Bağlantılar

Bağlantılar

Son Eklenen Yazılar


« Çocuklarda Psikolojik Gelişme | Main | Çocuklarda Fiziksel Hastalıklar Ve Tedavileri »

Çocuklarda Kardeş ve Akran ilişkilerinde Zorluklar

By admin | Mart 18, 2008

Sağlık Sorunlarınızı Bize Yazın Doktorlarımız Cevap Versin

Diğer çocukların etkisi yetişkinlerin etkisiy­le yarışabilir hatta geçebilir. Bunun bir sebebi çocukların eşit statüde birlikte oyunlar oyna­malarıdır. Birbirlerini anlamaları kolaydır. Diğer bir çocuğun perspektifi genellikle, çocuğun ebeveynlerinden işitmeye alışık olduğu güçlü bilgeliğe alternatif teşkil eder.
Çelişkili davranışlar da ortaya çıkabilir. Aile içersindeki ebeveyn ve kardeşler, okuldaki öğ­retmen ve akranlardan daha farklı yaklaşımlar geliştirebilirler. Bu çelişki, yetişkinler ve diğer çocuklar da dahi! olmak üzere karşılaştıkları herkes tarafından seçilmek ve kabul edilmek isteyen okul çağı çocuklarında sorunlara yol açabilir. Bununla beraber kardeş ve akran normları yetişkinlehnkiyle çeliştiğinde okul ça­ğındaki çocuklar akran ve kardeşlerini izleme­ye daha eğilimlidirler.
Aileden doğrudan bir yardım olmaksızın pek çok çocuğun başetmek zorunda oldukları ilk toplumsal dünya ilkokuldur. akran grubunun bir parçası oldukla­rında, popülerlik ve liderlik gibi yeni toplumsal çizgiler onlar için önem kazanmaktadır. Çünkü bu yaştaki çocuklar popüler olmak isterler. Grubun bir köşesine itilmemek gibi bir istekleri de vardı.
Akranlara ek olarak erkek ve kız kardeşler de rakip olabilir. Kardeşler arasındaki rekabet belirli bir dereceye dek normaldir ve bu da, onların diğer insanlarla nasıl iletişime geçmele­ri gerektiğini öğrenmelerine yardımcı olur. Eğer çocuklarınız birbirleriyle rekabet ediyor ve çe­kişiyorsa esasen endişeye gerek yoktur. Arala­rındaki farklılığa karşın çoğu büyük kardeş, da­ha küçüklerin eğitimine ve toplumsallaşmasına oldukça katkıda bulunmakta ve desteklemek­tedir. Genelde aşırı rekabet okul çağı bitiminde bir yakınlığa yol açmaktadır.
Bununla beraber, bazen çok belirgindir. Eğer böy­leyse, sorunun nasıl başladığını belirlemek ve bu sorunun nasıl çözüme bağlanacağını tanım­layabilecek bir danışman isteyebilirsiniz. Kar­deş düşmanlığının temelinde yatan neden, an­ne ya da babanın yeniden bir evlilik durumu gibi bir aile problemi de olabilir. Bunu kavra­madan ebeveynler çocuğa öyle bir rol yükle­yebilirler ki bu rol anne ie baba arasındaki bir çelişkiye itecek ve diğer kardeşler de sempati­lerine göre tepki vereceklerdir.Okul çağının gelmesiyle çoğu çocuk, gün­lük hayatta doğrudan deneyimledikleri somut şeyler hakkında mantıklı olarak düşünebilecek hale gelmişlerdir. 6 ve 12 yaşlan arasında ço­cukların düşünme ve hatırlama şekilleri çok daha derinleşir. Bilgi parçalarını sınıflandırmada daha iyileşirler ve hafızaları gelişir. Geliştirilen hafıza, çocuklar daha çok karmaşık problemle­ri çözerken, birbiriyle ilişkili çeşitli fikirleri akıl­da tutmalarını sağlar.
Okul çağı boyunca pek çok çocuk, diğer in­sanların sahip olduğu perspektifleri hesaba katma yeteneklerini de geliştirir. Kendi yakla­şımlarını diğerlerinin bakış açısına ayarlamayı öğrenirler ve herkesin kendi bilgi ve ilgi alanla­rını paylaşmadığını algılarlar, ilk defa şunu an­larlar ki; anne ve babaları hayatta vakitlerini ayırabilecek diğer şeylere sahiptirler. Bunun kavranması ebeveynlerin sahip olduğu ikna gücünü azaltmaktadır. Oku! çağı çocukları ek­sik bilgi kaynaklarından çıkarımlarda buun-makta ustalaşırlar. Aynı zamanda iki farklı an­cak birbiriyle ilişkili anlamı nasıl koordine et­mek gerektiğini öğrenirler ki bu şakaları, me­cazları ve belirli bazı gramatik kuralları anla­mada çok önemli bir unsurdur.
Okumayı öğrenmek, kapıyı, diğer tüm bilgi­lerin keşfine açtığından okul ödevinin en önemli kısmıdır. Çocuğunuza bir şeyler oku­mak da onun okuma sevgisini geliştirebilir. Okumayı öğrenmek yüksek sesle okumakla başlar. Çocuğunuz alfabenin harflerini birbirin­den ayırt edebilmeli, bunları konuşma sesleri­ne çevirebilmeli ve harflerin oluşturduğu ortak grupların nasıl telaffuz edilmeleri gerektiğine hâkim olabilmelidirler. Sonunda çocuğunuz bu aşamaları atlar ve sesleri anında içinden okur.
Öğrenme isteğini uyarmak suretiyle çocu­ğunuzu motive edebilirsiniz. Çocuğunuzun aktif olarak katıldığı etkinliklerde vakit geçirerek ve okulda ya da diğer yerlerde çocuğunuzun per­formansına basitçe ilgi göstererek öğrenmesi ve kazanması daha zor becerileri edinmede onu teşvik edebilirsiniz.
Okul çocukları da yavaş yavaş düşüncesiz bir tarzdan yansıtıcı bir öğrenme tarzına geç­meye eğilimlidir. 6 yaşındaki bir öğrenci he­men bir dikkatsiz yanıt vermeye çok yatkındır, oysa 12 yaşındaki çocuk hemen cevap ver­mekten kaçınarak soruyu daha çok düşüne­cektir.Çocuğunuz kendi ihtiyaçlarıyla aie, okul ve toplumun ihtiyaçlarını nasıl denge­lemesi gerektiğini de öğrenmektedir.
Çocuğunuzun bir görev, sorumluluk ve ger­çekçi bir başarı anlayışını geliştirmesine yar­dımcı olabilirsiniz. Çocuğunuzun ailede daha yardımcı bir rol almasını sağlayın. Bu, masayı hazırlamak gibi makul ev işlerinin yapılmasın­da yardımcılık oabilir. Çocuğunuz verdiğiniz gö­revleri tamamladıkça, kendi yeteneklerine gü­veni artacak ve görev hususunda sorumluluk hissi edinecektir. Bu da, ailenin önemli bir par­çası haline gelme işlemini çabuklaştıracaktır.
Ahlaki bir davranış örneği belirlemek de önemlidir. Buna ek olarak çocuğunuzun tele­vizyon seyretmesini sınırlamak ve ne seyrede­ceğini belirlemek, onun vahşi ve uygunsuz cin­sel davranışlara olan ilgisini minimumda tut­mak iyi bir fikirdir.
Eğer ne tür bir davranışı mükafatlandırıp ne tür bir davranışı cezalandırdığınızı tutarlı bir şe­kilde nedenleriyle birlikte belirtiyorsanız, çocu­ğunuz muhtemelen ahlaki hareketlere ilişkin bir iç kontrol mekanizması geliştirecektir (yani, vicdan). Dış kontrol ise daha az arzu edilir bir durumdur, çünkü bu, yakalanmak ya da ebe­veynleri üzmek korkusuyla davranışı etkileye­cektir.
Kendi değerlerine güvenli bir şekilde ina­nan çocuklar çok daha çalışkan, yaratıcı ve okulda başarılı olmak eğilimindedirler. Akranla­rına uymada baskıyla direniş gösterme husu­sunda da daha iyidirler ki bu, akranları kendisi­ne zarar veren davranışlara katılmasını talep ettiklerinde özellikle önem taşımaktadır.
çocukta kendine saygı duygusunu yüksek bir şekilde uyandırabilmek için ona gerçekten önem verdiğinizi göstermeniz gereklidir. Çocu­ğunuz genelde iyi olmak ister ve bunu yapma­da da zorlanacaktır. Çocuğunuz akranları ve “önemli” yetişkinlerin verdiği tepkiyle kendi performansını ölçecektir. Bu aşamada başarı çocuğun birtakım güçlü noktalara sahip oldu­ğunu, bazı alanlarda ise çalışması gerektiğini kavramasına yol açacaktır. Bu oldukça faydalı­dır.
Buna zıt olarak düşük seviyede gerçekle­şen kendine saygı duygusu genellikle ebe­veynlerin reddettiği, baskı yaptığı ya da uzak kaldığı çocuklarda ortaya çıkmaktadır. Çocuk aynı yaştaki akranlarından kendini daha aşağı görebilir ya da sorunsuz olmak için her şeyde iyi olmak zorunda olduğunu hissedebilir.
Çocuğunuzun davranışları için berrak hat­larla tanımlanmış sınırlar koyun ve bu sınırları tutarlı bir şekilde zorlayın.Yine de, çocuk ilginin azalmasını daha genç davranmaya çalış­mak suretiyle protesto edebilir. Eğer okul ça­ğındaki çocuğun ihtiyaçlarına duyarlıysanız ve her ikiniz için de ortak zaman ayırabilirseniz bu, işe yarayacaktır. genellikle “onların” yeni bebekleriyle oynamak ve ona bakmaktan hoşlanırlar. Eğer okul çağın­daki çocuğunuz hususundaki endişeleriniz de­vam ediyorsa çocuğunuzun doktorunu görün.

Aradığınızı Bulamadıysanız Aşağıdaki Google Gelişmiş Aramayı Kullanın

Alt Kategoriler: , , , , ,

Üst Kategoriler Bebek ve Çocuk Sağlığı, Psikoloji |

Comments