Bağlantılar

Bağlantılar

Son Eklenen Yazılar


« Hayatın İlk Ayı | Main | Apgar Testi Nedir.? »

Normal Bebek

By admin | Mart 8, 2008

Sağlık Sorunlarınızı Bize Yazın Doktorlarımız Cevap Versin

Bebek bekleyen çoğu anne baba için, be­beklerinin kafalarındaki imajı, daha gebelik testlerinin pozitif olduğunu öğrendikten he­men sonra berraklaşmaya başlar. Kafalarda beliren bu imaj çoğunlukla bebek mamaları ya da kullanıp atılan bebek bezi ambalajları üze­rindeki 3-4 aylık tombul ve gülümseyen bebek resimlerine benzer.
Oysa gerçekte doğum odasında doktoru­nuzun elinize verdiği yeni doğmuş bebeğiniz bu imajdan tamamıyla farklıdır. Kırışık derili, çoğunlukla doğum kanalından geçerken ezil­miş kafalı bu bebek hiç de hayalinizde canlan­dırdığınız, mama reklamlanndaki o güzel bebe­ğe benzememektedir.
Her ne kadar aslında yaklaşık 40 haftalık bir süreyi kapsıyorsa da, döllenmeden doğuma kadar geçen zaman müstakbel anne ve baba için çok uzun bir süre olarak görünebilir. Son adet kanamasından takiben 38-42 hafta sonra yapılan doğumlar olgunlaşmış gebelik olarak kabu edilir. Bazan, çocuğun artık dünyaya gel­mek üzere olduğu bu son 4 haftalık dönem sü­resince çoğu kadın çalışmaya devam edebilir. Olgunlaşmış gebelik sonucu doğan bebeğin or­talama ağırlığı 2.5 ila 4.5 kg. arasında değişir; erkekler kızlardan biraz daha ağırdırlar. Olgun­laşmış gebelik bebeklerinin çoğunun boyu 45 ila 55 cm. arasında değişir.
Doğumdan hemen sonra, bebeğin ağzı em­meye ve burnu soluk alıp vermeyi engelleyen kan ve mukozayı temizlemek için bunları it­meye başlar Göbek bağı, anne ile bebek ara­sındaki daha önceki bu yaşam bağı, kesilir. Ve bebeğiniz daha doğum odasında iken herhangi bir ciddi problemi olup olmadığını kanıtlayan bir sınavdan geçer.
Normal bir bebek neye benzer? Bebeğiniz sessiz ve sakin olabilir; ya da elerini ve ayakla­rını sallayarak ağlayabilir. Cildi renksiz ya da alacalı renkte olabilir. Doğumdan hemen sonra bebeğin cildi nispeten mavimsi olacaktır. Bu renk bebeğin doğumdan önceki normal rengi­dir. Doğumdan 5 dakika ya da 10 dakika sonra bebeğin rengi pembeleşmeye başlar. Bazı be­beklerin cildi kırışıklıkların üstüste geldiği gev­şek bir yapı sergiler. Kimisi de sanki şişman bir bebekmiş gibi görünmelerini sağlayan tombul bir yapıya sahip olarak doğar. Çoğu bebekler, doğum kanalından geçişlerini kolaylaştıran verniks adlı yağlı bir madde ile kaplıdırlar.
Bebeğiniz doğduğu anda kafasında hiç saçı olmayabileceği gibi, kafası tamamiyle saç dolu da olabilir. Doğumdan dört ya da beş ay sonra bu saçın çoğu dökülecektir. İnce ve koyu renkli bir vücut tüyü tabakası (lanugo) bebeğinizin sırtını, omuzlarını ve hatta yüzünün bir kısmını kaplamış olabilir. Beyaz ırktan çoğu bebek ko­yu mavi bir göz rengi ile doğarlar. Siyah ırktan bebekler ise koyu kahverengi gözlerle doğar­lar. Koyu cilt rengi karışımlı beyaz bebeklerde iris (gözün renkli tabakası) birkaç hafta sonra koyulaşmaya başlar. Kahverengi gözler genel­likle ilk altı ay içinde belirginleşmeye başlar.
Bebeğinizin gözlerinin biraz şiş gibi olduğu­nu farkedebilirsiniz. Bu şişlik, yasalar gereği, doğum sonrasında bebeği doğum kanalı nede­niyle oluşabilecek muhtemel bir enfeksiyona karşı korumak amacıyla sürülen eritromisin ya da gümüş nitrat merheminden dolayı oluş­maktadır. Bu şişlik tamamiyle geçicidir ve endi­şelenecek hiçbir şey yoktur.
Kafa, gövdeye nazaran daha büyükçe görü­nür. Bebek, annenin ilk doğumu sonucu doğ­muşsa, kafası çoğunlukla sivri uçlu ya da şiş­kindir-, bu şekil, bebeğin kendisini doğum ka­nalının şekline uydurması neticesinde meyda­na gelir. Her ne kadar bozuk şekilli bir kafa an­ne ve baba için bir bozukluk işareti anlamına gelebilirse de, bebeğin kafatası kemikleri, an­nenin dar leğen kemiğinden incinmeden geçe­bilmesi için, birbirinin üzerine de geçebilen es­nek bir yapı arzetmektedir. Bu şekillenme her­hangi bir kafa ya da beyin zedelenmesine ne­den olmaz ve bebeğin kafası birkaç gün sonra normal şeklini alır. Yeni doğmuş bir bebeğin kafasının tepesinde, kemikler tamamiyle birbi­rine kenetlenene kadar, genellikle 9 aydan 18 aya kadarlık bir süre için bir yumuşaklık (bın­gıldak) varolacaktır.
Bebeğiniz doğduktan 1 dakika sonra, görü­nen sağlığını değerlendirmek amacıyla Apgar testine tabi tutalacaktır. Bu test her 5 dakikada bir yapılır ve bebeği tanımlamaya yarayan bu bilgiler kayda geçirilir. Apgar testine göre dü­şük bir skor ortaya koyan bebekler yakından gözlem gerektirirler. (Bkz. Apgar Testi). Ayrıca doğumdan kısa bir süre sonra, iç kanama tehli­kesini önlemek için, pıhtılaşmaya yardımcı bir madde olan K vitamini zerkedilir. Bebek iyi so­luk alıp veriyorsa ve sağlıklı görünüyorsa, (ısı kaybını önlemek için) yumuşak bir battaniye­ye sanlı olarak annesine verilecektir. Çoğu yeni anne hemşirelerin bebeklerini hemen kendilerine getirmesini isteme eğilimindedir. Annenin vücudunun henüz süt üretememesine karşın, memeler, kolostrum denilen (kazein ve çok miktarda albüminden oluşan), içinde bebek için yaşamsal önemi olan bağışıklık kazandırıcı maddeler olan bir sıvı içerir. Annenin bebeğe kendisinin bakmasının bebekle anne arasında bir yakınlık ya da bağ oluşmasında çok yararı vardır.
Anne baba ile çocuk arasında bağ konu­sunda çok şey yazılmıştır. Çok basit bir ifadey­le, anne baba ile çocuk arasındaki bağ, ebe­veynler ile çocuk arasında duygusal bir bağın oluşmasıdır, çocuğun doğduğu esnada bir nevi bağlanma zaten gerçekleşmiş durumdadır. Ebeveynler, özellikle doğumdan itibaren, ço­cuklarına duygusal bir bağla bağlanırlar. Bebek, anne ve babasının doğum odasında bebekleri­ni ilk ellerine aldıkları andan itibaren, yaşamı boyunca sürecek bir bağ oluşmasına neden olur.
Doğumdan bir yada iki saat sonrasına ka­dar bebeğiniz muhtemelen uyanık, gözü açık ve sessiz olacaktır. Bu, bebeğinizi tanımanız için çok güzel bir fırsattır.
Çoğu anne baba, bebeklerini saran sıkı kundak bezlerini açarak onu yakından incele­mek ister. Çoğumuz bu aşamada bebeğin el ve ayak parmaklarını sayarak doğum olayını ka­nıksamaya başlarız. Bebekler işitme duyusu ile doğarlar; anne ve baba doğum odasında be­beklerinin bir ses duyduğunda nasıl sıçradığını görürler. Yeni doğmuş bebekler aynı zamanda görebilir ve kendilerinden 20-30 cm. uzaktaki nesnelere gözlerini odaklayabilirler de. Anne ve babalar bebeklerinin belli bir nesneye ya da birinin yüzüne nasıl dikkatle baktığını hayretle görürler.
Doğum zor bir olaydır ve yeni doğan bebe­ğin bu strese cevabı doğumdan sonra derin bir uykuya dalmak ve birkaç saat uyumak şeklin­de olur. Bu genellikle bebeğin hastanenin ba­kım bölümüne alındığı esnada olur. Yeni do­ğan bebekler, daha sonra sıkıca kundaklanır ve beşiklere konur. İlk birkaç gün süresince yeni doğmuş bebeklerin çoğu nadiren tamamen uyanır. Kimi zaman bebeğiniz, çoğu insan tara­fından bir bebeğin doğuşunun habercisi sayı­lan şekilde ani bir ağlama ile uyanabilir.
Anneleri, yeni doğan bebekleri genellikle 3-4 saatte bir biberon ya da emzirmek suretiyle beslemek isterler, (bazı anneler bu yüzden be­bekleriyle aynı odada kalmayı isterler); fakat bebeğiniz doğumdan birkaç gün sonrasına ka­dar ne biberonla beslenmeye ne de anne me­mesiyle emzirilmeye pek ilgi göstermeyecek­tir. Yeni doğan bir bebek genellikle doğduğu

Aradığınızı Bulamadıysanız Aşağıdaki Google Gelişmiş Aramayı Kullanın

Alt Kategoriler: , , , , , , , , ,

Üst Kategoriler Bebek ve Çocuk Sağlığı |

One Response to “Normal Bebek”

  1. Yeni Doğmuş Bebeklerde İlaç Eksikliği Belirtileri | Sağlık Merkezi Says:
    Haziran 15th, 2008 at 09:49

    [...] alkol, amfitaminler ve pensikli-din. Annesi uyuşturucu bağımlısı ol­muş yeni doğmuş bebek, doğum­dan 72 saat sonra uyuşturucu ek­sikliğini, bırakma belirtileri ile belli edecektir. Bu [...]

Comments