Bağlantılar

Bağlantılar

Son Eklenen Yazılar


« Kişilik Davranışlar Ve Psikolojik Gelişimi | Main | Çocuklarda Kardeş ve Akran ilişkilerinde Zorluklar »

Çocuklarda Psikolojik Gelişme

By admin | Mart 18, 2008

Sağlık Sorunlarınızı Bize Yazın Doktorlarımız Cevap Versin

Başlangıç aşaması çekingenlik yaratabilir ancak çoğu çocuk, yeni statüsünü gururla ka­bullenmektedir, okul çocuğa toplumsal ve öğrenme beklentilerini yükler ve bu beklentilerle karşılaşmak, gerçek bir meydan okuma olabi­lir.
Okul çağının gelmesiyle çoğu çocuk, gün­lük hayatta doğrudan deneyimledikleri somut şeyler hakkında mantıklı olarak düşünebilecek hale gelmişlerdir. 6 ve 12 yaşlan arasında ço­cukların düşünme ve hatırlama şekilleri çok daha derinleşir. Bilgi parçalarını sınıflandırmada daha iyileşirler ve hafızaları gelişir. Geliştirilen hafıza, çocuklar daha çok karmaşık problemle­ri çözerken, birbiriyle ilişkili çeşitli fikirleri akıl­da tutmalarını sağlar.
Okul çağı boyunca pek çok çocuk, diğer in­sanların sahip olduğu perspektifleri hesaba katma yeteneklerini de geliştirir. Kendi yakla­şımlarını diğerlerinin bakış açısına ayarlamayı öğrenirler ve herkesin kendi bilgi ve ilgi alanla­rını paylaşmadığını algılarlar, ilk defa şunu an­larlar ki; anne ve babaları hayatta vakitlerini ayırabilecek diğer şeylere sahiptirler. Bunun kavranması ebeveynlerin sahip olduğu ikna gücünü azaltmaktadır. Okul çağı çocukları ek­sik bilgi kaynaklarından çıkarımlarda bulunmakta ustalaşırlar. Aynı zamanda iki farklı an­cak birbiriyle ilişkili anlamı nasıl koordine et­mek gerektiğini öğrenirler ki bu şakaları, me­cazları ve belirli bazı gramatik kuralları anla­mada çok önemli bir unsurdur.
Okumayı öğrenmek, kapıyı, diğer tüm bilgi­lerin keşfine açtığından okul ödevinin en önemli kısmıdır. Çocuğunuza bir şeyler oku­mak da onun okuma sevgisini geliştirebilir. Okumayı öğrenmek yüksek sesle okumakla başlar. Çocuğunuz alfabenin harflerini birbirin­den ayırt edebilmeli, bunları konuşma sesleri­ne çevirebilmeli ve harflerin oluşturduğu ortak grupların nasıl telaffuz edilmeleri gerektiğine hâkim olabilmelidirler. Sonunda çocuğunuz bu aşamaları atlar ve sesleri anında içinden okur.
Öğrenme isteğini uyarmak suretiyle çocu­ğunuzu motive edebilirsiniz. Çocuğunuzun aktif olarak katıldığı etkinliklerde vakit geçirerek ve okulda ya da diğer yerlerde çocuğunuzun per­formansına basitçe ilgi göstererek öğrenmesi ve kazanması daha zor becerileri edinmede onu teşvik edebilirsiniz.
Okul çocukları da yavaş yavaş düşüncesiz bir tarzdan yansıtıcı bir öğrenme tarzına geç­meye eğilimlidir. 6 yaşındaki bir öğrenci he­men bir dikkatsiz yanıt vermeye çok yatkındır, oysa 12 yaşındaki çocuk hemen cevap ver­mekten kaçınarak soruyu daha çok düşüne­cektir.
da öğrenirler. Çocuğunuz kendi ihtiyaçlarıyla aie, okul ve toplumun ihtiyaçlarını nasıl denge­lemesi gerektiğini de öğrenmektedir.
Çocuğunuzun bir görev, sorumluluk ve ger­çekçi bir başarı anlayışını geliştirmesine yar­dımcı olabilirsiniz. Çocuğunuzun ailede daha yardımcı bir rol almasını sağlayın. Bu, masayı hazırlamak gibi makul ev işlerinin yapılmasın­da yardımcılık olabilir. Çocuğunuz verdiğiniz gö­revleri tamamladıkça, kendi yeteneklerine gü­veni artacak ve görev hususunda sorumluluk hissi edinecektir. Bu da, ailenin önemli bir par­çası haline gelme işlemini çabuklaştıracaktır.
Ahlaki bir davranış örneği belirlemek de önemlidir. Buna ek olarak çocuğunuzun tele­vizyon seyretmesini sınırlamak ve ne seyrede­ceğini belirlemek, onun vahşi ve uygunsuz cin­sel davranışlara olan ilgisini minimumda tut­mak iyi bir fikirdir.
Eğer ne tür bir davranışı mükafatlandırıp ne tür bir davranışı cezalandırdığınızı tutarlı bir şe­kilde nedenleriyle birlikte belirtiyorsanız, çocu­ğunuz muhtemelen ahlaki hareketlere ilişkin bir iç kontrol mekanizması geliştirecektir (yani, vicdan). Dış kontrol ise daha az arzu edilir bir durumdur, çünkü bu, yakalanmak ya da ebe­veynleri üzmek korkusuyla davranışı etkileye­cektir.
Kendi değerlerine güvenli bir şekilde ina­nan çocuklar çok daha çalışkan, yaratıcı ve okulda başarılı olmak eğilimindedirler. Akranla­rına uymada baskıyla direniş gösterme husu­sunda da daha iyidirler ki bu, akranları kendisi­ne zarar veren davranışlara katılmasını talep ettiklerinde özellikle önem taşımaktadır.
çocukta kendine saygı duygusunu yüksek bir şekilde uyandırabilmek için ona gerçekten önem verdiğinizi göstermeniz gereklidir. Çocu­ğunuz genelde iyi olmak ister ve bunu yapma­da da zorlanacaktır. Çocuğunuz akranları ve “önemli” yetişkinlerin verdiği tepkiyle kendi performansını ölçecektir. Bu aşamada başarı çocuğun birtakım güçlü noktalara sahip oldu­ğunu, bazı alanlarda ise çalışması gerektiğini kavramasına yol açacaktır. Bu oldukça faydalı­dır.
Buna zıt olarak düşük seviyede gerçekle­şen kendine saygı duygusu genellikle ebe­veynlerin reddettiği, baskı yaptığı ya da uzak kaldığı çocuklarda ortaya çıkmaktadır. Çocuk aynı yaştaki akranlarından kendini daha aşağı görebilir ya da sorunsuz olmak için her şeyde iyi olmak zorunda olduğunu hissedebilir.
Çocuğunuzun davranışları için berrak hat­larla tanımlanmış sınırlar koyun ve bu sınırları tutarlı bir şekilde zorlayın. Her şeye izin veren ebeveynler de çocuklarına önem vermedikleri mesajını naklediyor olabilirler. Oku! çağındaki oğlunuz ya da kızınız gitgide daha bağımsızlaş­makta ama yine de içinde büyüyebileceği sıkı kılavuzluk ve tutarlı sınırlara ihtiyaç duymakta­dır.
Okul öncesi dönemde çocuklar uyum sağ­lamama eğilimindedirler. Toplumsal kurallar onların kafalarını karıştırabilir. Oku! öncesinde­ki dönem davranışta kararlı bir değişimi belir­leyecektir. Çocuklar akranlarıyla birlikte tanım­lanmaktan hoşlanırlar. Böylece de toplumsal durumları anlayabilmeye başlarlar. Kavradıkları her”yeni bir toplumsal norma karşı sık sık katı bir uyumsallık gösterirler. Kaldırımdaki bir en­gele basmamak gibi çocuğunuzun kesin mec­buriyetlerden zevk aldığı dikkatinizi çekmiş olabilir. Bu, çocuğun keyfi kurallardan kaynak­lanan geçici anormalliğin bir şeklidir.
Okul yıllarının sonuna doğru pek çok çocuk toplumsal roller ve normlar hususunda daha esnek hale gelmektedirler. Evdekiler ve okul-dakiler gibi çelişkili değer sistemlerini ulaştır­mayı yavaş yavaş öğrenmektedirler. Uzman­laşmanın bir zayıflık işareti olmadığını kabul ederler.
Diğer yandan okul çağının son yılları bazı katılık derecesiyle belirlenir. 11 ve 12 yaşındaki öğrenciler akranları gibi giyinmek ve onlar gibi davranmakla aşırı derecede ilgilidirler.
Bazen çocuğunuz okulda öğrenmeyle, ak­ranlarla ilişkiler ya da ortak alıştırmalarla bağ­lantılı becerileri edinmede zorluk çekebilir. Bu zorluklar görme ya da işitmeyle ilgili çocuğun bilinmeyen sorunlarından doğabilir. Diğer za­manlarda bilinmeyen öğrenme yetersizlikleri ya da dikkat eksikliği, bozuklukları, çocuğun akranlarına yetişmesinde çocuğun yeteneksiz­liğine katkıda bulunuyor olabilir. Heyecansal problemler de öğrenme farklılıkları için hem bir neden hem de bir sonuç olabilir.
Oldukça zeki olsalar bile aile sorunlarıyla rahatsız edilen çocuklar okula önem vermekte güçlük çekerler. Bazen bu, bir çeşit okul fobisi şeklini alır ki bu da çocuğun okul çevresinden tam olarak faydalanmasını engelleyebilir. Bu bozuklukları takip eden kısımda göreceğiz.

Aradığınızı Bulamadıysanız Aşağıdaki Google Gelişmiş Aramayı Kullanın

Alt Kategoriler: , , , ,

Üst Kategoriler Bebek ve Çocuk Sağlığı, Psikoloji |

Comments