Bağlantılar

Bağlantılar

Son Eklenen Yazılar


Main | Normal Bebek »

Hayatın İlk Ayı

By admin | Mart 8, 2008

Sağlık Sorunlarınızı Bize Yazın Doktorlarımız Cevap Versin

Bir bebeğin doğuşu kadar heyecan verici çok az şey vardır. Doğumla birlikte, 9 ay süren uzun bekleyiş sona erer ve “Bebeğim kız mı olacak, erkek mi? Kime benzeyecek? Normal bir bebek olacak mı? Onu sevecek miyim?” so­rularının tümü birden yanıtını bulmuş olur.
Bebeğin anne ve babası, yeni doğmuş bir bebekleri olduğunu bilmenin sevincini yaşıyor olmalarına karşın, doğumdan sonra kendilerini ilk defa biraz bunalmış hissederler; çünkü, da­ha dün yalnızca bir çift iken, bugün bir aile ol­muşlardır. Bebeğin, anne ve babasmınkilerden daha önce karşılanması gereken birçok gerek­sinimleri vardır ve yeni doğmuş bir bebeğin her şeyi anne ve babasına bağıdır. Sorumluluk başlangıçta korku verici görünebilir ve hiçbir şeyi doğru olarak yapmadığınızı zannedebilirsi­niz. Yeni lohusalık dönemi (bebeğin ilk ayı) en deneyimli anne babalar için bile çok çetin bir sınav olabilir, çünkü her bebek birbirinden farklıdır. Daha önce belki hepsi de başlangıçtan itibaren bakımı sorun çıkarmayan, uslu, acıkmadıkça, altını ıslatmadıkça, yorulmadıkça ve günün belli bir kesiminde uykusuz kalmadıkça hiç ağlamayan üç ayrı bebek dünyaya getirmiş olabilirsiniz. Ardından bir dördüncü çocuk gelir. Bu bebek ötekilerin aksine emzirme esnasında huysuzluk edebilir, hiçbir belirgin sebep yok­ken her gece en az üç saat ağlayabilir ve 1 ya da 2 saatten fazla gündüz uykusu uyumaz. Artık sabrınız taşmak üzeredir. Gizliden giz­liye bebeğinizin herhangi bir rahatsızlığı olup olmadığını düşünmeye başlarsınız. Oysa çoğu-nukla yanlış olan hiçbir şey yoktur. Bebeğin ilk ayı aslında onun yaşamıyla yakından ilgilenen herkes için bir alışma dönemidir. Anne ve babalar için bu alışma dönemi eşit değerde zordur. Baba, eşinin ilgisini kendisin­den çalan yeni doğmuş bebeğe karşı kıskanç­lık hissedebilir. Uykusuzluktan bitkin hale ge­len ve yeni doğum yapmış olma sıkıntısını he­nüz üzerinden atmakta olanyeni annenin dü­şünceleri ise daha farklıdır. Yeni annenin kafa­sında “Bebeğime bakabilecek miyim? Bebeğe olan sevgimden neden bunalmıyorum? Şu faz­la kilolardan kurtulabilecek miyim?
Zamanın başlangıcından bu yana, doğum sancısı sona erdikten sonra, yeni bir bireyin aileye katılması özellikle neşeli bir olay olarak yaşanır.
artık sadece çocuğunun annesi mi olacağım?” soruları dolaşmaktadır. Çoğu kocaların bebekle birlikte annesini de ağlarken görmeleri ender rastlanan bir manzara değildir.
O halde, bebeğinizin ilk ayını nasıl rahatça atlatabilirsiniz? Çocuk bakımında uzman olan doktorların bu konudaki önerilerinin bazıları şunlardır: Her şeyden önce sakin olun! Bebeğin uyuduğu saatlerde anne de uyumalıdır. Bırakın ortalık biraz tozlansın! Harika yemekler pişir­meye bir süre için ara verin. Ve bebeğinizi gör­meye gelen her misafiri alabildiğine ağırlama­ya da kendinizi zorunlu hissetmeyin. Siz ve be­beğiniz birlikte olmaya alıştığınızda hayatın da­ha kolaylaştığını farkedeceksiniz.
Her ne kadar yeni doğan bebeklerin çoğu (tamamı değil) günün önemli bir bölümünü uyuyarak geçirir ve çok kısa bir süre için uya­nırlarsa da, bu kısa fakat önemli süre esnasın­da bebeğinizin ne kadar sosyal bir yaratık ol­duğunu keşfedeceksiniz. Bebeğinizle aranızda yakın bir ilişki oluşturmak için kucaklama, sa­rılma, onunla oynayarak cilveleşme ve gözgö-ze gelme çok önemlidir.
Bebeğinizi hafife almayın sakın! Çünkü he­nüz sadece bir aylık olan bir bebek bile ailesini tanır ve seslerini, özellikle anne ve babasının sesini ayırdedebilir.
Bir bebeğin yetenekleri sınırlıdır, fakat hiç de düşündüğünüz kadar az değildir. Bebeğiniz temel duyuların tümüne birden sahip olarak doğmuştun görebilir, işitebilir, koku alabilir ve ağlamak yoluyla iletişim kurabilir. Ayrıca, güçlü refleksleri sayesinde bir dereceye kadar kendi­sini korumayı da becerebilir.
Doğumdan birkaç gün sonra ağız refleksi, bebeğin soluk alıp vermesini kolaylaştırmak için, bebeğin soluk yolu mukozasını temizieye-bilmesini olası kılar.
Güçlü kapanma refleksi sayesinde gözleri parlak ışığa karşı korunabilmektedir. Bebeğin yalnızca bir tarafı üşüse bile vücudunun tama­mı renk değiştirir ve vücut ısısı düşer, bebeği­niz soğuğun etkisini azaltmak için kol ve ba-caklannı gövdesine doğru çeker ve ısı üretebil­mek için titremeye başlar.
Yeni doğmuş bebeğinizi acı hissinden, her iki eli ve ayaklarını geri çekmek ve acı kayna­ğından öteye çekilmek vasıtasıyla kaçınabilir. Bebeğiniz ayrıca, eğer basma ya da yüzüne battaniye ya da başka birşey konmuşsa, ken­disini boğulmaktan da kurtulabilir. Bunun için bebek önce bu nesneyi ağzına aır ve başını her iki yana çılgınca sallamak suretiyle üzerin­den atmaya çalışır. Bunu başaramazsa, her iki eliyle yüzünü tırmalamak yoluyla bu nesne­den kurtulmaya çalışır.
Çoğu yeni anne babanın kafasında bebek­lerinin ilk ayma ilişkin birçok soru vardır. Bu konuda doktorunuz sizin için en sağlam bilgi kaynağıdır. Doktorunuzu “rahatsız edeceğiniz” düşüncesiyle biraz isteksiz aramanıza karşın, doktorların çoğu telefonla sorularınızı cevap­landırmaya alışıktırlar. Çoğu kimse için çocuk uzmanı hekimler ya da deneyimli hemşireler de yardımcı olabilmektedir. Herhangi bir tered-dütünüz olduğunda çekinmeden yardımlarını isteyebilirsiniz.
Bebeğinizin hasta olabileceğinden şüp­helendiğinizde derhal doktorunuzu aramalısınız. Bebeğiniz yaşamının ilk ayında özellikle çok hassastır ve kolayca zarar göre­bilir. 3 aylık bir bebek için önemsiz sayılabile­cek bir ateş ya da öksürük, üç haftalık bir bebeğin hastaneye yatmasını gerektirecek yeterli neden olabilir.
Bu bölümde yeni doğmuş bir bebeği olan anne ve babalara rehberlik etmek amaçlan­mıştır. Konular, normal büyüme ve gelişme, bebekle anne baba arasında bağ olması, has­talık işaretleri, beslenme, yeni doğmuş bebeğin bakımı ve doğuştan anormallikler gibi başlıkları içermektedir.

Aradığınızı Bulamadıysanız Aşağıdaki Google Gelişmiş Aramayı Kullanın

Alt Kategoriler: , , , ,

Üst Kategoriler Bebek ve Çocuk Sağlığı |

Comments