Gebeliği Önlemenin En Eski Yöntemleri
EN ESKİ GEBELİK ÖNLEME YÖNTEMİ
Gebeliği önleme uygulamaları da düşük yapmak gibi dinsel, ahlâksak ve siyasal yasaklara konu olmakla birlikte doğum kontrolü sorununa basit ve zararsız bir çözüm getirmekten geri kalmazlar. Bu yöntemlerden bazılarının kökü çok eski çağlara kadar uzanır. Gerçekten de erkekler ve kadınlar, çocuk sahibi olma konusunu öteden beri kendi isteklerine göre düzenlemek istemişlerdir. Anglosaksonların seyrek olarak başvurduğu bir yöntem olan yarıda kesilen cinsel birleşme (koitus interruptus) Latin ülkelerinde en yaygın gebelik önleme tekniğidir. Kuşkusuz bu yöntem hiç bir ön hazırlık gerektirmemekte ve hiç bir kayba yol açmamaktadır. Ama sakıncaları da yok değildir. Gerçekten de bu yöntem kesin bir başarı sağlamaz. Ancak altıda beş oranında etkili olabilir Çünkü erkek cinsel birleşmeyi her zaman yeterli bir biçimde denetleyip zamanında kesemez. Ayrıca meninin bir kısmı çoğu kez orgazmdan önce erkek farketmeden salgılanır. Üstelik kısa bir süre sonra ikinci bir birleşmede bulunursa, erkeğin siyeğinde kalmış olan spermatözoitler dölyoluna sızabilirler.

Bu yöntemin güvensizliğinden doğan başarısızlıklar eşler arasında psikolojik çatışmalara yol açabilir. Gerekli bütün tedbirleri aldığına inanan erkek, buna rağmen karısı gebe kalınca eşinin sadakati konusunda kuşkular duymaya başlayabilir. Kadın da kocasını tedbirsizlikle ya da bencillikle suçlayabilir. Bundan başka kendini denetleme kaygısı bazı erkeklerde güçsüzlük bunalımları ya da hiç olmazsa iç sıkıntıları doğurur. Kadına gelince, eşi acemiyse ona karşı soğuk davranabilir. Kendine karşı uyguladığı baskı ve karısını yeniden gebe bırakma korkusu, erkeği evlilik dışı cinsel ilişkilere itebilir. Örneklerine çok sık rastlanan bu durum evlilik dengesinin bozulmasıyle sonuçlanabilir.
Uygulamaya geçmeden önce bu yöntemi iyi bilmek gerekir. Yarıda kesilen cinsel birleşmede orgazmı haber veren kasılmayı hisseder etmez erkeğin kadından ayrılması ve boşalma süresinde eşinden uzak durması gerekir. Kadın hastalıkları uzmanları, bakire olduğu halde kendisinin ve erkek arkadaşının bilgisizliği yüzünden gebe kalmış genç kızlarla sık sık karşılaşırlar.
Gerçekten de kızlık zarının yırtılmasıyle sonuçlanan penisin dölyoluna girmesi eyleminden kaçınmakla yetinerek erkek arkadaşlarıyle sevişen genç kızlar kolayca gebe kalabilirler. Kızlık zarı geçirgen bir zar olduğundan böyle bir sevişme sırasında dölyolunun çok yakınına çıkarılmış menideki spermatozoitler mukus sıvısında yol alarak yumurtacığa erişip onu dölleyebilirler. Kesikli cinsel birleşme yönteminin uygulanışı iki önemli tedbiri gerektirir. Birincisi, erkeğin orgazmı sırasında eşlerin birbirinden ayrı durması; ikicisi ise iki cinsel ilişki arasında erkeğin işemesi ve ardından yıkanmasıdır. Herşeye rağmen, bu yöntem eksiksiz ve hatasız bir yöntem değildir, bu nedenle sinir hastalarının, sıkıntılı kişilerin, alkoliklerin ve erken boşalma görülen erkeklerin uygulamamaları doğru olur.
Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!









Leave a Reply