdir. Mastürbasyon ya da <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-birlesme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel birleşme">cinsel birleşme</a> sırasında bu bölgeye uygulanan basınç kan hücumunu sağla­yarak tepkileri arttırır. Penis başı çok kaba uyarmalara karşı bile duyarlıdır. Bazı erkeklerde, penis başı meni fışkır­masından (<a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/bosalma/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with boşalma">boşalma</a>) sonra aşırı duyarlı hale gelmekte ve sürtünmelere ya da hareketlere tahammül edememektedir. Penis başının kadındaki karşılığı klitorisdir. Klitoris, venüs tepesinin altında kü­çük dudakların birleşme noktasında yer alan, son derece duyarlı, değişik büyük­lükte bir organdır. Bu organın önceden uyarılmaması halinde birçok kadın cin­sel birleşme sırasında doyuma ulaşamaz Bazı erkekler bu organı şiddetle uyarır­lar. Oysa bu aşırı uygulama her zaman etkiii olmaz. Çünkü duyarlık yönünden penis başıyle karşılaştırılabilecek değer­de olan <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/klitoris-ucu/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with klitoris ucu">klitoris ucu</a>, çok şiddetli uyarı­lara dayanıklı değildir. Siyek ve siyek ağzı da, erkekte ve kadın­da <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-uyari/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel uyarı">cinsel uyarı</a>lara karşı tepki gösterir. Bununla birlikte bu bölgenin duyarlığı çok aşırı olduğundan en küçük bir sür­tünme zevki acıya dönüştürür, özellik­le kadında, <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/siyek-agzi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with siyek ağzı">siyek ağzı</a>nın uyarılması önüne geçilmez bir <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/iseme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with işeme">işeme</a> gereksinmesi doğurur. Bu durum özellikle yeni evlen­miş çiftlerde görülür. Küçük dudaklar ve kiitoris, çoğu durumlarda en yüksek derecede uyarılabilme bölgesini meydana getirirler. Kinsey&#8217;in üzerinde inceleme yaptığı kadınların yüzde 98&#8242;i bunu doğrulamışlardır. Bu kadınların birçoklarının içgüdüsel ola­rak uyguladığı sıkıştırma tekniği de çok etkilidir. Bu teknik, <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-birlesme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel birleşme">cinsel birleşme</a> sırasında baldırları sıkıştırarak penisin kü­çük dudaklar üzerinde düzenli sürtün­mesini sağlamak ve böylece en yoğun duyusal uyarılarla <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-doyuma-ulas%c2%admak/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel doyuma ulaş­mak">cinsel doyuma ulaş­mak</a> ilkesine dayanmaktadır. Büyük dudaklar ve erkekteki karşılığı olan erbezi torbası <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/dokunmayla-uyar%c2%admaya/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with dokunmayla uyar­maya">dokunmayla uyar­maya</a> karşı duyarlıdır, ama <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-cosku/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel coşku">cinsel coşku</a> yaratmazlar.<br />
Dölyolu ağzında, küçük dudaklar bir huni biçimini alırlar. Bu bölüm sinir uç­ları bakamından oldukça zengin bir cin­sel uyarı bölgesidir. Dokunmayla uyar­ma ya da <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-birlesme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel birleşme">cinsel birleşme</a> sırasında, bü­yük bir cinsel heyecan oluşturur. Dölyo­lu ağzının ötesinde, güçlü bir büzgen kas dölyolu deliğini kapar. Bu kas uya­rıldığında, penisin girişini kolaylaştır­mak için gevşer. Doğrudan doğruya elle uyarılmaya olduğu gibi, genel bir uyarı­ya da tepkide bulunur. Genellikle sanıların tersine, dölyolunun içi sinir ucu bakımından fakirdir ve dolayısıyle azıiduyarlıdır. Bu durum kadın hastalıkları uzmanlarının araştırmaiarıyle de doğrulanmıştır. Dölyolu içini elle uyaran ya da anestezi uygulamadan ba­sit dölyolu içi ameliyatları yapan uzmanlar, kadının hiçbir tepkide bulunmadığı­nı görmüşlerdir. Dölyolunun dibinde yer alan dölyatağı boynunda da durum aynıdır. Dölyatağı boynunun çeperleri­nin dağlanması halinde bile, kadın her­hangi bir tepki göstermeyebilir. Bunun­la birlikte, birçok kadın <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-birlesme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel birleşme">cinsel birleşme</a> sırasında dölyolu ve dölyatağı boynu Cinsel organlarla makat arasında apış arası adı verilen bölge yer alır. Bu bölge erkekte ve kadında birbirine benzer ve&#8217; dokunma uyarılarına karşı özellikle du­yarlıdır. <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-cosku/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel coşku">Cinsel coşku</a> uyandıran başlıca merkezlerden biridir. Küçük leğen böl­gesinin alt bölümünü meydana getiren apış arası uyarıldığında, erkeğin peni­sinde yarı sertleşme durumu görülür. Aynı şekilde kadında <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-birlesme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel birleşme">cinsel birleşme</a> sı­rasında, penisin dölyolunun arka çepe­rinin gerisinde yer alan kasları sıkıştıran hareketleri cinsel doyumun gerçekleş­mesine yardım eder.Kadında da erkekte de, göğüs ve meme­ler <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-uyari/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel uyarı">cinsel uyarı</a>ya hızla cevap verirler. Bununla birlikte kadının memeleri daha duyarlı olduklarından ve cinsel koşul­lanma sonucu cinsel zevk sağladıkların­dan daha yoğun bir tepki gösterirler. <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-uyari/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel uyarı">Cinsel uyarı</a>da insanda olduğu gibi bir­çok hayvan türünde de ağız önemli bir rol oynar. Bazı kuşların gaga gagaya yaptıkları cinsel oyunlar saatlerce sürer. İnsan ağzı sinir uçları yönünden olduk­ça zengindir ve dil ile dudaklar önemli cinsel uyarı bölgeleri arasındadır. <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-birlesme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel birleşme">Cinsel birleşme</a> öncesinde ya da sırasında er­kek ve kadın ağızdan öpüşürler ve bir­birlerini hafifçe ısırabilirler. Ağız cinsel organ temaslarının çok eski devirlerden beri uygulanışını, bu iki organın insan vücudunun cinsel yönden en duyarlı bölümleri olduğu düşünülürse, hiç de şaşırtıcı bulmamak gerekir, öte yandan kalça kaslarında görülen önemli uyarılganlığın bu kasların baldır­ların uzantısı olmalarından ileri geldiği sanılmaktadır. Baldırlar ise, cinsel bir­leşme sırasında leğenin düzenli hareket etmesini sağlamak gibi önemli bir görev yüklenirler. Burada da, kalçaların sade­ce koşullu reflekslerle uyarılması bile <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-cosku/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel coşku">cinsel coşku</a> yaratabilir. Bazı kişiler kal­ça kaslarını kasarak <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-organlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel organlar">cinsel organlar</a>ını uyarabilirler. İç yüzeyi dokunma uyarı­larına hızla cevap veren baldırlar, vücu­dun cinsel doyumu haber veren gerili­mine yoğun biçimde katılırlar. Vücudun bazı bölümleri gerçek cinsel uyarı bölgesi olmadıkları halde, cinsel heyecanların kökeninde yer alabilen bir duyarlılık gösterirler. Bu bölgeler ara­sında ense, boyun, ayak tabanları, avuç içleri, koltuk altları, el ve ayak parmak­larının uçları, göbek, bel bölgesi, karın ve kasıklar sayılabilir. Cinsel uyarı sıra­sında, kulak memelerinin de kan hücu­muna uğradığı olur, bu da kulak meme­lerinin büyük bir cinsel duyarlılık bölge­si olabileceğini gösterir. Bazen sadece bu bölgenin uyarılması bile cinsel zevk doğurabilir. Hatta bazen, tamamen du­yarsız olduğuna inanılan saçlar ya da <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/dis-sagligi/" class="alinks_links" onclick="return alinks_click(this);">diş</a>ler de sevişme sırasında önemli rol oynayabilirler.<br />
Cinsel uyan bölgeleriyle ilgili bilgiler, eski uygarlıklarda yeni yetişenlere de öğretilirdi. Son zamanlarda Avrupa&#8217;da büyük bir ilgi gören ünlü Hint kitabı Kamasutra, erkeğin kadını elde etmesi için yapması gereken şeylere ayrılan üçüncü bölümünde, bir kadına kur yapan erke­ğin &#8220;kendi kastının (sınıfının) şenlik ve toplantılarında bu kadının yanına otu­rabileceğini ona, dokunabileceğini, aya ğinı onun ayağının üstüne koyarak, her bir ayak parmağına usulca dokunabile­ceğini; kadının ayağını eliyle tutabile­ceğini ve aynı şeyi tekrarlayabileceğini&#8221; yazmaktadır.Hem psikolojik duyumu hem de öpüş­menin etkilerini inceleyen bu yapıt alın, gözler, yanaklar, boyun, göğüs, meme­ler, dudaklar ve ağız içi gibi vücudun değişik bölümlerini öpmeyi öğütlemek­tedir. Daha sonra, bazı soyluların, kimi toplumların baldırların bitişme yerlerini kolları ve göbeği öpme alışkanlıklarını herkesin taklit etmesini uygun bulma­dıklarını belirtmektedir. Hintli soyluların sadece cinsel arzuyu ortaya çıkarma ya da arttırma sanatını yaymakla uğraştıklarını sanmak yanlış olur. Bilgilerinin etkinliği onları incele­dikleri davranışlar, <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/oksamalar-ve-opu%c2%adcukler/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with okşamalar ve öpü­cükler">okşamalar ve öpü­cükler</a> konusunda bir kurallar dizisini kaleme almağa yöneltmiştir. Başka bir deyişle, amaçları <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-uyari/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel uyarı">cinsel uyarı</a>ya bağlı te­maslar ve eylemler aracılığıyle entelek­tüel bildirişimi sağlayacak bir tür dil ya­ratmaktır. Böylece öpme konusunda, vücudun öpülen yerlerine ve izlenen amaca göre hafif, kuvvetli, ateşli ve tat­lı olmak üzere dörttür öpme biçimi ön­görürler. Yukarıda adı geçen Kamasutra öpücükleri &#8220;dinlendirici öpücük&#8221;, &#8220;uya­rıcı öpücük&#8221; ya da &#8220;amacı belli eden öpücük&#8221; gibi çeşitli adlar altında ince­ler.<br />
Sadece uygulamaya ilişkin yönünden yararlanmak isteyenlerin sık sık ihaneti­ne uğrayan bu eski metinden söz etmek &#8216; Masters ve Johnson gibi iki <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinselbilim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinselbilim">cinselbilim</a> uzmanının önemli çalışmalar yaptığı bir devirde yaşayan okuyuculara yararsız görünebilir. Gerçekte, binlerce yıl ön­cesine dayanan bu bilgileri hatırlatma­nın amacı, çok eski çağlarda bile Hint bilgeleri bir çiftin uyumu için sadece psikolojik anlaşmanın yetmediğini, bu­nun yanı sıra- cinsel anlaşmanın da ge­rektiğini anlamış oldukları halde, Avru­pa uygarlığının çok uzun süre şehveti önemsemediğini, hatta karşı çıktığını göstermektir. Sevişme ve öpüşme sana­tına ve eşte arzu uyandırma yöntemleri­ne ayrılan bölümde, Kamasutra doğa güzelliğinden söz edebilmenin ve birbi­rinden hoşlanan kadın ve erkeğin konu­şarak anlaşmalarının önemi üzerinde ıs­rarla durur.</p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=752&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_752" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsellikte-dokunma-yoluyla-uyarma/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk Ve Mutluluk</title>
		<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com/ask-ve-mutluluk/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikmerkezi.com/ask-ve-mutluluk/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 May 2008 21:19:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[Aşk nasıl olur]]></category>

		<category><![CDATA[aşk nedir]]></category>

		<category><![CDATA[Aşkın tarihçesi]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel coşku nedir]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel güçsüzlük]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel işlevler]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel itilimler nelerdir]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel soğukluk]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel uyarı]]></category>

		<category><![CDATA[cinselbilim]]></category>

		<category><![CDATA[cinsiyet kliniği]]></category>

		<category><![CDATA[Cinsiyetin üreme işlevi]]></category>

		<category><![CDATA[erkek ve kadın kısırlıkları]]></category>

		<category><![CDATA[Erken meni gelmesi]]></category>

		<category><![CDATA[fizyo­lojik tepkiler]]></category>

		<category><![CDATA[kimler aşık olur]]></category>

		<category><![CDATA[mutluluk nasıl olur kimler mutlu olur]]></category>

		<category><![CDATA[mutluluk nedir]]></category>

		<category><![CDATA[psikolojik dürtüle­r nelerdir]]></category>

		<category><![CDATA[zührevi hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikmerkezi.com/ask-ve-mutluluk/</guid>
		<description><![CDATA[Görüldüğü gibi erkeğin ve kadının cin­sel davranışı, birçok toplumsal ve kişisel etkenlerin baskısı altındadır. Cinsel dav­ranışın bütün yaşam boyunca geçirdiği evrim kişinin özel deneyleriyle koşulla­nır.Cinsel itilimler .temel olarak, bütün in­sanlarda benzer fizyolojik mekanizma­larla yönetilir. Bununla birlikte bu süreç kişinin karakterine göre değişir ve yine kişinin mizacına bağlı olarak özel bir duyarlılık ve özel tercihler oluşturur. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Görüldüğü gibi erkeğin ve kadının cin­sel davranışı, birçok toplumsal ve kişisel etkenlerin baskısı altındadır. Cinsel dav­ranışın bütün yaşam boyunca geçirdiği evrim kişinin özel deneyleriyle koşulla­nır.Cinsel itilimler .temel olarak, bütün in­sanlarda benzer fizyolojik mekanizma­larla yönetilir. Bununla birlikte bu süreç kişinin karakterine göre değişir ve yine kişinin mizacına bağlı olarak özel bir duyarlılık ve özel tercihler oluşturur. Bu mekanizmanın çalışmasını bilmek cin­sel yaşamı daha güvenli kılar. Güven duygusu başarının ve sonuç olarak mut­luluğun ve ruhsal dengenin vazgeçil­mez koşuludur.<br />
Cinsel edebiyatın zenginliğine rağmen, yakın bir geçmişe kadar <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-cosku/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel coşku">cinsel coşku</a> sı­rasında insan vücudunun ne gibi fizyo­lojik tepkilerde bulunduğu pek iyi bilin­miyordu. Gerçi uyarıya özellikle cevap veren cinsel uyarı bölgelerinin varlığı ve <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-uyari/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel uyarı">cinsel uyarı</a>ların iletiminde duyu organ­larının oynadığı rol biliniyordu ama, in­san vücudunun <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-etkinlik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel etkinlik">cinsel etkinlik</a> sırasında­ki fizyolojisi henüz aydınlığa kavuşturu­lamamıştı.<br />
Bu konuda kesin laboratuvar inceleme­lerine ancak son zamanlarda girişilmiş­tir. A.B.D.&#8217;de Saint Louis üniversitesi­nin bir kliniği bu alanda uzmanlaşmış ve &#8220;<a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsiyet-klinigi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsiyet kliniği">cinsiyet kliniği</a>&#8221; olarak ün yapmıştır. Bu klinikte Dr. VVilliam H. Masters ve Psikolog Virginia E. Johnson&#8217;un yöneti­minde insan davranışının cinsel yönü üzerinde incelemeler yapılmıştır. Cinselligin anatomik fizyolojik yanlahyle ruhsal-toplumsal yanlarını sıkı sıkıya birleş­tiren bu iki uzman, cinselbilime yeni bir boyut kazandırmışlardır. Bu geniş görüş açısı cinsiyetin tek bir yönünü ele alan eski görüşün hatalarının tekrarlanmasını önlemiştir.Bugüne kadar, cinsel işlevde bir aksak­lıkla karşılaşanlar, ilkin bir ürologa ya da bir kadın hastalıkları uzmanına baş­vururlardı. Cinsiyetin üreme işlevine yö­nelen yoğun ilgi, doktorları, ruhsal duygusal tepkileri bir kenara bırakarak, bu işlevin hastalık durumları üzerinde uz-&#8221;manlaşmağa itiyordu. Sadece erkek ve kadın kısırlıkları ve <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/zuhrevi-hastaliklar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with zührevi hastalıklar">zührevi hastalıklar</a>ın tedavisi derinlemesine inceleme konusu teşkil ediyordu.<br />
İnsanların cinsel davranışını anatomik, fizyolojik ve psikolojik açıdan ele alan incelemeler, bugün olduğu gibi, çok az­dı. Bununla birlikte psikoloji son yıllar­da sadece kendi araçlarıyle, kaynağını sinirsel dengesizlikten alan birçok bo­zuklukları tedavi edebilecek güçte oldu ğunu göstermişti. Ancak verdiği sonuç­lar genellikle tam doyurucu değildi. Gerçekten de psikoloji, bir kişiyi gelişi­mini frenleyen tutukluklarının bilincine vardırsa ve kararsızlıklarına yol açan birçok güçlüğü yenmesinde başarıya ulaştırsa bile, uygulamada cinsel den­gesini yeniden kazanmasına her zaman yardım etmez. Ayrıca, öbür eşi ihmal ederek, sadece hasta sanılan eşi tedavi etmekle yetinir. Oysa, sağlam sanılan eş çoğu zaman tedavi edilmekte olan eşin cinsel başarısızlıklarından sorumlu ola­bilmektedir.<br />
Bütün bu nedenlerle psikolojik dürtüle­rin araştırılması sırasında, her iki eşin de cinsel davranışını belirleyecek testlerin yapılması gereklidir. Böylece yalnız du­rumundan yakınan eşi değil, eşlerin ikisinide incelemek ve gerekiyorsa teda­vi etmek zorunluluğu doğar. Bu girişim cinselbilime yeni bir yaklaşım getirmek­tedir, öncekilerden daha kusursuz olan bu yaklaşımdan hareketle, özel ve etkili tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi ola­nağı sağlanabilir.<br />
Yukarıda sözünü ettiğimiz cinsiyet kliniğinin tedavilerinden şimdilik, pratik ne­denlerle, çok az sayıda kişi yararlan­maktadır. VVilliam Masters ve Virginia Johnson araştırmalarının sonuçlarını <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-tepkiler/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel tepkiler">Cinsel Tepkiler</a> adı altında yayınlamış­lardır. Hemen hemen bütün dillere çev­rilmiş olan bu yapıt, bu iki uzmanın uy­guladıkları yöntemleri başka uzmanla­rın da benimsemelerine yol açmıştır. Ki­şisel sorunlarına bir cevap arayanlar bu kitapta değerli bilgiler bulabilirler ve el­de ettikleri bilgiyle cinsel davranışlarını düzeltebilirler.<a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/erken-meni-gelmesi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Erken meni gelmesi">Erken meni gelmesi</a>, <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-gucsuzluk/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel güçsüzlük">cinsel güçsüzlük</a> ve soğukluk gibi, kadında olduğu kadar er­kekte de sık rastlanan bazı bozukluklar, bugün bu incelemelerin ışığı altında te­davi edilebilmektedir. Saint Louis&#8217;de kullanılan yöntemleri anlamak için, cin­sel davranış fizyolojisi hakkında bazı te­mel kavramları öğrenmek gerekir. Cinsel yönden rahatsızlıkları bulunan bir erkek ya da bir kadın için, duyumsal düzlemde konsantre olmak aşılması ge­reken ilk engeldir. Böylece vücutlarını tanırlar ve onun gerektirdiği şeylere uy­mayı öğrenirler. Böyle olunca da duyu­larından en geniş ölçüde yararlanabilir ve cinsel yönden mutlu olabilirler. Bun­dan başka, ayrıca uyarının nerede, ne zaman ve nasıl en yoğun ve en etkili ol­duğunu da öğrenmek gerekir.Mutluluk çeşitli etkenlerin bir araya gelmesine bağlı olmakla birlikte, aşkın bu etkenler arasında özel bir ağırlığı vardır.</p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=751&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_751" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikmerkezi.com/ask-ve-mutluluk/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hoşgörünün Sınırları Nelerdir</title>
		<link>http://www.genelsaglikmerkezi.com/hosgorunun-sinirlari-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.genelsaglikmerkezi.com/hosgorunun-sinirlari-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 May 2008 20:57:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel davranıştaki sapmalar]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel etkinlik]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel zevk almak]]></category>

		<category><![CDATA[hoşgörü]]></category>

		<category><![CDATA[hoşgörünün faydaları]]></category>

		<category><![CDATA[hoşgörünün sebepleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genelsaglikmerkezi.com/hosgorunun-sinirlari-nelerdir/</guid>
		<description><![CDATA[Sapıklıklar konusuna ayrılan bu bölü­mün sonunda, cinsel davranıştaki bu sapmaları nasıl değerlendirmeli ve bu sapmalar karşısında nasıl tepki göster­meli gibi iki soru karşımıza çıkmaktadır. Çoğu zaman, hiçbir ayrım gözetilme­den bütün sapıklıklara aynı şiddetle kar­şı çıkılır. Buna karşılık, bazı kişiler ise ne türden olursa olsun cinsel etkinlik konusunda tam bir hoşgörü isterler. Baskıları güçlendirmek ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sapıklıklar konusuna ayrılan bu bölü­mün sonunda, cinsel davranıştaki bu sapmaları nasıl değerlendirmeli ve bu sapmalar karşısında nasıl tepki göster­meli gibi iki soru karşımıza çıkmaktadır. Çoğu zaman, hiçbir ayrım gözetilme­den bütün sapıklıklara aynı şiddetle kar­şı çıkılır. Buna karşılık, bazı kişiler ise ne türden olursa olsun <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/cinsel-etkinlik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel etkinlik">cinsel etkinlik</a> konusunda tam bir hoşgörü isterler. Baskıları güçlendirmek ya da cinsel et­kinliği bütünüyle serbest bırakmak biçi­mindeki bu iki aşırı çözüm yolunu bağ­daştıran bir çözümü tercih etmek doğru olur.<br />
Böylece, rastlantısal olarak sapık düşün çeler ya da düşler benimseyenleri (bun­lar önsel olarak bir hastalık durumu de­ğildir) ayrı bir grup olarak ele almak ge­rekir. Bunun gibi geçici olarak anormal bir cinsel davranış gösterenlerle cinsel etkinliği bir hastalık biçimine dönüşen­ler arasında da bir ayrım yapmak gere­kir. Son olarak, özel cinsel durumların­dan acı çeken ve anlayış, yardım bekle­yen kişilerle sapık tutumlarından sadece zevk almakla yetinmeyip, kendi davra­nışlarını yayma çabası gösterenleri de birbirinden ayırdetmek gerekir. Bir kişi için yerleşmiş ölçüleri aşsa bile davranış özgürlüğü olarak <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/hosgoru/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with hoşgörü">hoşgörü</a>yle karşılanabilecek tutumlar, başkalarına ve özellikle gençlere bir örnek halini al­maya başlarsa aynı <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/hosgoru/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with hoşgörü">hoşgörü</a>yü göster­mek olanaksızdır. Bu nedenle toplum adli kovuşturma konusu olan durumları <a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/hosgoru/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with hoşgörü">hoşgörü</a>yle karşılamamaya devam etme lidir. Çünkü bu durumdaki sapık kişi başkaları için bir tehlike kaynağı teşkil etmektedir.</p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/?p=750&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_750" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelsaglikmerkezi.com/hosgorunun-sinirlari-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
