« Zonanın Bitkisel Tedavisi | Main | Hamilelik Sonrası Tedavi »
Gebeliğin Önlenmesi Ve Aile Planlanması
By admin | Nisan 16, 2008
Onlu yaşlarında cinsel olarak etkinleşen ve herhangi bir doğum kontrolü uygulamayan sağlıklı bir kadın 30 ilâ 35 yıl üreme kabiliyetine sahip olabilir. Günümüzde, çeşitli etkin gebeliği önleme yöntemleri sayesinde, kadınlar anne olup olmamayı ve ne zaman anne olacaklarını seçebilmektedirler. Esas olarak kadına dayanan popüler doğum kontrolü yöntemleri aşağıda ele alınmaktadır (erkeklere ilişkin seçenekler için, Gebeliğin Önlenmesi)
Doğal aile planlaması, cinsel birleşme için hangi günlerin güvenli olduğunu belirlemek üzere kadının adet dönemini temel alan çeşitli yöntemleri içerir. Bunlar ritim yöntemi denilen yöntemin çeşitlemeleridir.
Doğal aile planlamasmdaki yaklaşımların her biri, ne zaman hamile kalabileceğinizin farkında olmanızı gerektirir; hamile kalabileceğiniz süre her adet döneminin hemen hemen ortasındaki kısa bir süredir yumurtlamanın yaklaşık 72 saat öncesinden yumurtlamanın yaklaşık 24 saat sonrasına kadar olan süre. Önemli olan nokta bu günlerin ne zaman olduğunu belirlemek ve bu günlerde cinsel birleşmeden kaçınmaktır.
Genel olarak, bu yöntemlerin gebeliği önleme etkinliği yüzde 80′în altındadır. Bir kadının adet dönemi değişebileceği için yumurtlamayı öngörmek genellikle güçtür. Doğal aile planlamasını denemeye karar verirseniz, adet döneminizin düzenini belirlemek için birkaç ay kayıt tutun. Yumurtlama zamanını hesaplamanın dört yolu vardın ısı yöntemi, takvim yöntemi, mukusu inceleme yöntemi ve mukotermal yöntem.
Isı yöntemi ne zaman yumurtladığınızın belirlenmesini gerektirir. Yumurtlamadan hemen sonra kadınların çoğunun vücut ısısında küçük bir yükselme olur. Bir ısı değişikliğini saptamak için, her gün uyandığınızda ateşinizi ölçün. Bu amaçla, küçük değişiklikleri tespit etmek üzere tasarlanmış özel bir termometre kullanılır. Yumurtlama zamanınızı belirledikten sonra, gebe kalmamak için yumurtlamadan önce 3 gün ve yumurtlamadan sonra 3 gün cinsel birleşmeden kaçının.
Takvim yöntemi için, bir yıl boyunca adet döneminizin kaydını tutmanız gerekir. En kısa dönemdeki gün sayısından 18 günü (yumurtlamadan adet görmenize kadar 14 gün ve spermin ortalama ömrü için 4 gün) ve en uzun adet döneminden 10 günü (yumurtlamadan adet görmenize kadar 14 gün, eksi bir yumurtanın ömrü için 1 gün ve hata payı olarak 3 gün) çıkartın. Hesapladığınız sayılar, adet döneminizin hamile kalabileceğiniz ilk ve son günleridir.
Örneğin, en kısa adet döneminiz 24 gün, en uzun adet döneminiz ise 35 gün ise, hamile kalabileceğiniz zaman, 24 gün eksi 18 gün (ya da 6. gün) ile 35 gün eksi 10 gün (ya da 25. gün) arasındaki zamandır. O halde, bu örnekte, her adet döneminin 6. ilâ 25 günleri arasında hamile kalabilirsiniz.
Mukusu inceleme yöntemi, bir yumurtanın serbest bırakılmasından 4 gün önce, vajina mukusunun ince, açık renkli, akışkan ve bol olması olgusuna dayanır. Hamileliği önlemek için, mukusun görüldüğü zamandan, daha kalın ve daha kuru olmasından 4 gün sonrasına kadar cinsel birleşmeden kaçının.
Muko-termal yöntem, ısı yöntemi ile mu-kus incelemesi yönteminin bir birleşimidir. En güvenilir doğal yöntemdir.
Doğum kontrolü hapları 45 yaşından genç birçok kadın tarafından kullanılmaktadır. Hap en etkili doğum kontrolü yöntemidir. Doğru kullanılırsa, her yıl ilaç kullanan 1000 kadından yalnızca biri hamile kalır.
En fazla önerilen ve en etkili hap, sentetik östrojen ile progestojenin bir birleşimidir; etkisi vücut tarafından üretilen, doğal olarak oluşan iki hormonun etkisiyle aynıdır. Bazı kadınlar yalnızca progestojen içeren haplar kullanırlar. Bileşik haptan daha az etkili olduğu halde, bu hapların 35 yaşın üzerindeki ve hipertansiyon ve şeker gibi sorunları olan kadınlar için biraz daha güvenli olduğuna inanılmaktadır.
Doğum kontrolü hapları, hipotalamusun (beyindeki bir salgı bezi), hipofiz bezine foliküllışırlar. Bu hormonlar durdurulursa, yumurta serbest bırakılmaz
Ayrıca, hap rahim boynu mukusunun, yumurtlama sırasında normal olarak olduğu gibi sulanmasını önler. Mukus tüm adet dönemi boyunca sınırlı kalır ve böylelikle spermin fallop tüplerine ulaşması güçleşir.
Hap, adet kanamasını önlemez, ama kanama genellikle o kadar ağır olmaz (bazı kadınlarda kanama o kadar az olur ki adet görüp görmediklerinden bile emin olamazlar) ve normal adet kadar uzun sürmez. Hap kullanan kadınların çoğu adetten önce ve adet sırasında ağrı duymazlar.
Hap atmaya başlamak istiyorsanız, doktorunuzdan reçete almanız gerekir. Hapı adetinizin beşinci günü almaya başlayın. Hapı almayı unutma olasılığınızı azaltmak için, her gün aynı zamanda alma alışkanlığını edinin. 21 gün boyunca hap alın, ondan sonra 7 gün almayın. Son hapı aldıktan yaklaşık 3 gün sonra, adet kanamanız başlayacaktır. (Ancak bazı ilaç paketlerinde hormon içeren 21 hap ve aktif bileşeni olmayan 7 hap bulunmaktadır; böylelikle günlük hap alma düzeni bozulmamış olur. Bir paketi bitirdikten sonra, ertesi gün yeni bir pakete başlarsınız.) Bazen adet görmeyebilirsiniz. Böyle bir durumda, önceki paketi bitirdikten 1 hafta sonra yeni haplara başlayın. İkinci bir adet döneminde de kanamanız olmazsa, doktorunuza danışın.
Doğum kontrolü hapları etkili ve kullanımı kolay oldukları halde, çoğu önemsiz olan bazı yan etkileri vardır. Kilo alma, mide bulantısı, kusma, göğüslerde ve pelviste bir doluluk duygusu olabilir. Bazı kadınlarda çok az ya da çok fazla kanama da olabilir.
En önemli yan etki toplardamarlarda kan pıhtıları oluşturma eğilimidir; bu kan pıhtıları yerlerinden çıkar ve akciğerlere giderlerse öldürücü olabilirler. Kan pıhtısı oluşması oranı, hap alan kadınlarda almayanlara göre biraz daha yüksektir. Östrojen oranının yüksek olduğu haplar alanlar daha fazla risk altında görünmektedirler.
Ayrıca, hap alan kadınların küçük bir kısmında yüksek kan basıncı sözkonusu olmaktadır. Hapa bağlı safra kesesi sorunları gibi, felçler ve kalp krizleri de seyrek olarak görülür.
Sigara özellikle 35 yaşın üzerindeki kadınlarda bu yan etkilerin birçoğuna ilişkin riski arttırır.
Hap, üreme organlarında kanser oranını arttırır gibi görünmemektedir.
Ayrıca, hap yumurtalık ve meme kisti, aşırı adet kanamasından kaynaklanan anemi ve romatizmaya bağlı artrit ve pelvis (alt karın) enfeksiyonları riskini azaltma konusunda yararlıdır. Hapın göğüs kanseri olasılığını arttırıp arttırmadığı belirlenmemiştir.
Hapın sizin için güvenli olup olmadığını nasıl anlayacaksınız? 40 yaşından küçükseniz ve sigara içmiyorsanız büyük bir olasılıkla güvenlidir. Sigara içiyorsanız, 35 yaşından sonra hap kullanmasanız iyi olur. Bazı kan damarı hastalıkları, kalp sorunları ya da herhangi bir kanser türü olan kadınlar başka bir doğum kontrol yöntemi bulmalıdırlar. Migren ağrılarınız, hipertansiyonunuz, orak hücreli aneminiz ya da şekeriniz varsa ya da ameliyat olacaksanız, hap komplikasyon riskini arttırabilir. Doktorunuzla birlikte riskleri değerlendirmeniz gerekir. Genellikle, hapın riskleri hamileliğin riskinden çok daha azdır.
Rahim içi araçları gebeliği önlemede yüzde 95 ilâ 98 etkilidirler.
Rahim içi aracı, genellikle serviksin daha açık olduğu adet döneminiz sırasında doktorunuz tarafından rahminize yerleştirilen küçük bir plastik parçasıdır. Araca küçük bir ip asılıdır. İp, doktorun aracı çıkarmasını kolaylaştırır. Aracın yerleştirildiği kişi de, yerinde olup olmadığını anlamak için ipi kullanabilir.
Rahim içi araç, rahim duvarında, döllenmiş bir yumurtanın tutunmasını ve gelişmesini güçleştiren değişiklikler yaratarak gebeliği önler.
Rahim içi aracın en genel yan etkisi adet sırasında kanamanın ve adet ağrılarının artmasıdır. Bazen araç bir adet sırasında çıkabilir, bu nedenle aracın yerinde olduğundan emin olmak için düzenli olarak ipi kontrol etmeniz önemlidir.
En ciddi yan etkileri pelvis enfeksiyonu ve dış gebelik ya da tüp gebeliğidir (bkz.Dış Gebelik). Ağır pelvis enfeksiyonu kadını kısır-laştırabilir.
Bugün, aracın kullanılmasının bir sonucu olarak ağır enfeksiyonun ya da rahim delinmesinin sözkonusu olduğu kadınlar tarafından açılan davaların çoğalması nedeniyle, imalatçıların çoğu rahim içi araçların üretimini askıya almışlardır.
Kadının zaten rahim içi bir araç kullandığı ve sorunu olmadığı durumlar dışında, artık doktorların çoğu rahim içi araçları önermemektedir.
Bariyer yöntemi, spermin yumurtaya ulaşmasını önlemeye dayanır. Diyafram, vajina tamponu ve rahim boynu başlığı gibi fiziksel bariyerler ve krem, jel, köpük ve fitil gibi kimyasal bariyerler vardır. Bu yöntemlerin etkililiği, fiziksel bir bariyer bir spermisidle birlikte kullanıldığında artar.
Diyafram, kadınlar için en etkili bariyer yöntemidir ve sürekli ve doğru kullanıldığında başarı oranı yüzde 98,5′tir. Diyafram her zaman bir spermisidle birlikte kullanılmalıdır.
100 yıldan daha önce geliştirilen diyafram rahim boynunun üzerini kapamak üzere vajinaya takılan lastik bir kapaktır. .Diyafram kullanmak istiyorsanız, uygun bir diyafram bulmak için doktorunuza başvurmanız gerekir. Uygunluk önemlidir, çünkü diyaframın etkili olabilmesi için tüm serviks kapısını kapaması gerekir. Çok fazla kilo verir ya da alırsanız, başka büyüklükte bir diyaframa ihtiyacınız olabilir.
cinsel birleşmeden önce, aletin kenarlarına ve ortasına bir çay kaşığı kadar spermisid krem ya da jel sürerek diyaframı takın. Birleşmeden sonra diyaframı çıkarmak için en az 6 saat bekleyin. 6 saat içinde yeniden cinsel ilişkiye girerseniz, daha fazla spermisid kullanmanız gerekir.
Diyaframınızı sabun ve suyla temizleyin. Delinmeler ya da incelme olup olmadığını anlamak için düzenli olarak kontrol edin-, delinme ya da incelme varsa yeni bir diyaframa ihtiyacınız var demektir.
Spermiside allerjiniz yoksa yan etkisi yoktur. En yaygın şikayet, diyafram takmak için sevişmeyi kesmenin zevki azalttığıdır.
Vajina süngeri, en yeni bariyer yöntemidir ve diyaframdan daha az etkilidir. Diyaframın tersine, reçetesiz alınabilir ve özel bir uygunluk gerektirmez.
Sünger, diyafram gibi vajinanın derinlerine yerleştirilir. Önemli fark, süngerin 24 saat boyunca sürekli olarak serbest bırakılan spermisid içermesidir. Bu süre içinde, daha fazla spermisid ekleme endişesine kapılmadan istediğiniz kadar cinsel ilişkiye girebilirsiniz. Birleşmeden sonra, süngerin 6 saat vajinada kalması gerekir.
Rahim boynunun üzerine sıkı sıkı oturmak üzere tasarlanmış plastik bir kapak olan rahim boynu başlığı, doktor tarafından uygunluğunun belirlenmesini gerektirmesi açısından diyaframa benzer. Ama diyaframın tersine, vajinada çok derinlere yerleştirilmesi gerekliliği nedeniyle birçok kadın için rahim boynu başlığını takmak zordur. Bu nedenle, başlığı uzun sürelerle vajinada bırakma eğilimi sözkonusu olmaktadır. Oysa birçok doktor bunu tavsiye etmemektedir, çünkü toksin üretici bakteriler için bir üreme zemini oluşturabilmektedir.
Rahim boynu başlığı gebeliği önlemede yüzde 85 etkilidir; bu, diyaframın ya da vajina süngerinin oldukça altında kalan bir orandır.
Cinsel İşlev Bozukluğu
cinsel birleşmeyi acı verici ya da rahatsız edici buluyorsanız, partneriniz sabırlı ve sevgi dolu olduğu halde cinsel olarak uyarılmıyorsa-nızya da orgazm olamıyorsanız, bir cinsel işlev bozukluğunuz olabilir.
cinsel işlev bozukluğu her iki cinsiyette de az rastlanır bir durum değildir. Profesyonel yardım almaktan utanmayın ve sıkılmayın.
Bir kadının cinsel olarak yanıt verme yetersizliği organik olabilir {yani,işlev bozuklugunın fiziksel bir nedeni olabilir). Örneğin, şeker ve multipl skleroz gibi hastalıklar sinirlerde hasara yol açabilir, bu da cinsel olarak uyarılmanızı önleyebilir. Aynı şekilde pelvis (alt karın) enfeksiyonları ya da endometriyozis cinsel birleşmeyi acılı hale getirebilir.
Ancak cinsel işlev bozukluğunun en yaygın nedeni psikolojiktir. Tecavüz ya da ensest gibi travmatik olaylar, cinselliği “kirli” ve zevk alınmaması gereken bir şey olarak algılama, cinsel zevk konusunda duyulan suçluluk, rahmin ya da memenin alınmasından sonra duyulan kendine güvensizlik, depresyon, kronik yorgunluk ve evlilik sorunları cinsel sorunlara yol açabilir.Diyafram olarak bilinen gebeliği önleyici alet, rahimin kapısı olan rahim boynunun üzerini kapatmak üzere vajinaya takılan lastik bir kapaktır
Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!
Kategoriler Cinsel Sağlık, Gebelik, Genel Sağlık, Hastalıklar, Kadın Sağlığı, Üroloji |
