Bağlantılar

Bağlantılar

Son Eklenen Yazılar

Bağlantılar


« Kadının Ve Erkeğin Kısırlık Sorunları | Main | Çocuğun Cinsiyeti Nasıl Belirlenir.? »

Yapay(Sunni)Döllenme Yöntemleri

By admin | Mayıs 5, 2008

Sağlık Sorunlarınızı Bize Yazın Doktorlarımız Cevap Versin

YAPAY DÖLLEME
Daha çok hayvanlar üzerinde uygula­nan bu teknik, üreme yollarına meni verilmesi ilkesine dayanır; yumurtanın döllenmesi yine doğanın eseri olarak kalır.
Bu alandaki en eski denemenin bir Arap şeyhi tarafından gerçekleştirildiği bilin­mektedir. Çok sevdiği bir kısrakla, kendine ait olmayan bir damızlık aygırdan bir tay elde etmek isteyen şeyh, aygırın menisiyle ıslattığı bir sünger sayesinde, kısrağını döllemeyi ve istediği tayı elde etmeyi başarmıştır. 1870′te, bir İtalyan papazı da içi meniyle doldurulmuş bir şırınga kulla­narak dişi köpekleri döllemiştir. Yapay dölleme, boğaların üretme gücünden en geniş ölçüde yararlanmak isteyen sığır yetiştiricileri tarafından da uygu­lanmıştır.
At yetiştiricileri de en değerli aygırların­dan daha çok kuşak türetmek amacıyle aynı yöntemden yararlanmışlardır. Böy­lece hayvanın bir defada çıkardığı meniyle çok sayıda dişiyi dölleyebilmiş-lerdir.
Baytarlar tarafından çok uygulanan yapay dölleme yöntemini doktorlar uzun zaman kuşkuyla karşılamış ve ahlaksal ya da dinsel nedenlerle insan­lar üzerinde uygulamaktan kaçınmışlar­dır. XVIII. yüzyıl sonlarına doğru bir kadını yapay olarak dölleyen İngiliz Hunter ile aynı şeyi birkaç yüzyıl sonra tekrarlayan Amerikalı Sims’den sonra, uzun zaman kimse bu yöntemi uygula-mamıştır. Bu tür dölleme yapay olarak nitelendirilmekle birlikte, en doğal olaylardan biridir. Bir üçüncü kişinin eliyle gerçekleştirilen her dölleme ya­pay olarak nitelendirilseydi, bitkilerin arılar ve kelebekler aracılığıyle tozlaş­masına da “yapay tozlaşma” denmesi gerekirdi.
Daha yüzyıl önce, Paris’teki Sorbonne Üniversitesine sunulan yapay dölleme konulu bir doktora tezi reddedilmiş, daha sonra da halk önünde yakılmıştı. İkinci Dünya Savaşı yıllarında ise bu teknik, uygulama olanağı buldu. Cep­heden izin alıp evlerine gidemeyen on bin kadar Amerikan askeri kendilerine, karılarına meni gönderme olanağının sağlanmasını istediler, önce kararsızlık gösteren doktorlar sonunda bu isteği kabul ettiler. Savaş boyunca binlerce erkek her gün ölüm tehlikesi ile karşı karşıya olduğundan “yaşamı bir çocukta sürdürmek” amacı taşıyan böyle bir isteğin uygulanışı psikolojik ya da ahlâ­ki engellerle karşılaşmadı. Yapay dölleme cinsel birleşme yetenek­sizliğinden doğan bazı erkek kısırlıkla­rının ortadan kaldırılmasında önemli rol oynar; çünkü bu tür kısırlıklarda, spermatozoit oluşumu normal olduğu halde meniyi dölyoluna akıtma olanağı siyek­teki bir kusur nedeniyle ya da erken fışkırma yüzünden yitirilmiştir. Bazı araştırmacılar yapay döllemenin, meni çıkarma yollarının tıkalı olduğu durum­larda da, meni kanalından spermatozoit alarak uygulanabileceğini ileri sürerler. Bazıları ise, bu kanaldan alınan sperma­tozoitlerin henüz olgunluğa erişmemiş olacağını ve bu yüzden de döllenmenin gerçekleşmeyeceğini söyleyerek bu gö­rüşe karşı çıkarlar.
Bazı erkekler normal cinsel birleşme sırasında spermatozoit bakımından fa­kir bir meni çıkarırlar; mastürbasyonla çıkardıkları meni ise aksine, spermato­zoit açısından zengindir, işte bu durum­da, yapay dölleme son derece yararlı görülür. Aynı şekilde, spermatozoit oluşumunda bazı bozukluklar belirdiği zaman, yine tek çare yapay döllemedir. Yalnız bir fışkırmada çıkan spermoto-zoitlerin sayısı kadını dölleyemeyecek kadar az ise, meni biriktirilir ve birkaç fışkırmadan sonra yeterli zenginlikte bir meni elde edilir.
Yapay dölleme dölyolunun doğuştan kusurlarla, yara izleri nedeniyle ya da kasılmayla daralması hallerinde de öğütlenebilir. Dölyolu kasılması duru­munda, kadının gebe kalması bu sinirsel tutukluğu yenmesini sağlar; ilk çocuğun doğumundan sonra da dölyolu kasılma­sı ortadan kalkar, normal cinsel birleş­mede bulunma olanağı doğar. Dölyolu çok kısa ise ve birleşmeden sonra meni dışarı akıyorsa, döllenme ancak meni doğrudan doğruya dölyatağına sokulursa gerçekleşir. Spermato­zoitlerin yol alışı serviks kanalının dar olması nedeniyle engelleniyorsa, dölyatağının boynuyla gövdesi arasındaki açı çok dikse ya da meniyi dölyolu salgıla­rının spermatozoit öldürücü etkisine karşı korumak gerekiyorsa yine yapay dölleme uygulanır.
Dölyolunda asalak olarak yaşayan dölüt kamçılısı (Trichomonas) nın yol açtığı kısırlık hallerinde, yine aynı yöntem öğütlenir. Gerçekte, bu asalaklar dölyatağı boşluğuna çıkmazlar ama, dölyo-luyla dölyatağı arasında bir engel meydana getirerek, spermatozoitlerin döİyatağına girmesini önlerler. Yapay döllenmede kullanılacak meniye genellikle antibiyotik katılır ve çok düşük bir sıcaklıkta korunur. Kullanma anında hafifçe ısıtılan bu meni yumurt­lama günü dölyoluna ya da döİyatağına uzunluğu ve çapı değişen bir boru yardımıyle akıtılır.
Doktor bu işleme girişmeden önce, yerel bir hastalık bulunmadığından, yumurtlamanın gerçekleştiğinden ve fallop borularının açık olduğundan emin olmalıdır. Bazen meniye sperma­tozoitlerin dağılmasını kolaylaştıran bir madde karıştırılır.
Eğer koca yumurtacığı dölleyemiyorsa, hiç spermatozoit üretmiyorsa, ya da ürettiği spermatozoitler canlı değilse, bu durumda bir vericiye başvurulabilir. Ayrıca babadan çocuğa kalıtsal bir hastalığın geçmesinden korkulduğu za­man da bir yabancıya ait meni kullanı­labilir. Kadını, kocadan başka bir vericiden alınan meniyle dölleme ilkesi­ne dayanan bu yöntemin uygulanışı birçok ülkede yasaklarla kısıtlanmıştır. Evlât edinme yerine, birçok ahlâki ve psikolojik sorunlar doğuran bu yönte­min seçimi her zaman dikkatle değer­lendirilmelidir. Bununla birlikte, A.B.D. de, evli çiftlerin büyük bir çoğunluğu evlât edinme yerine bu yöntemden yararlanmayı yeğ tutmaktadırlar. Böyle­ce, hem kadın bebeğini dünyaya getir­me sevincini duyar, hem de koca karı­sından doğan bir çocuğun babası olur. Bu uygulamayı yararlı gösteren iki neden daha vardır. Birincisi evlât edinilen bir çocuğun kalıtsal özellikleri­ni bilebilmek son derece güçtür. Yapay döllemede annenin kalıtımı bilinmek­tedir; vericinin kalıtsal özellikleri ise doktor tarafından büyük bir titizlikle incelenir. İkincisi evlât edinilen çocu­ğun, gerçek anne ve babası tarafından geri istenmesi tehlikesi bu uygulamada söz konusu değildir.
Aile, dostlar ve ilişkiler açısından, böyle bir yöntemi uygulamış olan bir çiftin öbür çiftlerden hiç bir farkı yoktur; bu hal ise, kocanın ruhsal dengesi için en önemli etkendir.
Bu teknikte uzmanlaşmış doktorlar vericiyi seçerken ağır bir sorumluluk yüklenirler. Vericinin sağlıkjı ve genç olması, mertj vermeden önce sağlık kurallarına sıkı sıkıya uyması zorunlu­dur. Bazı araştırmacılar menileri karıştırdığı halde, bazıları ayırır ve üzerleri­ne vericinin fizik özelliklerini not ederler. Bu tutum, kocanın benzeri bir erkeğin menisinden yararlanma olana­ğını verir, örneğin her ikisi de sarışın olan karı koca, tabii ki esmer bir çocuk sahibi olmak istemeyecektir; böyle bir çocuk, çiftin çevresinde hoş olmayan söylentilere yol açacaktır. Bütün bunlara karşılık, ­nin bir de sakıncası vardır. Aynı verici onlarca, hatta yüzlerce çocuğun doğu­şunda rol oynayabilir. İleride bu çocuk­lar arasında evlenmeler sakıncalara yol açabilir. Bunun için doktorlar vericinin menisini yüzden fazla uygulamada kullanmanın doğru olmayacağını ileri sürmektedirler. Bazıları ise, yapay döl­lemelerle ilgili bir gizli kayıt kütüğü düzenlenmesini ve evlilik ilân kâğıtları­nın bu kütükle karşılaştırarak nikâh düşmeyenler arasındaki evliliklerin ön­lenmesi görüşünü savunmaktadırlar. Yabancı verici ilkesine dayalı yapay dölleme yöntemini teşvik eden kuram­lara karşı, kadın hastalıkları uzmanları evlât edinmeyi psikolojik açıdan daha güvenilir bir çözüm biçimi olarak gösteren başka kanıtlar ortaya koymuş­lardır. Uzmanlara göre çiftin çocuk sahibi olmayı çok istediği durumlarda, evlât edinme yapay döllemeye göre bazı üstünlükler taşır. Her şeyden önce evlât edinilen çocuk üzerinde kadın ve erkeğin hakları ve duyguları eşit olacak­tır. Oysa yapay döllemeye başvuruldu­ğunda, koca kendisi için bir rakip olarak düşündüğü yabancı üçüncü kişiyi kıs­kanma eğilimleri gösterebilir. Bu yön­tem bazen de kadında çocuğu dünyaya getirmede hiç bir katkısı olmayan bir eşi reddetme eğilimleri doğurabilir ve nev­roza yol açar. Bütün bu olumsuz tepkileri ortadan kaldırmak için, yönte­min uygulanacağı çiftin uygunluğu ve derecesi iyi değer­lendirilmelidir.
Evlât edinme, ayrıca istenen çocuğun cinsiyetini seçme olanağı da sağlar. Birçok çift için, yetim, yoksul ya da başka ırktan çocukların evlât edinilmesi sorun olmaktan çıkmıştır. Zaten birçok ülkede, böyle çocukların evlât edinil­mesi gittikçe yaygınlaşmaktadır. Sonuç olarak, evlât edinmeyi ya da yabancı verici ilkesine dayalı yapay döllemeyi savunan salt bir ölçütün bu­lunmadığını kabul etmek gerekir. Bu­nunla birlikte, bu iki yöntem için uygulamada bazı kısıtlamalar vardır. Bunun nedeni genellikle yirmi isteğe karşı evlât edinilebilecek nitelikte an­cak bir çocuğun bulunması ve bazı ülke­lerde kocadan başka vericiden yapay döllemenin yasalarla yasaklanmasıdır
Bir üçüncü canlının araya girmesiyle gerçekleşti­ği için yapay olarak nitelenen, ama yine de doğal olan bir döllenme vardır. Gerçekten de, kelebek­ler ve arılar çiçeklerin “yapay dölleyiciler’i” olarak kabul edilebilirler.

Aradığınızı Bulamadıysanız Aşağıdaki Google Gelişmiş Aramayı Kullanın

Alt Kategoriler: , , , , , , , , , ,

Üst Kategoriler Cinsel Sağlık, Genel Sağlık, Hastalıklar, Kadın Sağlığı, Kısırlık, Üroloji |

Comments